Mehmet YAZICI

Dünya değişti…

Artık savaşlar eskisi gibi sadece topla tüfekle filan yapılmıyor…

Biyolojik olanı var, kimyasal olanı var, gıda üzerinden yapılanı var…

Dünya’nın yükselen devi Çin’di…

Ortaya bir Korona virüsü çıkardılar…

Ekonomisi dibe vurdu…

Artık kimse Çinlilere selam bile vermiyor şimdi…

“Aman! Çinlilerle bizi karıştırmasınlar” diye…

Türkiye’ye gelen Asya kökenli öğrenciler,

sırtlarına “Biz Çinli değiliz” diye yazma gereği duyuyor…

Düşünün;

Çin, işgal edilseydi bu kadar zarar görebilir miydi?

***

Bu, bir savaş türü…

Düşmanı alt etmenin başka yolları da var…

Mesela…

En iyi yollardan biri, o ülke halkını cahil bırakmak…

Eğitimsizlik üzerinden savaş yapılıyor…

Zır cahil bir toplum!

Böylece Emperyalizm, toplumu istediği yere sürüklüyor…

Lokum gibi bir halk!

Yemede yanında yat!

***

Genellikle din istismarı üzerinden toplumlar cahil bırakılır…

Bunun için çok mücadele verdi Mustafa Kemal

Tekkeleri, zaviyeleri kapattı…

Herkes anlasın diye Kur-ani kerimi Elmalılı Hamdi’ye Türk diline çevirtti…

Ki, herkes okuduğunu anlasın! Körü körüne inanmasın!

Efendi, Bey, Paşa, Ağa, Hacı, Hoca, Hafız, Molla gibi unvanların kullanılmasını yasakladı…

İsim, soy isim kanununu çıkarttı…

Herkesi eşit yurttaş konumuna getirmeye çalıştı…

Ama biat etmeye alışmış, emir kulu bir ümmetten birden bire “yurttaş” çıkmazdı tabi…

Yurttaşlık bir bilinç gerektirirdi çünkü…

Bunun için de eğitim, aydınlanma şarttı…

Köy enstitüleri bunun için kuruldu…

Ama sonra, heyhat!

Bu okullar apar topar kapatıldı!

***

Emperyalizm,

Tarikat şeyhlerini, şıhları dilediği gibi yönlendirirken,

Bu kez işler değişti…

Artık tarikatları şeyhleri değil, eğitim sistemini ele geçirmek gerekirdi…

Ve nitekim bunu da yaptılar…

Yıllardır o sınav soruları boşuna çalınmadı…

Eğitim sistemini ele geçirdikten sonra her yeri ele geçirdiler…

Ama eğitim (sizlik) en önemlisiydi…

Tarikatların cemaatlerin açtıkları kurslar, dersaneler hep bunun göstergesi…

Ondan sonra da gelsin emniyet teşkilatı, üniversiteler, yargı…

15 Temmuz’a böyle gelindi…

***

Şimdi sen okula gönderirken çocuğun eğitiliyor sanıyorsun…

Aslında eğitilmiyor, eğilip bükülüyor…

Sonuçta egemenlerin istediği kıvama getiriliyor…

Okulu bitirse bile iş arayan köle durumundalar…

***

Düşünsenize,

Okulu bitirmiş onbinlerce öğretmen var…

İş arıyorlar…

Hatta, “Atanamayan Öğretmeler” diye dernek bile kurdular…

***

İdealist, yurdunu, halkını düşünen, aydınlanmacı, çağdaş, örnek insan tipini yok ettiler…

Böyle bir eğitim anlayışı kalmadı…

Onun yerine kısa yoldan köşe dönmeyi amaç edinen,

Babasını bile satmaya hazır yeni bir çıkarcı insan tipi ürettiler…

***

Üstelik bunlar,

Yani çıkarı için vatanı bile satmaya dünden hazır bu kesim, kendini herkesten çok vatansever olarak görüyor…

Sözde kefeni sırtında, vatan için ölmeye hazır…

“Vatan” onlar için artık ne demekse!

***

Bu çıkarcılar vatansever…

Onların dışındakiler haliyle vatan haini oluyor…

Öyle ya…

Nazım Hikmet yıllar önce yazmıştı…

Ona da “Vatan haini” dediler…

O da, o güzel şiiriyle yanıt vermişti!

***

Vatan çiftliklerinizse,

kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,

vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,

vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,

fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,

vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,

vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,

ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,

vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,

vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,

ben vatan hainiyim…

***

Yazarın notu:

(Korona virüsünü yazacaktım güya, konu nerelere geldi?) 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ÇETİN 2020-02-27 18:15:06

Soğan patates algısı ile seçim kazananları hatırlattı içi bomboş karşılığı olmayan bu şiir...