MHP yeni Genel Merkezi yeni açılmıştı ki, emekli müftü Mehmet Demirdelen hocamız, partiye müracaat ederek parti binasındaki mescitte hiçbir ücret almadan imamlık yapacağını bildirir.
 

Hoca efendinin, Başbuğ Türkeş'in yakın dostu olduğunu ve yıllarca patide eğitimcilik yaptığını yakinen bilen yöneticiler hoca efendinin isteğini kabul ederler ve hoca efendi göreve başlar.
 

İlk başladığı günlerde cemaati  15 – 20 kişi olan hoca efendinin gün geçtikçe cemaati fazlalaşır. İlk yılın sonlarına gelindiğinde ise normal günlerde bile mescide sığmayan cemaat bilhassa Cuma günleri diğer katlara bile taşar.
 

Mehmet Demirdelen hocamız 7 yılı aşan bir süre görevini ifa eder. Namazları büyük bir görev aşkıyla kıldırırken vaazlarıyla da MHP’lileri aydınlatmaya çalışır.
 

Mescidin cemaatinden olan Ülkücü gençler başta olmak kaydıyla, cemaatin büyük bölümü vakit namazlarında özellikle de Cuma namazlarında, Genel Başkanlarını aralarında görmek istediklerini defalarca iletirler. Genel Başkanlarıyla aynı havayı koklamak ve aynı manevi hazzı paylaşmak isteyen gençlerin bu isteği bir türlü gerçekleşmeyince, gençler hoca efendiye baskı yaparak bu isteklerine ulaşmak isterler.
 

Bu istekler karşısında çaresiz kalan hoca efendi Genel Başkandan randevu ister ve Devlet Bahçelinin makamına çıkar.

Mehmet Demirdelen hoca: " Sayın Genel Başkanım lütfen beni bağışlayınız, sizi yıllar öncesinden tanıdığıma verin cesaretimi. Mescidimize gelen gençlerimiz bir kez olsun sizinle hiç olmazsa bir Cuma namazı kılmak istediklerini ifade ediyorlar. Hiç olmazsa bir gün Cuma namazına teşrif etseniz efendim."
 

Bahçeli hiç düşünmeden cevap verir: " İnşallah, inşallah hoca efendi."
 

Hoca efendi, Genel Başkanın geleceği ümidiyle gençlere müjdeyi verir. Bu müjdeyi alan gençler,
etraflarındaki arkadaşlarına da bu haberi yayarak daha büyük bir istekle haftalarca Cuma namazlarında Genel Başkanlarını beklemelerine rağmen, Genel Başkan Devlet Bahçeli bir türlü Cuma namazına gelmez.
 

Aradan uzun bir süre daha geçer...
 

Emekli Müftü Mehmet Demirdelen hoca bir gün, namazın önemini ve hayatımızdaki yerini anlatırken şunları söyler: " Muhterem cemaat, Cuma namazını mazeretsiz üç defa üst üste terk edenlerin elini bile sıkmak caiz değildir."
 

Mehmet hocanın bu vaazının üzerinden iki gün geçtiğinde, hoca efendiyi, Genel Başkanın korumaları ve özel kalemi yaka paça alarak der dest ederek Genel Başkanlık katına çıkartırlar.
 

Bahçeli asık suratıyla kapısının önünde beklemektedir. Koruma ordusunun ve özel kalem müdürlüğünün elemanlarınca karga tulumba kapısına getirilen 70 yaşındaki eğitimci ve emekli müftüye elini uzatır Bahçeli. Hoca efendi uzatılan eli sıkar.

Elinin sıkıldığını gören Bahçeli hiddetle ve bağırırcasına gürler: " Neden sıktın elimi?"
 

Mehmet Demirdelen hoca: " Uzattınız sıktım efendim."
 

Devlet Bahçeli yine gürler: " Hani benim elim sıkılmazdı."
 

Hoca efendi: " Ben öyle bir şey demedim. "
 

Devlet Bahçeli: " Vaazında Cuma namazı kılmayanın eli sıkılmaz dedin ya hoca. "
 

Hoca efendi: " Ben Allah’ın (c.c) emirlerini dedim, demese miydim? Asla sizi kast ederek de söylemedim o sözü. Ben sadece cenab-ı Allah’ın emirlerini izah ettim. Ayrıca, sizin hatırınıza Allah’ın emirlerini de değiştiremem.
 

Bu sözler üzerine korumalarına ve özel kalem elemanlarına dönen Bahçeli: "Derhal kovun bu densizi. Sakın ola ki, bunu bu binaya ve teşkilatlara sokmayın."
 

Hoca efendi görevinden uzaklaştıktan sonra, " Ben 7 yıl bir kuruş almadan Allah rızası için görev yaptım. Bahçeli bir gün dahi mescitten içeri girmedi. Şüphesiz inançlarını ben sorgulayamam ancak; gençlerimiz istediler ve ben onlara tercüman oldum. Belli ki, Bahçeli ezikliği ve eksikliğinden vaazımı kendine yorumladı. Üzüldüğüm şey hem bu görevimden hem de ORTA DOĞU da ki, köşemden olmamdır. " diye kendini ifade etmiştir.
 

Ne Devlet Bahçeli'nin ne de hiç kimsenin amel durumu bizi hiçbir şekilde ilgilendirmez.
 

Ancak; Yıllarını bu davaya adamış ve 70 yaşına gelmiş bir dava adamı olan Mehmet hocaya yapılan bu nankörce tutum asla kabul edilir değildir.
 

İşte bunun içindir ki; 70 yaşındaki bir dava ve din adamını sadece kendi ihtiraslarının etkisinde kalarak, partiden uzaklaştıran ve kovan adamın adıdır DEVLET BAHÇELİ...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
muhsin uyanık. 2018-04-18 11:13:51

Bir kişi namazını samimi olarak kılsa. Ben Allah'la sohbet ettim dese yalan konuşmamış olur diyor. Allah'ın Habibi. Bahçeli yıllarca beraber yol arkadaşlığı yaptığı, bacısı Meral hanıma çıkarı için fetöcü aşşağılık damgası vurabilecek kadar Allah'tan korkmaz. Kuldan utanmaz bir adamdır. Ülkücü hareketi yıllarca morfinlemiş uyutmuş. Siyonitlere alan sağlamıştır. Hocamıza yapmış olduğu aşağılık davranış biçiminden. Hocamız bir şey kaybetmez. Bilakiz bizlerin gözünde dahada büyür. Demekki Bahçelinin içi ihanet kaynıyormuşki.Namaz kılmadığı bir tarafa.nezaketen davet edenlere hakaret edecek kadar. İblise kul olmuş demektir. Allah'ta kul çoktur. Bahçeli ye lüzum yoktur. Yarın mahşerde hesabını verir.zaten günüde yaklaşıyor.

Avatar
Harika 2018-04-18 11:14:22

Çok üzücü. Allah'ın emrine kim karşı durabilir ki! Hoca'nın özverisine hayran kaldım.

Avatar
Korhan şafak 2018-04-18 11:43:18

Bize kan emiciler faşistler diyen Rahşan ecevitin bu sözlerine rağmen dsp ile hükümet olan bahçeli o gün ülkücülükten çıkardım ve ona asla inanmadım ve sevmedim Rabbim bildiģi gibi yapsın

Avatar
Kadir Karayün 2018-04-18 12:03:49

Birinci yazdığım galiba silindi. Onun içinde ikinci yorumu mu yazıyorum. Devlet beyi artık biliyoruz. Keşke bunları yıllar önce tahmin edip partiyi teslim etmeseydik. Ama biz bunu beceremedik ve bu beceriksize ve ekibine teslim ettik partimizi. Bu adamı beceriksiz ve hain ilan edenlere hain gözüyle baktık. Adamı göklere çıkardık. Devletin başına devleti getirecektik ama bu devleti teslim etti. Parti eridi yok oluyor. Bunun yanında hiç bir dava adamı yok. Yanında yalakalardan başkada kalan olmadı. Bütün bunlara rağmen Milliyetciler çok daha güçlenecek. Buna bütün yüreğimizle inanmalıyız.

Avatar
Ayna haciyeva 2018-04-18 12:16:01

Üreyinize sağlik şerif bey

Avatar
Hülya Türkoğlu 2018-04-18 12:21:41

Artık kendimizi parçalasakta bir yararı yok. Partiyi bitirdi. Ülkücüleri bitirdi. Yüreğimizi yaktı. Bahçeli ve yandaşlarını Allaha havale ediyorum.

Avatar
Dilşad zeynalovs 2018-04-18 13:32:20

Ureyinize sağlik

Avatar
Gülsüm Kaş 2018-04-18 13:56:55

Bir bir okudum ellerinize sağlık, teşekkürler,yürəğimcə bir yazı, teşekkürler. ama anlamazki bu yazıdan Devlet Bahceli.