Yunus ölümleri bilim adamlarını harekete geçirdi

Karadeniz'de son günlerde artan yunus ölümleri bilim adamlarını harekete geçirdi. 

Yunus ölümleri bilim adamlarını harekete geçirdi

Karadeniz'de son günlerde artan yunus ölümleri bilim adamlarını harekete geçirdi. 

16 Nisan 2018 Pazartesi 09:57
Yunus ölümleri bilim adamlarını harekete geçirdi

Karadeniz sahil bandında sık sık yaşanmaya başlayan yunus ölümleri bilim adamlarını çözüm yolu bulmak için harekete geçirdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Cemal Dinçer, Pingers denilen cihazların ağlara takılarak rahatsız edici sinyal yayması sonucu yunusları uzak tutabileceklerini ifade etti.

“YUNUS ÖLÜMLERİ YENİ DEĞİL”

Dinçer aynı zamanda yunus ölümlerinin 10-15 yıldır bölgede yaşandığını vurguladı. Yunus ölümlerinin büyük bir ihtimalle ağlara takılma sonucu yaşandığını söyleyen Dinçer, “Ülkemizde yunus ölümleri yeni değil. Son 10-15 yıla baktığımız zaman daha sıklıkla karşımıza çıktığını görüyoruz. Ancak bu dönemde olması özellikle Kalkan ağlarıyla ilişkilendiriliyor. Bunun doğruluk payı oldukça yüksektir. Yunusların neden öldüğü sorusunu cevaplayabilmek için muhtemelen ağlarla ilişkilerine baktığımızda yunuslar denizde yaşayan bir memeli canlıdır yani balık değildir. Dolayısıyla belli periyotlarla su yüzüne çıkıp nefes alması gerekmektedir. Ülkemizde kalkan ağları oldukça uzun boylarda, denizin dibine adeta duvar görevi yapacak şekilde seriliyor. Yunuslar maalesef buralara takılabiliyor ve ağlara dolaşmak suretiyle kendilerini kurtaramıyorlar. Yani ağlara takılmak suretiyle muhtemelen boğularak öldükleri tahmin edilmektedir. Ancak biz bilimsel olarak Yunus’u görüp incelemedik. Kesin ölüm nedeni ancak bir otopsi ile rahatlıkla anlaşılabilir” dedi. 

“YUNUSLARIN ÜREME DÖNEMİ”

Yunusların üreme dönemi olduğunu ifade eden Dinçer, “Yunuslar, neden bu durumlarla sık sık karşılaştırılıyor? Bu dönem Yunusların üreme dönemi. Yavrularını besleme ve emzirme dönemi. Dolayısıyla besin ihtiyacının olduğu bir dönemdir. Denizlerimizin doğal verimliliği açısından Yunuslar biraz daha karaya doğru 70-100 metre derinliklere kadar gelerek besin bulma şansını artırması ve dolayısıyla Kalkan ağları ile buluşması söz konusu. Halbuki denizlerin biraz daha açık kısımlarında ağların olmadığı bölgelerde doğal olarak dolaşabilseler bunlarla karşılaşmayacaklar” diye konuştu. 

“SONUÇTA BİR HAYVAN”

Yunusların zeki bir hayvan olduğuna değinen Dinçer, "Zeki, canlı da olsa sonuçta bir hayvan. Dolayısıyla bu hayvanın yakalanmamasını, ölmesini önleyecek tedbirlerimiz vardır ve bunları almalıyız. En basiti Yunusları ağlarla çakıştıracak bir ortama getirmemek lazım. Kalkan ağları denizde biraz uzun kalıyor. Öncelikle denizde kalma sureleri bize göre uzun. Bir hafta 10 gün sürekli denizde kalıyor. Aslında avcılığın bu şekilde değil de daha kısa boylarda kullanılarak günü birlik tekrar eden bir avcılık şeklinde olması lazım. Yani günde 12 saat denizde kalarak, daha küçük boyda ağlar kurarak basit yöntem uygulanabilir. Daha gelişmiş modern yöntemi ise şudur? Bu Avrupa’da özellikle Hollanda, Danimarka’da, Norveç’te çok uygulanan bir yöntem. Sadece Yunuslar değil, deniz memelilerinin bütününü ağlarla buluşmasını, ölmelerini engellemek için 'Pingers' dediğimiz cihazları kullanabiliriz. Bunlar elektrik akımıyla çalışıyor, bir nevi sinyal verici 200-250 gram ağırlığında ağlara takılan şekil olarak şamandıralara benzer bir cihaz. Yaydığı sinyal sayesinde bir nevi alarm veriyor. Dolayısıyla Yunus, ağlara yaklaştığı zaman bu sesten ürkerek buraya yanaşmıyor. Dolayısıyla ölümleri durduracak önleyecek bir çözümümüz var” şeklinde konuştu. 

“BALIKÇILAR AVLAMAK İSTİYOR”

Çevre dostu düşünmek gerektiğini belirten Dinçer, “Balıkçılar 'Bizim avlayacak olduğumuz balığı Yunus yiyor' diyor. Bu nedenle avının serbest olmasını istiyor. Bu sadece denizlerde değil, karada da aynıdır diğer canlılar içinde aynıdır. Yani sadece denizle alakalı bir durum değil. Her zaman çevre dostu düşünmek zorundayız. 'Kesinlikle Yunuslar avlanmalıdır' diye bir yaklaşım bugünkü dünyada bu mümkün değil gibi gözükmekte. Her canlı kendi ortamında doğal besinini bulmalı ve yaşamalıdır. Bizlerin bu ortamları bozmayacak veya bozulmasını önleyecek tedbirleri almamız lazım. Yunus avı dünyanın her yerinde yasak” dedi.

YUNUS PROJESİ

1986-87 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından yunuslarla ilgili bir çalışma yapıldığını ifade eden Dinçer, Özellikle böyle şikayetlerin artması durumunda daha önce yapılmış olan projenin bir benzerinin yapılması sanki bir ihtiyaç gibi görülmektedir. Dolayısıyla KTÜ’nün 1986-1987 yıllarında yaptığı Yunus projesi çalışması vardır. Onun bir benzerinin mutlaka bugün gelişmiş olan daha akustik sistemlerle tekrarlanarak bölgedeki Yunus stoklarının daha sağlıklı bir tespiti ve ekolojiye olan etkileri araştırılmalıdır. Ortaya çıkacak bilimsel bulgular dahilinde yunus avı serbest bırakılmalı veya bırakılmamalı sorusu da cevap bulacaktır" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner338