“Bayramlar hem ruhun hem bedenin beslendiği gündür”

Ziyaretlerin her zamankinden daha fazla yapıldığı bayramlar, hem ruhun hem de bedenin beslendiği dönem olduğunu belirten FBM Tıp Merkezi Diyetisyeni Furkan Ardanuç, “Büyükleri ziyaret edip hayır dualarını almak; uzun zamandır görüşülmeyen aile fertleriyle buluşmak, manevi doyum sağlarken kurulan bayram sofraları da yemeğin ölçüsünün biraz kaçmasına sebep olur” diye bilgi veridi.

banner269

“Bayramlar hem ruhun hem bedenin beslendiği gündür”

Ziyaretlerin her zamankinden daha fazla yapıldığı bayramlar, hem ruhun hem de bedenin beslendiği dönem olduğunu belirten FBM Tıp Merkezi Diyetisyeni Furkan Ardanuç, “Büyükleri ziyaret edip hayır dualarını almak; uzun zamandır görüşülmeyen aile fertleriyle buluşmak, manevi doyum sağlarken kurulan bayram sofraları da yemeğin ölçüsünün biraz kaçmasına sebep olur” diye bilgi veridi.

01 Eylül 2017 Cuma 18:07
“Bayramlar hem ruhun hem bedenin beslendiği gündür”

Bu bayramın favorisi, şüphesiz et ve et ürünleri

Samsun Haber - Kurban Bayramı hayvansal yağ içeriği yüksek bir bayram olduğundan et ürünlerinin yanı sıra tatlılar ve hamur işleri bu bayramda da eksik olmadığını sözlerine ekleyen diyetisyen Furkan Ardanuç, “Anneanneniz su böreğini, babaanneniz meşhur ev baklavasını, teyzeniz sütlacını, halanız zeytinyağlı dolmalarını bayram öncesi çoktan hazırlamış, bir de bayramın başlamasıyla bunların yanına, bol kuyruk yağlı kavurmalarını ve bilumum sakatat yemeklerini ekliyor olabilirler. Eee, peki bayramda sağlıklı beslenmek adına tüm bu yiyeceklerden mahrum mu kalacaksınız yani? Hayır, mahrum kalmanıza gerek yok, yemek isterseniz tabi ki yiyeceksiniz. Evet, yanlış duymadınız... Tek yapmanız gereken miktarlarına dikkat etmek ve kontrolünüzü kaybetmemek...” dedi.

Bir bayram günü nasıl olmalı?

Güne sağlıklı ve doyurucu bir kahvaltı ile başlamamız, günün sonraki saatlerinde kontrolü kaybetmememiz adına çok önemli bilgiler veren Ardanuç, “Örneğin; tam tahıllı ekmek, haşlanmış yumurta, peynir, domates-biber-yeşillikler ve zeytinden oluşan bir kahvaltı yapabilirsiniz. Bayram ziyaretlerine başladığınızda, karşı koymakta zorlanacağınız bayram ısrarları da başlayacaktır. Siz de mesela anneannenizin böreğinden bir küçük dilim, halanızın dolmasından küçük bir tane, teyzenizin sütlacından bir küçük kase ve babaannenizin baklavasından bir dilim yerseniz, bunların yanında da gazlı içecekler yerine şekersiz çay-kahve içerseniz, hem siz kendinizi bayram keyfinden mahrum bırakmamış olursunuz, hem de yakınlarınızın-sevdiklerinizin ikramlarını geri çevirerek onları kırmamış olursunuz. Unutulmamalıdır ki 2 dilim baklava yaklaşık 500 kaloridir. Gün içinde gittiğiniz üç yerde birer porsiyon tatlı yerseniz bayram sonunda en az 1 kilo almış olursunuz. Bunun böreği, dolması, sarması var. İşin kötüsü o kiloyu maalesef 2 günde veremiyorsunuz. Tatlıları takip eden öğünlerin hafif ama sağlıklı yemeklerden oluşmasına özen gösterin. Baklava gibi şerbetli ve hamurlu tatlıların ikram edildiği öğünlerden sonraki öğünlerinizde daha çok salata ve sebze yemeklerini tercih edin. Eğer yapabiliyorsanız hamur tatlıları ve çikolata yerine sütlü tatlılar, kabak tatlısı, meyveler ya da dondurma tercih edilmelidir. Aman dikkat…Aşırı basit şeker tüketimi, kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olduğundan özellikle diyabet, reaktif hipoglisemi, insulin direnci gibi hastalıklara sahipseniz tabağınıza aldığınız tatlılara çok dikkat etmelisiniz. Çünkü tüketilen tatlı kan şekerini hızlı ve kontrolsüz bir şekilde yükseltir. Böylece hızlı acıkır ve daha fazla tatlı yemek istersiniz. Bu yüzden sizlere tavsiyem tatlı tercihinizi kabak tatlısı veya sütlü tatlılardan yana kullanabilirsiniz.

“Ziyaretleri diğer günlere yaymalıyız”

Sağlığımız konusunda çok önemli bilgiler veren Ardanuç, sözlerine şöyle devam etti: “Mümkünse geriye kalan diğer akrabaların ve komşu, arkadaşların ziyaretini diğer günlere yayarak, çok ısrarlı kişilerdeki tüketiminizi de aynı şekilde minimumda tutarak, midenizi de ilişkileriniz de korumuş olursunuz. Ama aynı gün içinde çok daha fazla yere gitmek zorundaysanız, bir şekilde yiyecek ikramlarını geri çevirip, sadece çay içerek devam edebilirsiniz. Aksi takdirde her gittiğiniz yerde tabaklarınızı silip süpürerek yola devam ederseniz, bayramınız ya hastane acil servisinde sonuçlanacaktır ya da bulantıyla karışık ağrıyan midenizin şiş kısmını sıvazladığınız bir pişmanlık ve keyifsizlik duygusu içinde…”

Peki, Kurban Bayramı için asıl önemli konuya gelelim; “ET TÜKETİMİ”

Diyetisyen Ardanuç “Et tüketiminiz günde en fazla 3-4 köfte kadar veya 15-16 parça kuşbaşı et kadar olmalıdır ki bu da yaklaşık 100-120 gram kadar bir miktardır” diyerek Et tüketiminde insan sınırlarını şöyle anlattı: “Mümkünse, özellikle de sindirim problemleri yaşamamak için kırmızı eti geç saatlerde değil, öğle yemeğinde tercih etmeye çalışın. Aynı şekilde sakatatları da kısıtlı tüketmekte yarar var. Özellikle de yüksek kolesterol sorunu yaşayan veya kalp-damar hastalıkları olanlar, sakatatları yalnızca tadımlık tüketmeli ve günde 2-3 köfte kadar et tüketimini de geçmemeli. Bayramda kavurma ve kırmızı et öğle öğününde tüketilirse, akşam öğününde sebze veya kuru baklagil gibi posa içeriği yüksek yemeklerle daha dengeli bir beslenme oluşturmalısınız. Gelenek haline gelen kavurmanın içine kuyruk yağı veya tereyağı eklenmeden kısık ateşte kendi suyu ile pişirmelisiniz. Kekik, karabiber, kimyon, kırmızıbiber gibi baharatlar, defne yaprağı, fesleğen gibi otlar etinizi hem daha lezzetli hem de daha faydalı hale getirmeye yardımcı olacaktır.Yoğun et tüketiminin vücutta yaratacağı toksin etkisini azaltmak için ve etteki demirin emilimini arttırmak için de etinizi bol limonlu taze sebzelerle beraber tüketmelisiniz. Etin ateşe yakın olarak pişirilmesi hem kanserojen öğelerin oluşumuna neden olur, hem de B1, B12, folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açar. Bu nedenle mangal planınız var ise; etler ateşten 15 santimetre uzakta ve kömürler, kor halini aldıktan sonra pişirilmelidir. Ayrıca mangalda pişirme sırasında etin dış kısmı hızlı bir şekilde pişmekte ve etin iç kısmı çiğ kalmaktadır. Etin hem içinin, hem de dışının iyi pişmiş olması çok önemlidir. Etin çiğ veya az pişmiş olması, tüketim kalitesini düşürür ve bayram programınızı olumsuz yönde etkileyecek besin zehirlenmelerine de yol açabilir…”

Kurban Etini Nasıl Saklamalı?

Kurban Bayramında kesilen hayvanların etlerini nasıl saklamamız konusunda bilgi veren Ardanuç, bunun nasıl yapılması gerektiğini bütün ayrıntılarıyla anlattı. “Ölüm katılığı (rigor mortis) denilen, hayvanın kesilmesi sırasında oluşan kas kasılması durumunun ortadan kaybolması ve etlerinizin pişince sert olmaması için, dolaba kaldırmadan ve tüketmeden önce yaklaşık 12-24 saat kadar beklemesi gerekiyor. Ayrıca etleri -18 derece dondurmak ve dondurulmuş et çözündükten sonra kesinlikle tekrar dondurmamak gerektiğini unutmayalım” şeklinde konuştu.

İşte Diyetisyen Furkan Ardanuç’un bayram menüsü: “Kilosuna özen gösterenler ve misafirlerine düşük kalorili meyve tatlısı ve sütlü tatlı hazırlamak isteyenler aşağıdaki tarifleri uygulayabilirler. Kabak Tatlısı 2 dilim tatlı kabağı (200 gr), ½ su bardağı su, 1,5 yemek kaşığı toz tatlandırıcı, 1 yemek kaşığı ceviz içi Yapılışı: Tatlı kabağını soyup, iki dilimini bir tencereye koyun. Suda bir yemek kaşığı toz tatlandırıcıyı (ısıya dayanıklı olanlar seçilmelidir) karıştırıp kabaklara ilave edin. Kapağını kapatıp 30 dakika kısık ateşte kabaklar pişene kadar pişirin. Ilınınca 1 yemek kaşığı daha tatlandırıcı ilave edin. Ceviz ekleyerek servis yapın. Kuru Meyveli Puding 1 litre light süt, 10 yemek kaşığı sade mısır gevreği, 4-5 adet kuru kayısı, 30 adet kuru yaban mersini, 30 adet kuru üzüm, 15 adet kuru erik. Yapılışı: Kuru kayısıları ufak ufak dilimleyin ve tüm malzemeler ile birlikte, tencereye koyup, koyu kıvama gelinceye kadar pişirin. Daha sonra servis kaplarına döküp, ılık ya da soğuk servis edin. İsteğe bağlı olarak tarçın ilavesi yapılabilir"

Haber: Ekrem BİRCAN

Son Güncelleme: 02.09.2017 22:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.