"KONTROLSÜZ TEŞHİR CİNSEL İLGİYİ AZALTIYOR"
İnsanın yaratılışında var olan karşı cinsler arası ilginin meşru sınırlarla dengelenmesi gerektiğini belirten Demircan, bakışların korunması ve cinsel hayatın evlilik çatısı altında sürdürülmesinin dini bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Bedenlerin aşırı ve sınırsız şekilde sergilenmesinin toplumdaki doğal çekim dinamiklerini bozduğunu iddia etti.
Sürekli karşı cinsin fiziki görüntüsüne maruz kalmanın zaman içinde zihinsel ve biyolojik düzeyde duyarsızlaşmaya yol açabileceğini, bu durumun cinsel arzuyu körelterek evlilik bağlarını zayıflatabileceğini ileri sürdü.
FRANSIZ DERGİSİ ACTUEL İLE YAŞANAN RÖPORTAJ DETAYI
1985 yılında yayımlanan "İslam'a Göre Cinsel Hayat" adlı eserinin Avrupa basınının da dikkatini çektiğini anlatan Demircan, Fransız Actuel dergisinin kendisiyle İstanbul'da yaptığı söyleşiyi aktardı.
Dönemin muhabirine kadınlarla tokalaşmama tercihini dini ve kültürel gerekçelerle izah ettiğini belirten yazar, Batı dünyasındaki bedensel teşhir alışkanlıklarının cinselliğin doğallığına zarar verdiğini o yıllarda da dile getirdiğini kaydetti.
"TESETTÜR İMAN, AHLAK VE İBADETTİR"
İslami çerçevede örtünmenin yalnızca biçimsel bir giyim tercihi olmadığını vurgulayan Demircan; bu emrin inanç, ahlaki duruş ve ibadet boyutları bulunduğunu hatırlattı.
Bireysel tercihlerin ve giyim alışkanlıklarının toplumun genel ruh sağlığı ve ahlaki dengesi üzerinde doğrudan yansımaları olduğunu savunarak, teşhir anlayışının yaygınlaşmasına karşı toplumsal bilinç çağrısı yaptı.




