Çağımızın en büyük icatlarından biri olan cep telefonları¸ hayatımızın vazgeçilmezleri haline gelmiştir. Cep telefonları hayatımıza o kadar girdi ki; yanımızda olmadığı zaman kendimizde bir eksiklik varmış gibi hissederiz.

Evden çıktığımız zaman yanımıza alıp almadığımızı kontrol edeceğimiz ilk şey cep telefonumuzdur.

Gerçekten de cep telefonları insan hayatına o kadar girdi ki bundan ayrı ve yoksun kalmanın insanlarda korku oluşturması doğal gibi görünmektedir.

Cep telefonlarına o kadar bağımlı hale gelmişiz ki araba kullanırken¸ eve adımımızı atarken¸ toplantıda¸ çarşı pazarda telefon kulağımızda yürümekteyiz. Hatta çok sevdiğimiz eşimiz dostumuzla sohbet ederken ya da önemli bir toplantıda iken telefonumuz çaldığı zaman "Telefonum çalıyor; bakmam lazım." diyebiliyoruz.

Millet olarak telefonla konuşmayı çok abartıyoruz. Yine millet olarak değişime pek açık değiliz; ancak açıldık mı da kolay kolay bırakamıyoruz. Yani o kadar sahipleniriz ki sahiplenmeyi de konuşmayı da bir o kadar abartırız. Telefonumuzu uyurken yastığımızın altına koyarak onu baş tacı yapışımız da bundandır.

Toplumumuzun geneli yatarken dahi telefonunu kapatmayı sevmiyor. Çoğumuz işimiz gereği her zaman ulaşılabilir olmak istiyoruz.

Yine toplumun büyük bir çoğunluğunun¸ telefonunun şarjı bittiğinde¸ kontörü-dakikası bittiğinde¸ telefonunu kaybettiğinde veya kapsama alanı dışında kaldığında kaygıları artmaktadır.

Cep telefonlarının insan sağlığına verdiği zararlar konusunda uzmanların uyarılarına rağmen yine bildiğimizi okuyoruz.

Uzmanlar: "Akşamları yatarken cep telefonlarını kapatarak  uyumamızı; yoksa bağışıklık sistemimizi olumsuz etkileneceğini" söylemektedir.

Yine uzmanlar: "Telefonla fazla konuşmayın; çünkü son on yılda beyin tümörlerinde iki kat artış olmuştur¸ bu önümüzdeki on yılda daha fazla artacaktır." dedikleri halde bizler yatarken dahi başımızın altından onu ayırmamaktayız.                                                                                       

Dolmuş ya da otobüse biniyorsunuz çocukların ellerinde birer telefon. Telefonla kimisi oyun oynamakta¸ kimisi kulaklığı takmış müzik dinlemekte¸  kimisi internette¸ kimisi bilmem neyle uğraşmaktadır.

Çocukların sınıflardaki durumları da bunlardan farklı değildir. Çoğu çocuk teneffüste dışarı çıkıp temiz hava almak ve arkadaşlarıyla oyun oynamak yerine sınıfta kalıp telefonla oynamayı tercih etmektedir. Bu çocuklar iletişimi ve oyunu sosyal ortamlarda arkadaşlarıyla yapma yerine telefonla yapmaktadır.

 Bunun sonucunda da yalnızlaşan çocuklar¸ mutluluğu telefonlarda aramaktadırlar. Dahası bu çocuklar telefon bağımlısı olmaktadır ve telefonsuzluk bunlar için "nomofobi" haline gelmektedir¸

 Sonuç olarak telefon çağımızın getirdiği bir yeniliktir. Bu yenilik yerinde ve zamanında kullanıldığı zaman insanlığa faydalı bir hizmettir. Her şeyde olduğu gibi telefon kullanımının da fazlası zararlıdır. Onun için telefonu yerinde ve zamanında kullanarak hem kendimizi hem de model olma açısından çocuklarımızı koruyalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.