Genç Helenistik Dönemin en önemli buluşlarından biri olan cam üfleme tekniği ilk olarak M.Ö. 1. Yüzyılın ikinci yarısında Suriye, Filistin yöresinde kullanılmaya başlandı. Bu yöntem uygulanarak üfleme çubuğunun ucuna alınan cam topağı, kalıp içine ya da serbest olarak üflenerek cam üretiminde büyük aşama kaydedildi. Bu çağdan sonra cam kaplar daha kolay ve çabuk yapıldı. Cam eserler, Anadolu'da yaşayan medeniyetler tarafından da sıklıkla üretilirken bazı nadir eserler bugüne kadar korundu.

A W714574 02 600X400

Samsun Müzesi’nde Roma Dönemi’ne ait cam eserlerin yer aldığı alanda bulunan kitabede yapılan bilgilendirmede, "Roma İmparatorluk Dönemi'nde kimi zaman üfleme çubuğu kullanılarak, kimi zaman da kalıplama yöntemi ile cam sofra takımları, hediyelik eşyalar, kozmetik kapları, ilaç şişeleri, takılar, iç mekanlarda kullanılan dekoratif panolar, mozaik kaplamalar, küçük heykel ve madalyonlar, ayna ve pencere camları gibi pek çok ihtiyaca cevap verebilecek ürünler imal edildi. Roma İmparatorluk Dönemi’nde yerleşik atölyelerdeki üretimin yanı sıra gündelik eşyaların büyük bölümünün de gezgin ustalar tarafından üretildiği ileri sürülmektedir" ifadeleri yer alıyor.

A W714574 04 600X400

Müzede sergilenen ve Samsun civarındaki kazılardan elde edilen cam eserler arasında bu döneme ait işlemeli kaplar, tek kulplu şişe, koku kabı, çocuk ve yetişkin bilezikleri, yüzük, kolye, küpe, askos, ve minyatür şişe gibi birçok eser bulunuyor.

A W714574 03 600X400

Vatandaşlar tarafından sıkça ziyaret edilen müzede, Roma Dönemi'ne ait cam eserlerin bulunduğu bölüm de vatandaşların ilgisini çekiyor.