Akören Mahallesi sınırlarındaki 2 taşlı tarihi değirmen, hem ata tohumlarını öğütüyor hem de bölge hayvancılığına katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Ali Hıdır, 53 yıldır dedelerinden kalan mesleği sürdürdüğünü belirterek, değirmene ulaşımın zorluklarına dikkat çekti. Derede geçit bulunmadığını ifade eden Hıdır, "Arabası ile gelen kişilerin getirdiklerini, dereden geçit olmadığı için eşeğimize yükleyip değirmene götürüyoruz" dedi.

A W642748 01 600X277

Yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki su kanalıyla çalışan değirmenin sistemini anlatan Hıdır, suyun yüksekten bağlanarak kanal boyunca geldiğini, kapağın kapatılmasıyla oluklara yönlendirildiğini ve taşların altındaki çarka çarpan suyun değirmen taşlarını döndürdüğünü söyledi. İki gözlü değirmende istenirse tek, istenirse iki taşın birden çalıştırılabildiğini belirtti.
Değirmende özellikle "ata buğdayı" olarak bilinen sarı buğdayın öğütüldüğünü dile getiren Hıdır, bu ürünün organik olduğunu ve yörede "Rumeli buğdayı" olarak da anıldığını kaydetti. Bölgedeki üreticilerin arpa, buğday ve mısırı burada öğüterek hayvan yemi yaptığını ifade eden Hıdır, köylülerin rençperlikten kazandıklarıyla hayvanlarının yem ihtiyacını karşıladığını söyledi.

A W642748 05 600X277

Değirmenin taş duvarlarının ilk günkü haliyle ayakta olduğunu vurgulayan Hıdır, öğütme taşlarını ise zamanla yenilediklerini belirtti. Çalıştıkça aşınan taşları, eski ve kullanılmayan değirmenlerden temin ederek değiştirdiklerini aktardı.

A W642748 04 600X338

Ulaşım sorununun çözülmesi için 8 yıl önce köprü yapılması talebiyle dilekçe verdiğini dile getiren Ali Hıdır, sürecin halen sonuçlanmadığını söyledi. Hıdır, hem önceki hem de mevcut belediye başkanlarına durumu ilettiklerini ancak "sıraya alındıkları" cevabını aldıklarını sözlerine ekledi.

A W642748 03 600X347