Doğruyu söylemek gerekirse: İster kişisel, isterse de, toplumsal güvenliğimizi sağlama konusunda ne kadar şuurlu ve bilgili olursak olalım, devletimizin bizi ve milletimizi, kelimenin tam anlamıyla güvenliğini ve huzurlu yaşama hakkını,  garanti altında teşkil ettiğine inandığımızda son derece huzurlu, mutlu ve güven içinde yaşaya biliriz. Bunları bildiğimiz ve bunlara inandığımız için de, huzur ve güven içinde yaşamaya devam edebiliriz. Güvenlik, belli sınırlar ve kalıplar içinde kabul edilmesi mümkün olmayan bir olgudur. Aile içerisindeki güvenliğimizden başlar, sokağımız, mahallemiz, şehrimiz ve devletimizde de son bulmaz. Güvenlik arzu ve isteği bizi, kainatı da içerisine alan geniş bir alanda ilgilendirir ve alakadar eder.

Her insan ait olduğu ortamda sakin, huzur ve güven içinde yaşamak ister ve kendisinin olduğu kadar, ailesinin, oturduğu semtin, yaşadığı şehrin ve ülkesinin her türlü iç ve dış etkilerden korunması konusunda endişe ve korku duymadan yaşamalıdır. İnsanoğlunun, kişisel güvenliği kadar ülke güvenliği de, çok önemlidir. Eğer, ülke güvenliğinde zafiyet varsa, hatta ülke güvenliği yoksa ferdi güvenlikten söz edilemezlik bir hakikattir. Unutmamak gerekir ki, bir ülkenin sınırları içinde bütün yurttaşların, ( hiçbir etnik ve dini farklılık ayırt edilmeden) her türlü tehdit, kin ve nefret içeren oluşumların dışında kalması ve bu hareketlere hedef olmamasının  garanti altına alınması, insanca yaşamanın gereğidir.

Hal böyleyken; hepimizin bildiği gibi, Amerika ve Avrupa birliği ülkelerinin tezgahlayıp, vizyona koyduğu senaryo gereği,  Orta doğuda ve bazı Afrika ülkelerinde ki değişimler, ülkemize istenmeyen göçlerin gerçekleşmesini sağlamıştır. Gerek, Suriye, gerekse de, Irak'ta ki, iç savaşlar, ülkemize zorunlu göçlerin gerçekleşmesine sebep olmuştur. Ülkemizin, hazırlıksız olması, bu mecburi göçlerin içerisinde, hiç istemediğimiz ve düşmanımız olan terör odaklarının mensuplarının da elini kolunu sallayarak yurdumuza girişine imkan sağlamıştır. Sınır güvenliğimizin zafiyetinden faydalanan her terörist elini kolunu sallayarak ülkemize giriyor, bir şehirde bile 4-5 ev kiralaya biliyor, sonra elini kolunu sallaya-sallaya başka bir şehre geçip orda da birkaç ev kiralaya biliyor. Bununla da kalmıyor, o şehirde ya canlı bomba olup onlarca insanımızı katlediyor, ya kahraman polisimize suikastler gerçekleştiriyorlar, ya da, askeri birliklerimize saldıra biliyorlar. Gerçekleştirilen olaylar ve verdiğimiz şehit sayıları ispat ediyor ki, Ülkemiz bir, "yolgeçen hanı" konumundadır.
Kabile devletlerin bile, ülkesine gelen her türlü insanı takip ve araştırma yaptırdığı bir zamanda, kendisini dünyanın ilk 20 sine yerleştirdiğini iddia eden Türkiye'nin ihmal ettiği ve peşini bıraktığı bu takipsizliğin bedelini Türk halkı çok pahalı ödüyor ve böyle giderse de ödeyecektir. Düşünsenize: Taksim meydanın da bir terörist dakikalarca selfie çekiyor ama kimsenin umurunda bile olmuyor. Yazık, hem de, çok yazık çok.
Peki, neden böyle, vurdum, duymazız? Neden,  bizimde ülkemize giren her türlü yabancıyı takip sistemimiz yok? 

Neden, bizim ülkemizde onlarca insanın birlikte ikamet ettiği evler var ve polisimiz bu evleri göz hapsinde bulundurmaz? Girenin, çıkanın, kimlerle irtibatta bulunanın halinden, habersizdir emniyet güçlerimiz?
Acaba; Resmi ruhsatlı eğlence yerlerini, elliyi aşkın elemanla her üç günde denetlettiren emniyet müdürleri bu evleri neden es geçerler ki?
Neden, bizim ülkemizde resmi "oturum izni" olmayan bil hassa, Suriye, Irak, Filistin ve terörist rizikosu olan her ülkenin vatandaşları ev kiralama hakkına sahiptir? Neden, bu insanlar çalışma hakkına sahiptir?
Kısacası; Yabancılara ev kiraya verenler takibat altında olmalı ve teröriste ev verenler terörist kadar cezalandırılmalıdır.

1990 yıllarında Rusya'nın dağılışıyla oraya gidenler iyi bilir ki, nerde kalırsanız kalın, orda, size "Registırasya" alacak ve dolayısı ile size garanti olacak biri olmalıydı. Yoksa, siz herhangi bir evde kalsanız bile yurt dışına çıkamazdınız. Eğer, Registirasyanız yoksa, yüzlerce yok binlerce dolar öderdiniz. Türkiye'mizin terörle imtihan edildiği bu günlerde asla yabancılara ev kiraya verilmemeli ve kontrolsüzlüğe çanak tutulmamalı. Unutmayınız ki: Başka bir TÜRKİYE yok ve asla da olamaz. Olmayacaktır da.

Not: Gelecek yazımızın konusu; ülkeye girip, çıkanın kontrolü nasıl yapılmalı? Olacaktır. Saygı ile ...
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Engin 2017-01-24 15:58:37

Kalemine saglik serif baba tek solukta okudum

Avatar
Ahmet Atıcı 2017-01-24 16:24:05

Yurdumuzu Araplar parselledi. Ne yana baksanız onlar var. Bizim memetciğimiz oralarda şehit olurken onlar burda ekmek elden su gölden geçinip gidiyorlar. Bizim milletimiz geleceğini bunlara neden harcasın.

Avatar
Sıtkı Yetimoğlu 2017-01-24 16:28:07

Bu araplar yarın bir gün terör örgütü kurup toprak talep edecekler bizden.

Avatar
Sevil Gençtürk 2017-01-24 16:31:56

Yaşlıların, hastaların çocukların ve kadınların misafir edilmesine sözüm yokta genç genç insanların ne işi var bizim ülkemizde? Dediğiniz gibi yol geçen hanı olmuşuz.

Avatar
Saadet Tiryakioğlu 2017-01-24 16:40:32

Sınırlarımız iyi korunmuyor ülkemiz gerçekten büyük tehdit altında. Evlatlarımızın huzur ve güveni tehlike altında. Sorunlarımız yetmezmiş gibi birde Suriyeli sorunu çıktı ortaya. Bunlardan olsa olsa terör örgütlerine eleman olur.

Avatar
Yavuz Selim Çakırtaş 2017-01-24 17:15:07

Çok önemli bir konuya değinmişsin Şerif reisim burayı süzgeçe çevirdiler

Avatar
Necati Koçoğlu 2017-01-24 17:20:34

Çok güzel yazmışsın toprağım

Avatar
Cemile Yiğit 2017-01-24 18:33:27

Acaba bizim başımıza gelse bu olaylar bizi kim kabul eder? Gideceğimiz tek bir kapı varsa oda Azerbaycan ve Türki Cumhuriyetlerdir. geriye kalanlar yüzümüze bile bakmazlar. Allahım bizim milletimizin yardımcısı olsun. Vatanımızın kıymetini bilelim.