Türkiye Büyük Millet Meclisi içerisinde öldürülen, Halit Paşa, cesareti, delikanlılığı, harbiliği ve her sözü anında sölemesiyle "deli Halit" paşa diye de anılır.
1883 yılında İstanbul da doğmuş, Miralay Ahmet beyin oğludur. Eyüp te oturmalarından dolayi Eyüplü Halit diye de anılan paşa, 1903 yılında Harbiye'den mezun olmuştur. 1908 de üsteğmen rütbesi ile Yemen'e gönderilen paşanın, ikinci meşrutiyetin ilan edildiği o yıldan başlayan cephelerde oluşu yirmi yılı aşkındır. Yemenden yüzbaşı olarak dönen paşa, Trablusgarp'ın İtalyanlar tarafından işgal edilmesi üzerine oraya gönderilmiş ve orada yerli halkın başına geçerek çete savaşı başlatıp kahramanca savaşırken, Kel Ali lakabı ile anılan Ali Çetinkaya ile tanışmıştır. Daha o yıllarda hiç anlaşamayan bu ikili Ali Çetinkaya'nın uzaklaştırılması ile olacak feci vakaların önü alınmaya çalışılmıştır.
Halit paşa, Trablusgarp tan sonra Balkan harbine katılmış, birinci dünya savaşında, Kars, Ardahan ve Batum da tabur komutanı olarak görev yapmış, Ardahan'ı  Rusların işgalinden kurtarmıştır. Bu başarılarından dolayi Binbaşılığa terfi etmiş, önce Çoruh peşine de Dersim cephesi komutanlığına getirilmiştir. Askeri başarıları, babacanlığı, cesareti ve askeri dehası ile çok sevilen bu asil komutan, üçüncü İslam orduları komutanlığına atanmış ve Ahıska'yı düşman elinden kurtarmıştır. Birinci dünya savaşını kaybedilip yurdumuz yer,yer işgal edilirken, Erzurum'da Kazım Karabekir paşanın ordusunda tümen komutanı  olan paşa, 1920 yılının sonlarına doğru Garp cephesi nde Kocaeli gurup komutanlığına atanmıştır.
 Burda başarılarının bir kısmını anlatmaya çalıştığım akla ve hayale sığmaz başarıların sahibi, Halit paşa,( namı ile analım) "deli Halit paşa, ikinci Büyük millet meclisine Ardahan millet vekili olarak girer.
09.02.1925 de Kazım Özalp başkanlığında toplanan büyük millet meclisinde, öğlenden sonra,  03.30 surlarında büyük salonla giriş kapısı arasında ki koridorda Halit paşanın ölümüyle neticelenen ve meclisimizin ilk cinayeti olarak tarihe geçmiş bu elim hadise üzerinden hala sır perdeleri aralanamamıştır.
Avrupa'dan dönen Halit paşa, politik oyunlara alet olmuş cephe arkadaşlarını ikaz edip, bu gibi oyunlardan uzaklaştırmak istemiş, başta Afyon millet vekili Ali bey, Kozan millet vekili Ali şaip bey, Osmaniye millet vekili Avni bey, Rize millet vekili Rauf bey ve Gazi Antep millet vekili olan Kılıç Ali gibi vekillerle zaman, zaman sözlü münakaşalar yapmıştır. Halit paşa, asabi, saman alevi gibi birden parlayan, hiddetlenen ve sözünü asla esirgemeyen bir kişiliğe sahip mert ve babacan biriydi.
Dokuz şubat 1925 te öğlenden sonra 03. Surlarında büyük salondan koridora taşınan söz dalaşı yerini, Halit paşanın,  Ali Çetinkaya'nın üzerine yürümesiyle fiziki şiddete bırakmıştı. Ali beyin yere yıkılmasını gören arkadaşları yardıma koşmuşlar, Ali beyi merdivenlerin üzerine yatırmış ve üstüne çıkarak vurmak istemesi  üzerine  Ali beyin arkadaşları Halit paşanın üstüne çullanmışlar,  Ali beyi kurtarmak istemişler ama paşayı ayıramamışlar kavga devam ederken kapıdan, Rize mebusu Rauf bey girer, arkadaşları:
-"Ne duruyorsun Rauf" der demezde, silahını çekip Halit paşayı arkasından vuruyor........
Halit paşanın vurulmasıyla kavga bitmiştir.
Aklın ve mantığın kabul etmeyeceği bir durumuda belirtmekte fayda var ki, ne meclis komiseri, ne meclis polisleri, nede kapıcılar olaya mudahale etmedikleri gibi olaya şahit oldukları halde, şahitlikte etmemişlerdir. Kurşun seslerinden sonra olay yerinden uzaklaşmışlardır.
Olay yerine gelen diğer millet vekilleri, Halit paşayı kucaklayıp doktor odasına taşımış ve sedye üzerine yatırmışlardır. Yaralı paşa,  arkadaşı Erzurum millet vekili Rüştü paşaya diğer millet vekillerin yanında, şunları söylemiştir:
-" üzerime aniden hücum ettiler. Bunun üzerine başka türlü hareket edemezdim. Bana kalleşlik ettiler. Rauf dışarıdan gelerek arkamdan beni vurdu. Madem ki, onlar kalleşlik ettiler bir daha onlarla asla konuşmam ve çalışmam." Kahramanlığı ve mert kişiliği savaştığı düşmanları tarafından dahi bilinen Halit paşa 14 şubat 1925 te hakka yürümüştür..
Savaş meydanlarında kahramanca savaşmış, yiğitliği ve cesareti dillere destan olmuş, defalarca yaralanmış bu milli kahramanımızın bir komploya kurban gitmesi ne kadar ilginç ve acıdır..
Silah seslerinin duyulması üzerine meclis görüşmeleri, bir müddet durmuş,  yarım saatlik bir aradan sonra oturuma devam etmiştir.
Bu acı olay hakkında kamu oyuna hiçbir açıklama yapılmadığı gibi, ne kahraman Halit paşayı vurana nede olaya sebeb olanlara bir gün dahi ceza verilmemiştir.
Rauf bey, olay mahalinde olmadığını iddia ederek arkadaşlarınında yalan ifadelerle destekledikleri için suçsuz sayıldı. Ali bey ise; olayı nefsi müdafayla izah edip suçsuzluğunu beyan ederek kurtulmuştur.
Halit paşa cinayeti kamu oyundan saklanarak unutturulmak istenmiştir. Olayın meydana geliş şekli hiçbir şekilde açıklanamamıştır.
Cephelerin kahraman evladı, yiğit insan, cesaret ve azimkar paşa "deli Halit paşamız" dilerim bizi affeder.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
refik can çakır 2016-12-15 17:00:18

Milliyetçilik diye buna derim şerif baba

Avatar
zafer öncel 2016-12-15 16:11:22

ne yiğitlerimiz var ki adları bile gecmez gecenleride rahmetle anıyoruz

Avatar
Necati Koçoğlu 2016-12-15 17:10:08

Halit Paşa mertliğine kurban gitmiştir Anlattığınız gibi şehit edilişi büyük bir tezgahtır. Bence Atatürk ün meclisteki en önemli destekcisini ortadan kaldırmışlardır

Avatar
Ayşe 2016-12-15 17:13:25

Amin inşAllah kaleminize yüreğinize sağlık doğru söze ne denir

Avatar
Nurtekin 2016-12-15 19:02:47

Çox üzüldüm. Halit paşa kimi qəhrəmanlar o cür öldürülməməliydi. Cinayətkarın sucsuz qalması isə daha ağrıdıcı və üzücü.

Avatar
Erdal 2016-12-15 19:14:12

Her zaman ki gibi güzel yazıların kalemine sağlık Şerif abi

Avatar
Funda yıldırım 2016-12-15 20:01:56

1925..2016 değişen bir şey yok ne milletin tutumu ne de tbmm de, o gün bugün hala karanlık devletin iç yüzü

Avatar
Ahmet Şahin 2016-12-15 21:43:23

Bu konu da bizi aydınlattığı için Sn. Şerif YILMAZ'a teşekkür ediyorum.