Bazen insanlar görüyorum. Anlı şanlı. Diktikleri binalarla övünüyorlar, yaptıkları işlerle. Herkes onlara gıpta ve kıskançlıkla bakıyor.                                                                                       

Ve insanlar görüyorum. Sokakta elini uzatmış dileniyor.                                                                                      

Belki profesyonelce belki de ihtiyaçtan.                                                                                                                          

Bazı insanlar görüyorum. Burnundan soluyor.                                                                                              

Yan bakana homurdanıyor. Yanına oturana sataşıyor, rahatsız bir hayvan gibi. Bazı insanlar da her zaman haklı. Başka kimse haklı değil. Her şeyi onlar biliyor. Çok bildiklerinden ve başka kimseye güvenmediklerinden acayip de korkuyorlar. Kurdukları sanal dünyaları bir an olsun yıkılır diye. Sürekli duvarların tuğlalarını yıkılmasın diye tutuyor gibiler.                                                                                                                                                              

Bazı insanlar görüyorum sen onun iyiliği için ne yaparsan yap fazlasını istiyor. Fazlasını yapamazsan sana saldırıyor. Yapamadın diye. Kendisi için kılını kıpırdatmıyor.                                   

Tıpkı  yerden bitip boynunu uzatsın diye yağmur bekleyen çim gibi.                                                        

Tabii birine yem olmaktan ya da ezilmekten başka şansı kalmayan..                                                                                                                                  

Ve insanlar görüyorum.  İnatçı mı  inatçı.  Onları  büyüten   ailelerine karşı hep başkaları haklı. Ailelerini yani  köklerini  küçümseyen onları hep hor gören.

Sonra da yabancıdan yediği ilk kazıktan   sonra  ailesine sığınan. İki yüzlü  ama  aynı zamanda da korkak. İnsanlar var diğerlerini öldürmekten zevk alan. Öyle ki ne kadar fazlasını öldürürse o kadar tatmin olan. İnsanları yaşatmak için değil öldürmek için kurgulanan ve eğitilen. Ve onlara methiyeler düzen insanlık dışı yaratıklar.

Bugünün toplumunun ana özellikleri haline geldi. Buna bir de yalanı ve iftirayı eklersek yanlış olmaz. İnsanlık giderek bir felakete doğru gidiyor. İyiyi güzeli anlatmaya çalışanı bir anda kendi evlatları,kendi yakınları yok ediyor..                                                                                               

Namustan söz etme, ahlaktan aileden söz etmek küçültücüymüş gibi. Hele hele konu para ise. Bir lirayı bir gün geciktirdiniz mi bin bir hakarete maruz kalıyorsunuz. Peki borçlarını ödemelerini istediğinizde bin bir dereden gelen su misali Kaf dağından masallara muhatapsınız..                                                                                                                                         

Bazen ciddi ciddi düşünüyorum.                                                                                                             

Dünyanın en zengin insanını da beni de aynı son. Ölüm beklemiyor mu?                                                                                                                                              

Onu da beni de iki metrelik bir mezara gömmeyecekler mi?                                                                             

Tanrı öteki dünyada ona ayrı bana ayrı bir kural uygulamayacak ki.                                                                                            

Merak edenler antik çağdan kalmış mezarlara bir baksınlar. En çok mücevherlerini beraberinde gömdüren zenginlerin mezarları talan ediliyor. Normal insanların mezarlarını kimse kazmıyor. Ya da böbürlenenle hakir görüleni ayırmıyorlar. İkisi aynı dualarla ebedi hayata uğurlanıyor.

Medeniyet diyoruz ama ruhlarımıza, aklımıza insanlığı koyamıyoruz…                                                        

İnsana güzel elbiseler, iyi arabalar, lüks yaşamlar sunduk ama iyi beyinler, iyiyi düşünenler, iyilik sevenler olamadık.

Ve tabii ki mutlu olamıyoruz.                                                                                                                         

Böyle giderse olamayacağız da.                                                                                                                                       

Ancak hayatın son nefesinde her şeyi anladığımızda da çok geç olacak.                                                          

Hayattan, güzelliklerden sevgiden, insanlıktan nasibimizi alamadan yani hiç yaşayamadan gideceğiz. İşte buna üzülüyorum. Sanıyorum siz de.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.