Takımı seyrettiğim ilk günden bu yana, endişem ve korkum maalesef hala devam ediyor. Israrla söylüyor ve yazıyorum; ne oynadığımız, ne sistemimiz, ne stilimiz, ne de, ne yapmak istediğimiz belli değil. Koskoca Samsun spor, parasız dönemde de, paralı dönemde de, tamamen bireysele dayalı, doğaçlama bir futboldan hala kurtulamadı. Tamamen teknik ekibin çözmesi gereken bu durumla şu ana kadar 21 puana ulaşmamız da oldukça ilginç ve şaşırtıcı bir durum. 
         İlk 45 de, geri paslarla, yan paslarla top bizde gibi gözükse de Enes’in pozisyonundan başka kayda değer bir atağımız yoktu.. Rakip kaleye şut bile atamadığımız bu yarıda hocanın, Samet’i ön libero, Oğuz’u on numara mevkiinde oynatıp, 46. Dakikada Oğuz, Kubilay değişikliği de tamamen hatalıydı. Gökhan – Kubilay değişikliği daha akılcı olurdu sanırım. 66. Dakikada orta alandan gelen topu şahsi becerisiyle gol yapan ( 1 – 0 ) Bahattin’in, bu pozisyonu tv den bir kez daha izlemesini isterim. Önünde kaleci dahil olmak üzere üç topçu varken, 5 metre yanındaki bomboş arkadaşını görmemesi de ilginçti. 
        Karşılaşmanın en güzel hareketini 75. Dakikada Enes yaptı. Rakip sahada taça çıkan bir pozisyonda topu bize veren hakeme, topun kendisinden çıktığını söyleyen Enes, hem hakemin hem de bizim alkışımızı aldı..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.