GİZLİCE DOĞURDU, HASTANEYE GİDİNCE DEHŞET ORTAYA ÇIKTI
Olay, İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'nde meydana geldi. Eşinden boşandığı öğrenilen 42 yaşındaki Hanım C., çevresinden gizlediği hamileliğinin ardından tek başına doğum yaptı.
Doğumun ardından kanama ve rahatsızlık şikayetiyle Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne başvuran kadının muayenesinde doğum yaptığı anlaşıldı.
Bebeğin yanında bulunmaması üzerine hastane yönetiminin polise haber vermesiyle cinayet büro amirliği ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı.
Polis ekiplerinin günlerce çöp konteynerlerinde ve katı atık aktarma istasyonunda yürüttüğü aramalara rağmen talihsiz bebeğin izine rastlanamadı.

İFADELERDEKİ ÇELİŞKİ DİKKAT ÇEKTİ: "ÖLÜ DOĞDU" SAVUNMASI
Gözaltı sürecindeki savcılık ifadesinde bebeğin canlı doğduğunu söyleyen sanık, mahkemedeki savunmasında ifadesini değiştirdi:
"Çocuğum ölü doğdu. Canlı doğmuş olsaydı bakardım. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum."
"Cezaevinde kaldığım süre boyunca özel gereksinimli çocuğum ve diğer çocuklarım büyük mağduriyet yaşıyor. Tahliyemi talep ediyorum."
Sanık avukatı İlhan Ayrancı ise müvekkilinin ilk ifadesini şok ve kan kaybı halindeyken verdiğini, bebeğin hayatta doğduğuna ilişkin somut bir tıbbi delil bulunmadığını öne sürerek beraat talebinde bulundu.
SAVCILIK: "AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBETLE CEZALANDIRILSIN"
Duruşmada toplanan tüm delilleri ve adli raporları değerlendiren cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı.
Savcı, sanık Hanım C.’nin "çocuğu ve alt soyu nitelikli kasten öldürme" suçundan Türk Ceza Kanunu kapsamında en üst sınırdan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi.
Mahkeme heyeti, sanık avukatının mütalaaya karşı savunma hazırlamak üzere ek süre talebini kabul ederek sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi.




