Havza’da yaşanan felaketin ardından ortaya çıkan tabloyu hâlâ “yoğun yağış” diyerek geçiştirmeye çalışanlar varsa, önce gidip belediye önünde toplanan insanların yüzüne baksınlar…
Çamurun içinde kalan esnafa, evine kanalizasyon suyu dolan vatandaşa, yılların emeği birkaç saatte yok olan insanlara hâlâ “çalışmalar sürüyor” masalı anlatılıyor. Ama artık kimse bu sözlere inanmıyor. Çünkü Havza’da insanlar sadece yağmurun altında kalmadı; yıllardır süren beceriksizliğin, ihmalkârlığın ve duyarsızlığın altında ezildi.
İlçede yollar dereye döndü, altyapı çöktü, araçlar sürüklendi, yüzlerce iş yeri kullanılamaz hale geldi. Ama iş Ankara’ya gelince yine aynı tablo ortaya çıktı. Havza’nın afet bölgesi ilan edilmesi yönündeki teklifler TBMM’de AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.
Şimdi vatandaş çok haklı olarak soruyor:
“Bu yaşanan afet değilse daha ne olması gerekiyor?”
İnsanların ölmesi mi?
Evlerin tamamen yıkılması mı?
Şehrin haritadan silinmesi mi?
Havza bugün kaderine terk edilmiş durumda. Çünkü insanlar sadece sel sularıyla değil, siyasi umursamazlıkla da boğuşuyor. Belediye önünde yükselen “istifa” sloganları öfkenin dışa vurumudur. Bu tepki; yıllardır çözülmeyen altyapının, her yağmurda aynı korkuyu yaşayan insanların ve artık tükenen sabrın sonucudur.
Asıl utanç verici olan ise Samsun siyasetinin sessizliği…
Şehrin milletvekilleri bugün Havza için tam olarak ne yaptı?
Kim çıkıp açık açık “Evet, burası afet bölgesi ilan edilmelidir” diyebildi?
Seçim zamanı mikrofon kapıp “Samsun bizim sevdamız” demek kolay. Ama mesele Ankara’da el kaldırmaya geldiğinde ortadan kaybolmak da vatandaşın hafızasına kazınıyor.
Kimse kusura bakmasın…
Havza’da insanlar artık ezberlenmiş siyasi cümlelerden bıktı.
“Takip ediyoruz”
“Gereği yapılacak”
“Devletimiz yanımızda”
Bu sözler selin götürdüğü emeği geri getirmiyor.
Bu açıklamalar insanların zararını karşılamıyor.
Bu cümleler artık kimseyi teselli etmiyor.
Karadeniz’de her yıl aynı tablo yaşanıyor. Dere yatakları görmezden geliniyor, plansız yapılaşma nedeniyle altyapılar yetersiz kalıyor, gerekli yatırımlar sürekli erteleniyor… Sonra bir yağmur yağıyor ve herkes kameraların karşısına geçip birkaç “geçmiş olsun” cümlesi kuruyor.
Ama vatandaş artık geçmiş olsun dinlemek istemiyor.
Vatandaş artık hesap soruyor.
Çünkü Havza’daki öfkenin sebebi sadece sel değil…
İnsanların yıllardır duyulmaması, görülmemesi ve göz göre göre yalnız bırakılması.