Sağlıklı yaşam denildiğinde ilk akla gelen göstergelerden biri vücut ağırlığı oluyor. Ancak kişinin yalnızca kaç kilo olduğuna bakılması, genel sağlık durumu hakkında tek başına yeterli bilgi vermeyebiliyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Özden Yılmaz’ın çalışma alanları arasında obezite, diyabet, hipertansiyon, sağlıklı beslenme, fonksiyonel tıp, tiroid bozuklukları ve longevity gibi başlıklar yer alıyor.
Metabolik sağlık değerlendirilirken yalnızca tartıdaki rakamın değil, kişinin genel sağlık tablosunun birlikte ele alınması önem taşıyor.
Kilo her şeyi anlatmıyor
İki kişi aynı kiloda olsa bile sağlık durumları birbirinden tamamen farklı olabilir.
Vücut yağ dağılımı, bel çevresi, kas kütlesi, kan şekeri, tansiyon değerleri ve kişinin günlük yaşam alışkanlıkları metabolik sağlık açısından farklı sonuçlar ortaya çıkarabiliyor.
Bu nedenle yalnızca kilo üzerinden “sağlıklı” veya “sağlıksız” değerlendirmesi yapmak yeterli olmayabiliyor.
Bel çevresi neden önemli?
Özellikle karın çevresinde biriken yağ dokusu metabolik sağlık açısından dikkate alınan göstergeler arasında bulunuyor.
Bel çevresindeki artış; insülin direnci, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları açısından risk değerlendirmesinde dikkate alınabiliyor.
Ancak tek bir ölçüm üzerinden hastalık tanısı konulmaması ve kişinin genel sağlık durumu ile birlikte değerlendirme yapılması gerekiyor.
Kan şekeri düzenli takip edilmeli
Tip 2 diyabet bazı kişilerde uzun süre belirgin bir şikâyete yol açmadan gelişebiliyor.
Özellikle ailede diyabet öyküsü bulunan, fazla kilosu olan veya yaşam tarzı nedeniyle risk grubunda yer alan kişilerde kan şekeri kontrollerinin hekimin önerdiği aralıklarla yapılması önem taşıyor.
Sık susama, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo değişiklikleri veya yorgunluk gibi belirtiler bulunduğunda ise sağlık profesyoneline başvurulması gerekiyor.
Tansiyon yüksekliği her zaman belirti vermeyebilir
Hipertansiyon da uzun süre belirgin bir belirti oluşturmadan ilerleyebilen sağlık sorunlarından biri.
Bu nedenle yalnızca baş ağrısı veya baş dönmesi gibi şikâyetler ortaya çıktığında tansiyon ölçmek yerine, özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli takip yaptırması önem taşıyor.
Kontrol altında olmayan yüksek tansiyon; kalp, böbrek ve damar sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.
Kilo verememenin tek bir nedeni olmayabilir
Kilo verme süreci kişiden kişiye değişiyor.
Beslenme düzeninin yanı sıra fiziksel aktivite, uyku düzeni, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar, yaş ve bireysel metabolik farklılıklar süreci etkileyebiliyor.
Bu nedenle kısa süreli ve çok kısıtlayıcı diyetler yerine kişinin günlük yaşamına uyum sağlayabilecek sürdürülebilir yöntemlerin tercih edilmesi önem taşıyor.
Sağlıklı beslenme kişiye göre değişebilir
Herkes için tek tip bir beslenme modeli bulunmuyor.
Diyabeti, hipertansiyonu, tiroid hastalığı veya obezitesi bulunan bir kişinin beslenme ihtiyaçları ile herhangi bir kronik hastalığı bulunmayan bir kişinin ihtiyaçları aynı olmayabiliyor.
Beslenme planının kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmesi gerekiyor.
Metabolik sağlık bir bütün olarak değerlendirilmeli
Kilo, bel çevresi, kan şekeri, tansiyon, beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni ve fiziksel aktivite metabolik sağlığın farklı parçalarını oluşturuyor.
Bu nedenle yalnızca tartıda görülen rakama odaklanmak yerine kişinin genel sağlık durumunun hekim değerlendirmesiyle birlikte ele alınması önem taşıyor.
Uzm. Dr. Özden Yılmaz, İç Hastalıkları, fonksiyonel tıp, obezite, sağlıklı beslenme, longevity, diyabet, hipertansiyon, tiroid bozuklukları ve sporcu beslenmesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor.





