16 YILLIK BANKA ÇALIŞANININ GÖREVİ DEĞİŞTİRİLDİ

Özel bir bankada 16 yıl boyunca görev yapan çalışan, bireysel bankacılık yönetici yardımcılığı pozisyonundan alınarak bireysel müşteri ilişkileri yönetici yardımcılığı görevine getirildi.

Çalışan, yeni görevlendirmenin önceki pozisyonuna göre statü kaybı oluşturduğunu ileri sürdü.

Bununla birlikte banka yönetimi tarafından farklı şubelerde günlük ve haftalık sürelerle görevlendirilmeye başlandı.

Sürekli değişen çalışma koşulları nedeniyle iş sözleşmesini sonlandıran bankacı, kıdem tazminatının ödenmesini istedi.

BANKA TAZMİNAT TALEBİNİ REDDETTİ

İstifasının ardından banka yönetimiyle görüşen çalışan, kıdem tazminatı konusunda sonuç alamayınca İş Mahkemesi'ne başvurdu.

Davacı, farklı şubelerde çalışmaya zorlandığını ve çalışma koşullarında esaslı değişiklikler yapıldığını belirterek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu.

Banka ise çalışanın kendi isteğiyle işten ayrıldığını, görevinde statü kaybı yaşanmadığını ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını öne sürdü.

İŞ MAHKEMESİ BANKACIYI HAKLI BULDU

Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, 16 yıllık banka çalışanının iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiği sonucuna vardı.

Mahkeme, davacının kıdem tazminatına hak kazandığına hükmederek davanın kabulüne karar verdi.

Banka yönetimi ise karara itiraz ederek dosyayı istinafa taşıdı.

52 KİLOMETRE UZAKTAKİ ŞUBEYE GÖNDERİLDİ

Dosyayı değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin nerede ve hangi koşullarda çalışacağının iş sözleşmesinin önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.

Kararda, banka çalışanının mevcut iş yerinden yaklaşık 52 kilometre uzaklıktaki başka bir şubeye görevlendirildiği belirtildi.

Ayrıca çalışana, ilerleyen dönemlerde de farklı şubelere görevlendirmelerin devam edeceğinin bildirildiği ifade edildi.

Mahkeme, işverenin görevlendirmelerin gerekçesini yeterli şekilde ortaya koyamadığını ve yönetim yetkisini objektif biçimde kullandığını kanıtlayamadığını değerlendirdi.

İŞVERENİN YÖNETİM YETKİSİ SINIRSIZ DEĞİL

Bölge Adliye Mahkemesi, iş sözleşmesinde işverene çalışma koşullarını değiştirme yetkisi tanınmış olsa bile bu yetkinin sınırsız olmadığına vurgu yaptı.

İşverenin yönetim hakkını kötüye kullanamayacağı ve görevlendirmelerin objektif nedenlere dayanması gerektiği belirtildi.

Çalışanın iş sözleşmesini sona erdirmeye yönelik şekilde yapılan görevlendirmelerin, işverenin yönetim hakkının kötüye kullanılması anlamına gelebileceği ifade edildi.

YARGITAY'DAN KIDEM TAZMİNATI KARARI

Bölge Adliye Mahkemesi, çalışma koşullarında yapılan esaslı değişikliklerin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesine dayanak oluşturduğuna karar verdi.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi kapsamında, çalışma şartlarının uygulanmaması nedeniyle işçinin sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebileceği belirtildi.

Banka tarafından yapılan istinaf başvurusu esastan reddedildi.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle onadı.

İSTİFA EDEN İŞÇİ KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?

Yargıtay'ın onadığı karar, istifa eden her çalışanın otomatik olarak kıdem tazminatı hakkını kaybetmediğini ortaya koydu.

İşverenin çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapması ve bu değişikliklerin haklı fesih nedeni oluşturması halinde işçi, gerekli yasal koşulların da bulunmasıyla kıdem tazminatına hak kazanabiliyor.

İstifa dilekçesi diye imzalatılan belge işverene pahalıya patladı: 57 bin 240 TL tazminat kararı
İstifa dilekçesi diye imzalatılan belge işverene pahalıya patladı: 57 bin 240 TL tazminat kararı
İçeriği Görüntüle

Ancak her görev yeri değişikliği tek başına haklı fesih nedeni sayılmıyor. Değişikliğin niteliği, iş sözleşmesindeki hükümler, işverenin gerekçeleri ve somut olayın koşulları önem taşıyor.

Yargıtay'ın onadığı kararla, 16 yıl çalıştığı bankadan ayrılan personelin kıdem tazminatı hakkı yargı kararıyla kabul edilmiş oldu.