banner388

Asgari ücret ve emekli zamları ile ilgili yeni teklif!

Asgari ücret, emekli maaşları ve emekli ikramiyeleriyle ilgili yeni teklif TBMM'ye sunuldu.

banner269

Asgari ücret ve emekli zamları ile ilgili yeni teklif!

Asgari ücret, emekli maaşları ve emekli ikramiyeleriyle ilgili yeni teklif TBMM'ye sunuldu.

17 Nisan 2021 Cumartesi 11:16
Asgari ücret ve emekli zamları ile ilgili yeni teklif!

CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay , Özgür Özel ve Engin Özkoç'un imzalarını taşıyan teklif ile asgari ücretten vergi alınmaması, en düşük emekli maaşının net asgari ücret seviyesine çekilmesi ile emekli ikramiyelerinde düzenlemeye gidilerek emeklilere en düşük bayram ikramiyesinin 1500 TL verilmesi hedefleniyor. 

İlgili teklifin gerekçesinde ise şu ifadeler görüldü:

Yurttaşlarımızın adil ve elverişli koşullarda, insanca yaşama olanağı sağlayacak bir ücret karşılığında çalışması anayasal bir zorunluluk olduğu kadar sosyal devletin de gereğidir. Çalışan insanın onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmesini sağlayacak düzeyde ücret alması ve asgari ücretin bu ilke doğrultusunda belirlenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
1982 Anayasası'nın 2'inci maddesinde "sosyal devlet" ilkesi Cumhuriyetin temel niteliklerinden birisi olarak kabul edilmiştir. Kişilerin insan onuruna yaraşır bir gelir elde etmeleri amacıyla devletin, ücretlerin en alt düzeyine müdahale etmesi sosyal devlet anlayışının bir gereğidir. Anayasanın 49'uncu maddesi çalışmanın herkesin hakkı ve ödevi olduğunu belirtirken, devlete de çalışanların hayat seviyelerini yükseltme, onları koruma ve destekleme görevi vermiştir.

Yine 55'inci maddenin ikinci fıkrasında ücret, emeğin karşılığı olarak tanımlanmış ve devletin, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli önlemleri alması öngörülmüş; devlete asgari ücreti belirleme görevi verilmiştir. Bu görevin yerine getirilmesinde de ülkenin ekonomik ve sosyal durumunun dikkate alınması istenmiştir. Bunun için sosyal ve ekonomik durum ölçütü ile insan onuruna yaraşır bir hayat seviyesi ilkesinin birlikte dikkate alınması zorunluluğu vardır. Aksi halde, ülkenin sosyal ve ekonomik durumunun yetersizliği gerekçe gösterilip düşük asgari ücret belirlenmesine imkan tanınmış olur ki, bu sonuç sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayacaktır. Anayasanın 55'inci maddesinin son fıkrasına 03.10.2001 tarihinde yapılan değişiklikle asgari ücretin saptanmasında "çalışanların geçim şartlarının" göz önünde tutulacağı ifadesi eklenmiştir. Bu değişiklikle asgari ücret saptanırken işçilere asgari geçim koşullarının sağlanması gereği anayasal bir ilke olarak vurgulanmış olmaktadır.

Ülkemizde asgari ücret ile çalışan sayısı oldukça yüksek düzeydedir. 

Sosyal Güvenlik Kurumu 2019 yılı istatistik Yıllığı verilerine göre Türkiye'de asgari ücretle çalışan işçi sayısı 7.423.402 kişidir ve sigortalı işçilerin %51.86'sını oluşturmaktadır. Bu rakamlara kayıtdışı ekonomide çalışan işçiler dahil değildir. Kayıtdışı istihdam oranı TÜİK Eylül 2020 verilerine göre % 32.2'dür. Bu nedenle asgari ücretle çalışan işçi sayısının 10 milyona yakın olduğunu söylemek de mümkündür.

Mevcut asgari ücret ne yazık ki, bir geçim ücreti olmaktan çıkmıştır. Uluslararası alanda işçinin ve ailesinin geçimini sağlamaya yönelik olarak belirlenen asgari ücret ülkemizde geçimlik ücret olmaktan çıkmıştır. Halihazırdaki 3.577,50 TL. brüt asgari ücretten net 2.825,90 TL ele geçmektedir ve asgari ücret 4 kişilik bir ailenin sadece asgari gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzaklaşmıştır. Türk-İş Konfederasyonunun verilerine göre açlık sınırı 2021 Mart ayı itibariyle 2,735.97 TL iken yoksulluk sınırı 8,911.97 TL.'dir.

Dünyada asgari ücret uygulanan ülkelerde asgari ücretliler birçok mekanizma ile ayrıca korunmaktadırlar. Türkiye'de ise asgari ücretlilerin korunduğu herhangi bir sistem bulunmamaktadır.

Asgari ücret üzerindeki vergi yükü net geliri azaltmakta ve dolaylı olarak da işverenlerin maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır. Kanun teklifimiz ile çalışanın. insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmesini sağlayacak düzeyde ücret alması ilkesinden hareketle asgari ücret üzerindeki vergi yükünün de kaldırılması amaçlanmaktadır.

Diğer yandan salgından en çok etkilenen kesimler arasında yaşlı nüfus ve emeklilerin yer aldığı bilinmektedir. Bir yandan Covid-19 yüksek risk grubunda olmaları, bir yandan da düşük gelirleri nedeniyle en kırılgan toplumsal gruplardan birini emekliler oluşturmaktadır. "Evden çıkmayın" diye uyarılan, yasaklar getirilen yaş grubundaki bu insanlar barınma, ısınma, elektrik, su gibi sabit giderlerini dahi ödemekte zorlanmaktadırlar. Hastalığa yakalanmamak için dengeli beslenmeleri gereken belli yaş grubundaki insanlar, gelir düşüklüğü nedeniyle doğru dürüst beslenememektedir.

Sadece pandemiden değil gitgide derinleşen ekonomik krizden de en çok payını alan ve etkilenen kesim emekliler olmuştur. Emekli aylıklarına 2020 yılı için yapılan zam, enflasyondaki hızlı yükselişi karşılamamakta, kurdaki yüzde 1OO'ü aşan artış ve enflasyon artışı tüm yaşamsal ihtiyaçların fiyatlarını artırmaktadır. Lüks sayılamayacak en temel gıda maddelerindeki fahiş artış, emeklilerin sağlıklı beslenmesi bir yana açlıkla mücadele etmelerine sebep olmaktadır.
Emekli aylıklarının çok düşük seviyede olduğu ülkemizde, asgari ücret alan çalışanlar yaşam savaşı verirken, emeklilerin hemen hepsi yoksulluk seviyesinin altında yaşamını sürdürmektedir.

Acil bir tedbir olarak en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi bir adım olacaktır. Pandemi sürecinde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara bir nebze olsun çare olabilecek bu adımın bir an önce atılması gerekmektedir.

CHP'nin emeklilere bayram ikramiyesi verilmesine ilişkin seçim vaadi sonucunda 11 Mayıs 2018 tarihinde çıkartılan 7143 Sayılı Kanun'un 23'üncü maddesiyle 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa Ek 18'inci madde eklenmiş, bu madde uyarınca 551O Sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı alan tüm emeklilerimize her yıl dini bayramlarda ikramiye verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu kanuna göre de her yıl iki bayram öncesinden emekli vatandaşlarımız 1.000 TL ikramiyesi almaktadırlar. Ülkemizde ortaya çıkan Covid-19 pandemisi nedeniyle emeklilerimizin zorunlu harcamaları artmış, almakta oldukları emekli aylıkları ve emekli ikramiyesi ihtiyaçlarını karşılayamaz haline gelmiştir. Sosyal devlet anlayışının önemli göstergelerinden birisi de yaşlılarını koruma ve onlara insan onuruna yakışır bir hayat seviyesi sunma yükümlülüğüdür.

Bu çerçevede pandemi nedeniyle emekli aylıklarının en düşük seviyesinin asgari ücret seviyesine çıkarılmasına ilişkin düzenlemeye paralel olarak emekli ikramiyelerinde de satınalma gücündeki düşüşü önleyecek düzeyde bir iyileştirme yapılması ve bu iyileştirmenin ikramiyelerin her yıl enflasyon oranında arttırılarak emekli ikramiyelerinin satınalma gücünü koruması gerekmektedir.

Diğer taraftan, emeklilerimizin tamamına yakınının özlük haklan 5510 Sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiş olsa da sayıları yaklaşık 500.000'i bulan emeklimiz 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20'nci maddesi kapsamındaki Sandıklardan aylık almaktadır. 506 Sayılı Kanun Kapsamında aylıklarını almakta olan emeklilerimiz söz konusu bayram ikramiyesi düzenlemesinden yararlanamamaktadır. Kanun Teklifi ile emeklilerimize ödenen bayram ikramiyelerinin 1000 TL'den 1500 TL'ye çıkarılması ve bankalar, sigorta şirketleri, ticaret ve sanayi odaları ve borsalardan emekli olmuş ve halen 506 Sayılı Kanun kapsamında aylıklarını almakta olanların da emeklilere sağlanan bayram ikramiyesi hakkından yararlanmalarının sağlanması amaçlanmaktadır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vergi 2021-04-17 19:14:43

Iyi guzelde adil olmayan vergi dilimleri ve rakamlarini niye kimse gormuyor