Arkadaş, Belediye Başkanı dediğin önce güvenilir olacak.

Hiçbir sözü ispata ve yemine muhtaç olmayacak.  

İçi dışına, kelamı özüne denk olmalı başkanın.

Mert olmalı başkan dediğin adam.

Ahali onu reis bilmeli belediyenin değil herkesin reisi olmalı…

Yüreklere dokunabilmeli, büyüklüğünce bilinmeli.

Ve sonra İnsan olmalıdır başkan dediğin…

Ağlayan bir çocuğun, bir ağacın, bir yavru kedinin, bir çiçeğin derine düşebilmeli.

***

Bu topraklarda bütün annelerin vasiyeti aynıdır

"Evladım sakın harama bulaşma"

Başkan dediğin annesiyle yüzleşebilmeli

Gözlerinin ta içine bakıp, naif bir gururla "ben sözüne sadığım ana" diyebilmeli.

Korkusuna umut, kanaatine şükür, sevgisine dua katıp,

Duru bir vicdanla hayatı derinlemesine yaşayıp, şehrine anlam katabilmeli...

Başkan dediğin hesabını önce kendine vermeli...

Berrak bir vicdan ile başını yastığa koyabilmeli.

Tedirgin lakin huzurlu telaşla başlamalı her güne.

Ciğerinin en derin nefesiyle ısıttığı besmelesiyle ve “rabbim beni bana bırakma” duasıyla çıkmalı evinden...

Başkan dediğin yasadaki boşlukların şeytanın tuzağı olduğunu bilir ve bilir ki asıl yasa hak ölçüsüdür ve orada boşluk yoktur.  

Başkan dediğin Yunus’un sevdası ile Şamil’in kavgasının

Aynı şey olduğunu ve bu sevdanın-kavganın kıyamete kadar süreceğini bilir...

***

Şehrinin memleketinin tasasına sevincine aşinadır başkan… 

Türkümüzü Şarkımızı Ağıtlarımızı bilir…  

Başkan dediğin horonda fırtına, halayda halay başı olacak... 

Zıgathlet’le Elbruz’da bir kartal, Harmandalı ile heybetli bir Zeybek olup

Dünyaya meydan okuyacak.

***

Başkan dediğin Kırım’dan, Gümülcine’den, Maykop’dan, Endülüs’ten…..

Semaya sızan öksüz ezanları duyacak...

Ömer Muhtara, Barat Hacıya, Kör İmama, Şamil Basayev’e

Daha yirmisine değmeden toprağa düşen Çanakkale’nin Ana kuzularına selam edecek...

Başkan dediğin şehrin kuytularında tiner çeken kayıp çocuklarımız kadar,

Yemen’in, Keşmir’in, Arakan’ın, Küdüs’ün Filipinli Müslümanların yükünü omuzlarında bilecek...

Başkan dediğin Sina çölünde bir Derviş, Balkanlarda bir Alperen,

Kafkaslarda bir Deli tay ve bazen de sarı Saltuk'un tekkesinde bir Meczup olacak...

Başkan dediğin doğu ve batı arasına sarsılmaz imanıyla “Aliya” olmalı

Duanın, sevginin, sadakatin, ruhu yücelten asaletini bilmeli…

Bazen de tek başına bir kuytuda ağlayabilmenin yüreği yıkayan en yüksek hayat muhasebesi olduğunu hissedebilmeli bir başkan… 

Bu toprakların türkülerini de ağıtlarını da bilmeli

Yemenden Çanakkale’den dönmeyenlerin hikâyelerini

Karadeniz’den on yıllarca neden balık yenilmediğini

Kolundaki tek bileziği çıkarıp seçimde kullanın diye

Reis’e gönderen kadının imanını sadakatini asla unutmamalı.

Başkan dediğin hesabını hesap gününe göre yapmalıdır

Arkasından selam edilen dua okunan rahmet okunan olmalı.

Evet, başkan dediğin benim başkanım Mustafa Tuna gibi olmalı

Ve başkan dediğin herkesin başkanı Tayyip Erdoğan gibi olmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AHMET 2019-03-08 16:15:18

Helal olsun kalemine sağlık.

Avatar
Aliaga 2019-03-12 14:12:24

Ne güzel yalamış yurmuş helal sana reis. Bir de mustafa demirin adını yaMayı unutmuşsun

banner177