CİNAYET DAVASINDA İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ
Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar G.S., D.A.S. ve A.S. hazır bulundu. Evlere temizliğe gittiği belirtilen G.S., seyyar satıcılık yapan D.A.S. ve oğulları A.S., mahkemede olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin savunmalarını yaptı.
CANİK'TEKİ CİNAYETİN DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI
Olay, 24 Ocak 2026 gecesi Canik ilçesi Düvecik Mahallesi’nde, Samsun Şehir Hastanesi Yolu güzergahında meydana geldi. Park halindeki otomobilin yanında F.M.’nin cansız bedeni bulundu. Olay yerinde yapılan incelemede aracın sol kapısının açık, motorunun ise çalışır durumda olduğu belirlendi. F.M.’nin sol kapının yanında asfalt üzerinde sırtüstü yattığı, baş, boyun ve göğüs bölgesinde çok sayıda kesici ve delici alet yarası bulunduğu tespit edildi. Otomobilin sol ön paspasında ve kaporta yüzeylerinde yoğun kan izlerine rastlandı.
Araçta yapılan aramalarda kanlı çakı, siyah tişört, ahşap sopa, kas gevşetici kremler, gaz spreyi, çakmak, cep telefonları ve kanlı peçeteler ele geçirildi. Cinayetin ardından G.S., olayda kullandığı satır ve kama ile Irmak Şehit Davut Doğan Polis Merkezi Amirliği’ne giderek teslim oldu. İlk ifadesinde F.M.’yi tek başına öldürdüğünü ileri süren G.S.’nin ardından yürütülen soruşturmada, eşi D.A.S. ve oğlu A.S.’nin de olayla bağlantılı olduğu iddia edildi. Üç şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

OTOPSİ RAPORUNDA DİKKAT ÇEKEN BULGULAR
Güvenlik kamerası görüntüleri, HTS iletişim kayıtları ve baz istasyonu verilerinin incelendiği soruşturmada, şüphelilerin olay öncesinde, sırasında ve sonrasında gerçekleştirdikleri hareketler araştırıldı. Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan otopsi raporunda ise F.M.’nin vücudunda 3 kesici-ezici, 1 kesici-delici ve 2 kesik vasıfta yara bulunduğu belirtildi. Ölümün kafa kemiği kırığıyla birlikte beyin kanaması, omur kesisi, büyük damar yaralanması ve kan aspirasyonu sonucu meydana geldiği bildirildi.
SANIK BABA SUÇLAMALARI REDDETTİ
Duruşmada savunma yapan D.A.S., olay günü eşi G.S. ile oğlu A.S.’yi 200 Evler Mahallesi’ne bıraktığını söyledi. Eşinin annesinin umreye gideceğini ve G.S.’nin annesine yaptığı keki bırakmaya gittiğini anlatan D.A.S., "Keki bıraktıktan 15-20 dakika sonra 200 Evler’e gittim. A.S. beni aradı, olay yerini tarif etti. Gelip kendisini almamı söyledi. Telefonda G.S.’nin sesini duydum. ‘Vurdum onu’ diyordu. Onları aradım ama bulamadım. A.S. bana Şehir Hastanesi Yolu’nda olduğunu söyledi" dedi.
Olay yerine gittiğinde otomobilin kapısını açtığını belirten sanık D.A.S., "Maktulün kolu ve bacağı yere düştü. Kanlar içindeydi. A.S., ‘Baba, iyi misin?’ dedi. Sağ tarafta G.S. vardı. ‘Niye yaptın?’ diyerek yakasından tuttum. Bana ‘Bilmediğin şeyler var’ dedi. Ben baygınlık geçirip ayaklarımın üzerine düşer gibi oldum, araca tutundum. Benim maktule temasım olmadı. Ben bıçakla vurmadım. G.S.’nin üstü kanlıydı. Maktul öldürüldüğünde olay yerinde değildim. Hangisinin bıçakladığını görmedim. G.S.’yi alıp polis merkezi yanında bıraktım" diye konuştu.
Olaydan yaklaşık 20-25 gün önce F.M.’nin kendisini aradığını anlatan D.A.S., F.M.’nin mahallede eşiyle ilgili dedikodulardan rahatsız olduğunu söylediğini ileri sürdü. Bunun üzerine eşine F.M. ile ilişkisi olup olmadığını sorduğunu belirten sanık, "Bana maktulle gönül ilişkisi yaşadığını, kendisine işkence yaptığını ve birlikte olduğunu söyledi. Ben de ‘Benden sana koca olmaz’ diyerek annesine gitmesini söyledim. Eve uğramıyordum, annemlerde, babamda ve akrabalarımda kalıyordum" ifadelerini kullandı.

SANIK KADINDAN CİNAYET İTİRAFI
Sanık G.S. ise F.M.’yi aynı mahallede uzun yıllardır tanıdığını ve aralarında gönül ilişkisi bulunduğunu söyledi. F.M.’nin kendisini sürekli tehdit ettiğini, hakaretlerde bulunduğunu ve rahatsız ettiğini öne süren G.S., ilişkisini bitirmek istediğini belirtti.
Maktulün olaydan yaklaşık bir ay önce eşini arayarak ilişkilerini anlattığını ileri süren sanık, "Bunu bana çok şiddet uygulayarak yaptı. Kendini kesip bana görüntü atıyordu. Evimin camını kırdı. Olay günü annemin evine gittim. F.M. beni takip etti. Annemin evinin camına taş attı. Çok sarhoştu, eve gelmeye çalıştı. ‘Sen gelme, ben geliyorum’ dedim. Mahalleden çıkarken A.S. beni gördü ve ‘Anne, nereye gidiyorsun?’ diye sordu. F.M. ile A.S. arkadaştı" dedi.
Olay yerine gittiklerinde F.M.’nin kendisine yönelik tehditte bulunduğunu iddia eden G.S., "Olay yerine gittik. ‘Buradan ya sen sağ çıkacaksın ya ben’ dedi. Tartışmaya başladık. Oğlumu alalım dedim. Oğlumu aldık, geri geldik. A.S. ile F.M. aracın önünde oturuyordu, ben arkadaydım. Ben evden çıkmadan önce yanıma bıçak almıştım. Satır da araçtaydı" diye konuştu.
"EŞİM SATIRLA VURMAYA BAŞLADI" İDDİASI
F.M.’nin oğlu A.S.’nin yanında kendisini küçük düşürdüğünü öne süren G.S., aralarında cinsel içerikli videolar bulunduğunu ve maktulün bu görüntüleri oğluna göstermeye çalıştığını iddia ederek," Maktul, A.S.’ye ‘Annen nasıl biri göstereceğim’ diyerek beni rencide ediyordu. Telefonundaki videoları oğluma göstereceği sırada göstermesin diye bıçağı boğazına dayadım. Boğazı kesildi. Sonra satırla vurdum. D.A.S. geldi. Aracın kapısını açtı, maktul yere düştü. Satır elimdeydi. Ben satırla birkaç kez vurdum. D.A.S. satırı elimden aldı ve maktule vurmaya başladı. D.A.S. maktule satırla vururken maktul yaşıyordu."

OĞLU DA BABASINI SUÇLADI
Sanık A.S. de annesi ile F.M. arasında uzun zamandır gönül ilişkisi bulunduğunu, babası D.A.S.’nin de bu ilişkiden haberdar olduğunu söyledi.
Olay günü babasının kendisini 200 Evler Mahallesi’ne araçla bıraktığını anlatan A.S., mahallede dolaştığı sırada annesinin kendisini olay yerine çağırdığını belirtti. Üzerinde uyuşturucu bulunduğu için polislerin kendisini aramasından endişe ettiğini ileri süren A.S., "Annem ve F.M. araçla yanıma geldiler. Araca bindim. Annemle tartışıyorlardı. F.M., anneme tacizde bulunuyordu. Annemle aracın arkasına geçtiler. Tartışıp konuşuyorlardı. Maktul araç içindeyken bana video göstermeye çalışıyordu. Annem göstermesin diye ağlıyordu" dedi.
Annesinin F.M.’nin boğazını bıçakla kestiğini öne süren A.S., babasının olay yerine geldiğini ve satırla maktule vurmaya başladığını iddia etti.
A.S., "Annem F.M.’nin boğazını bıçakla kesti. Babam geldi. F.M.’nin aracından satırı alıp vurmaya başladı. Anneme de satır verip vurmasını istedi. Annem bıçakla bir defa boğazını kesti, ölmemişti. Babam satırla çok kez vurdu. Babam satırla vurduktan sonra satırı anneme verdi, annem de satırla vurdu" şeklinde konuştu.
Maktulün kendisine geçmişte destek olduğunu da söyleyen A.S., "Maktul bana babamdan daha çok babalık yaptı. Babam beni sokağa atınca beni aracına alıyordu. Cezaevinde yatan babamla yaptığımız görüşmede evin ve arabanın bana verilmesi konusunda konuşmadım. Sadece avukatların parasını ödemesini istedim" ifadelerini kullandı.
MAKTULÜN AİLESİNDEN EN AĞIR CEZA TALEBİ
Duruşmada söz alan maktulün babası H.M., sanıkların ifadelerine inanmadığını belirterek oğlunun şiddet uyguladığı yönündeki iddiaları reddetti. H.M., "Yalan konuşuyorlar. Oğlumun parasını yediler. 15 yıldır beraberler. Oğlum ondan ayrılmak istedi. Oğlum şiddet uygulamadı. Sanıkların suçtan kurtulmak için verdikleri beyanları kabul etmiyorum" dedi.
Maktulün oğlu A.M. da babasını öldürmekle suçlanan üç sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Maktulün eşi Ö.M. ise eşinin bazı görüntülerini izlediğini ve yaşananları bildiğini söyledi. F.M.’nin umreye gitmeden önce kendisini aradığını anlatan Ö.M., eşinin kendisine kalbinden bıçaklandığını söylediğini ileri sürdü. Ö.M., "Umreye giderken kalbime bıçak geldi dedi. G.S.’nin kendisini bıçakladığını söylemedi. Eşimle içki masalarında gecelikle çekilmiş fotoğrafları var. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.

SAVCIDAN 3 SANIK İÇİN MÜEBBET HAPİS TALEBİ
Davanın ilk duruşmasında savcı, üç sanığın ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılmasını ve tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme, sanıkların tutukluluklarının devamına karar vererek mütalaaya karşı sanık avukatlarının savunmalarını hazırlamaları için süre verdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.




