Medyanın olumsuz çabaları insanı şaşırtıyor. Çünkü medyanın bize ettiğini bugüne kadar hiçbir güç etmemiştir. Hani ağaca sormuşlar: “Derdin ne?” diye. Ağaç: “Balta” demiş. Ve ilâve etmiş “Ah sapı benden olmasa!…” Medya aslî görevini yapmadığı için insanımızın kimliğinden kişiliğinin kopmasına neden oluyor. Aileler dağılıyor, gençlik dejenere olmuş, ahlaksızlık, müstehcenlik her kesime yayılmıştır. Yabancılaşma yozlaşma artmış, adeta insanımızın şekli bozulmuş, her iyi duygu körelmiştir. Düşüncenin ve ilişkilerin şekli değişmiştir. En önemlisi de zevkler değişmiştir. Anlayışlar değişmiştir. Tek kelimeyle insan değişmiştir.                                                                                                                                            

Bizde yayın organları görevini yapmıyor. Eğitmiyor, öğretmiyor. Kültür seviyesini yükseltmeye çalışmıyor. Hatta “Sen kimden yanasın?” sorusuna muhatap olacak kadar milli çıkarlarımıza ters yayın yapıyor. Para kazanmak ve menfaat elde etmekten başka hedefi yok. Bugünkü basının ekseriyeti kirlenmiştir. Soruyorum bugün utanmadan evinize görebileceğiniz kaç gazete kaç dergi vardır?                                                                                                                                                                                               

Ailecek veya misafirlerinizle yüzünüzü kızartmadan dinleyebileceğiniz, seyredebileceğiniz kaç radyo, kaç televizyon vardır?  Seyreden gençler vahşi oluyor, acımasız oluyor, katil oluyor.                                                                                                                            Televizyonun tahribatı büyük… yapılan araştırmalara göre bugünkü televizyon programları, intihar, cinayet, kötü alışkanlıklar ve cinsel suç gibi kötü sonuçlara yol açıyor.                                                                                                     

Haberlere gelince; iyi haber, muteber haber değildir. Haber kötü olacak, kan olacak, vahşet olacak, tecavüz olacak, ahlâksızlıkları meşrulaştıracak, insanımızı birbirine düşürüp bölecek, moral bozacak, mide bulandıracak. İşte haber…

Bizim televizyonlarımız aile yıkıyor, ahlâk yıkıyor, gönül yıkıyor, hayat söndürüyor… Umursamazlık, tepkisiz toplum haline gelişimiz bize çok şey kaybettirmiştir. Her birimiz Müslümanız diyoruz, aldığımıza, okuduğumuza, seyrettiğimize bakmıyoruz.                                                                                                                 

Uyanalım, uyanmazsak bizi uyaracaklar. Uslu oturan çocuktan, ağlayan çocuk daha çok ilgi görür. Bazı kesimler hem vurur, hem de bağırır. “Ne vuruyorsun?” der.                                      

Unutmayalım hep savunmada kalan kaybeder, tepki gösteren hükmeder.                                               

Bilinçsiz yayın izleme ruh ve sinir hastalıklarını artırmıştır.                                                                  

Çocuklar, taciz, tecavüz, hırsızlık, cinayet gibi olayları hayatın bir parçası ve eğlence türü zannediyor. Böylece şiddet ve vahşet kurbanları çocuklar oluyor. Öldüren filmler, diziler, intihar ettiriyor. Ayrıca yabancı müzikler çocukları ve gençleri ruh hastası yapıyor.                                                                                                            

TV, ahlâkî, insanî ve millî değerlerden uzaklaştırıyor.                                                                                  

Çünkü TV nin halet-i ruhiyesi bozuk. Ahlâksızlık örnekleri sunuyor.                                                                                

Ahlâksızlığı teşvik ediyor. Suç işletiyor. Böylece ahlâk seviyesini düşürüyor.                                                                                                                         

Reklamlar ise aldatıcıdır, israfa yöneliktir, kontrolsüzdür.                                                                            

Reyting kapma ve rekabet, TV için her şeyden önemli. Ahlâkî kuralları bir tarafa bırakıp lağım kanalı gibi evlere, gönüllere pislik akıtıyor. Her an  istenmeyen sahneler çıkabileceği için aileler topluca televizyon seyredemiyor. İzlenme oranlarını hangi kanal verdiyse o başta oluyor. Hepsi de aynı şeyi yaptığı için çocuklar bile gülüyor.                                                                                                                      

Hele bir de hepimizin çok kullandığı şu sosyal medya denen en büyük baş belası yok mu?                                                                                                        

Kendi örf, adet ve ananelerimizden uzaklaştıkça Kültürel yozlaşmamız artık yozlaşmadan çıkıp çöküntüye dönüştü maalesef.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.