Bilirkişi raporunda, dava konusu parselin emsal taşınmazlarla karşılaştırılması sonucu tarlanın arsa birim metrekare değeri dönüm başına 1 milyon 473 bin TL olarak belirlendi. Tapu kayıtlarına göre taşınmazın hisseleri Serdar Ar ve ailesine ait olurken, acele kamulaştırma kapsamında yatırılan bedelin hisselere göre 1 milyon 900 bin TL ve 2 milyon 570 bin TL olarak paylaştırıldığı öğrenildi.

Kamulaştırma bedelinin tarlasının gerçek değerini yansıtmadığını savunan Serdar Ar, alternatif bir tarla talebinde bulundu. Ar, "Burası benim dededen kalma tapulu yerim. Atakum’a 5 kilometre bile uzaklıkta değil. Mahkeme süreci devam ederken ekipler gelip tarladaki ekimi kazdı. Devlet hesabıma para yatırdı ama ‘acele kamulaştırma’ denilerek tarlama girildi. Yol yapılmasına karşı değilim ancak bu şekilde olmaz. Bana mahalle sınırları içinde başka bir tarla versinler, yol kenarı olmasına gerek yok. Parasını da istemiyorum; önemli olan emeğimizin karşılığı" dedi.

Yol güzergâhını engellemek gibi bir niyetinin olmadığını ifade eden Ar, "Ben özellikle yolun güzergâhından tarla almadım. Karşı taraftaki tarlam tamamen kamulaştırıldı. Burayı bilerek ektik. Ancak ekipler izinsiz şekilde gelip tarlayı kazdı" diye konuştu.

Avukatıyla birlikte hukuki süreci sürdürdüklerini belirten Ar, yatırılan bedelin yalnızca acele kamulaştırma bedeli olduğunu vurgulayarak, "Şu an yol kenarındaki araziler 3 milyon TL’nin altında satılmıyor. 1,4 milyon gibi bir rakama çocuğumun rızkını kimseye yedirmem" ifadelerini kullandı.






