Sağlık

Uzmanından 'Zayıflama İğnesi' Uyarısı: Yüz Hatlarında İstenmeyen Değişikliklere Yol Açabilir!

Son dönemde diyet ve ameliyatsız kilo verme vaadiyle oldukça popüler hale gelen ikinci kuşak zayıflama iğneleri, uzmanları endişelendiriyor. Reçetesiz bir şekilde temin edilebilen bu ilaçların hızlı yağ kaybına bağlı olarak yüz estetiğini olumsuz etkileyebileceğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Sönmez Ocak, bilinçsiz kullanıma karşı önemli uyarılarda bulundu.

Abone Ol

Uzmanından 'Zayıflama İğnesi' Uyarısı: Yüz Hatlarında İstenmeyen Değişikliklere Yol Açabilir!

Son dönemde diyet ve ameliyatsız kilo verme vaadiyle oldukça popüler hale gelen ikinci kuşak zayıflama iğneleri, uzmanları endişelendiriyor. Reçetesiz bir şekilde temin edilebilen bu ilaçların hızlı yağ kaybına bağlı olarak yüz estetiğini olumsuz etkileyebileceğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Sönmez Ocak, bilinçsiz kullanıma karşı önemli uyarılarda bulundu.

"ŞEKER İLAÇLARININ TOKLUK HİSSİ ZAYIFLAMA TRENDİNE DÖNÜŞTÜ"

Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Sönmez Ocak, zayıflama iğnelerinin aslında yaklaşık 15 yıl önce tip-2 diyabet hastalarının tedavisi için geliştirildiğini hatırlattı. İlacın tokluk hormonunu taklit ederek beyne tok olunduğu sinyalini gönderdiğini ve mide boşalmasını geciktirdiğini ifade eden Ocak, sürecin detaylarını şöyle aktardı:

"Hastalarda ciddi kilo kayıpları görülünce araştırmalar bu yöne kaydı. İğneyi kullanan kişiler yemek yemese dahi kendilerini tok hissediyor. Ancak herhangi bir diyet ya da cerrahiye maruz kalmadan kilo verme fikri insanlara cazip gelse de dikkat edilmesi gereken hayati noktalar var."

ZAYIFLAMA İĞNELERİ OBEZİTE AMELİYATININ ALTERNATİFİ DEĞİL

Bu ilaçların vücut ağırlığının en fazla yüzde 20’sini kaybettirebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Ocak, iğnelerin obezite cerrahisinin yerini tutamayacağını belirtti. Vücut kitle indeksi 30-33 arasında olan ve ameliyata uygun görülmeyen kişilerde veya yüksek riskli hastalarda cerrahi öncesi bir "köprü tedavi" olarak kullanılabileceğini söyledi.

İlacın olası yan etkilerine de değinen Ocak; bulantı, kabızlık ve ishal gibi günlük etkilerin yanı sıra, deneysel çalışmalarda pankreas iltihabı, safra kesesi taşı ve tiroit nodüllerinde olumsuz değişimler görülebildiğinin altını çizdi.

"NEZLE İLACI GİBİ REÇETESİZ ALINIYOR, BAKANLIK EL AT MALI"

İlaçların komşu veya arkadaş tavsiyesiyle doktor kontrolü olmadan eczanelerden temin edilmesini eleştiren Doç. Dr. Sönmez Ocak, şu uyarılarda bulundu:

"Sıradan bir antibiyotiği bile reçetesiz alamazken, bu iğneleri hiçbir doktora danışmadan almak son derece tehlikeli. Hastanın tiroit nodülü, pankreatit geçmişi veya safra taşı olup olmadığı mutlaka incelenmeli. İlaç kullanılırken gerekli vitamin ve protein takviyeleri alınmazsa kas ve kemik erimesi gibi çok ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir."

"CİLT ALTI YAĞ DOKUSU HIZLA ERİYOR, YÜZ YAPISI BOZULABİLİR"

Özellikle ikinci kuşak zayıflama ilaçlarında cilt altı yağ dokusunun çok hızlı eridiğini ifade eden Ocak, bu durumun yüz hatlarında istenmeyen sarkma ve ç çökmelere neden olduğunu belirtti.

Haftada bir iğne yaptırıp yaşam tarzını değiştirmeden sağlıklı kilo vermenin gerçekçi bir beklenti olmadığını vurgulayan uzman isim; sürecin mutlaka bir hekim, diyetisyen ve doğru beslenme programı eşliğinde yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.