banner388
banner390

OMÜ'de 'Yeni Anayasa' anlatıldı

Samsun’da Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ)’nin Kurupelt Kampusunda bulunan Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) KADEM Samsun İl Temsilciliği’nin düzenlediği “Cumhurbaşkanlığı Sistemi Demokrasi, İstikrar, Kalkınma ve Denetim için Yeni Anayasa” temalı seminer gerçekleştirildi.

banner269

OMÜ'de 'Yeni Anayasa' anlatıldı

Samsun’da Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ)’nin Kurupelt Kampusunda bulunan Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) KADEM Samsun İl Temsilciliği’nin düzenlediği “Cumhurbaşkanlığı Sistemi Demokrasi, İstikrar, Kalkınma ve Denetim için Yeni Anayasa” temalı seminer gerçekleştirildi.

04 Nisan 2017 Salı 19:53
OMÜ'de 'Yeni Anayasa' anlatıldı

Samsun Haber- Seminer’in açılış konuşmasını yapan KADEM Samsun İl Temsilcisi Meral Kıvırcı, KADEM’in kadınların sosyoekonomik, demokratik, kültürel ve sanatsal tüm faaliyetlerinde onları destekleyecek ve güçlendirecek çalışmalar yapan bir dernek olduğunu ifade etti.

’16 Nisan dönüm noktası olacak’

26. temsilciliklerini Nisan ayında açacaklarını söyleyen Kıvırcı konuşmasında “Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi 15 Temmuz’da da Anadolu kadını kendini, canını düşünmeden ama ülke ve geleceği düşünerek bu hain girişimi bertaraf etti. Mücadele hâlâ bütün dünyanın gözü önünde devam ediyor ve böyle bir atmosferde ülkemiz 16 Nisan’da dönüm noktalarından birini yaşayacak” dedi.

Kıvırcı’dan sonra söz alan KADEM Hukuk Komisyonu Başkan Yardımcısı Avukat Pınar Hacıbektaşoğlu konuştukları konunun anayasa olduğunu ve bu anlamda süreci doğru olarak okumanın ve anlamanın önemine değindi. Avukat Hacıbektaşoğlu anayasaların her bir maddesinin toplumun kendi içinde yaşadığı sorunları ve o sorunların devletle olan çözümünü kapsadığını belirterek “Bugün meselenin tarihsel, sosyolojik ve siyasi boyutlarına değinerek konuyu biraz daha aydınlatmaya çalışacağım” diye konuştu.

‘Bu sistem adaleti getiriyor’

Temelde söz konusu sistem değişikliğinin 2 önemli unsuru olduğunu belirten Hacıbektaşoğlu sözlerini şöyle devam ettirdi: “Bu sistem ilk olarak sistemde adaleti getiriyor. İkincisi yönetimde istikrarı sağlıyor. Türkiye’nin bugüne kadar yaşadığı 100 yıllık süreçte, bir türlü temsilde adaleti sağlayamadık ve de yönetimde istikrarı bir türlü başaramadık. Evet, Kurtuluş Savaşı o kadar kucaklayıcı iken kuruluş maalesef o kadar kucaklayıcı değildi, dışlayıcıydı. Anadolu’nun bütün insanları kimlik ve inançlarına bakmadan Millî Mücadele’nin içinde yer aldılar. Sarıklısı, smokinlisiyle her kesimden insanımız bu mücadelede vardı ancak anayasa yapılırken bu renklilik ve kucaklayıcılık bir kenara bırakıldı. Tabii bugüne bakarak o günleri anlayabiliyoruz. İnsanımız da zaten fedakârlığını yaptı. 1950’ye kadar bizlerin değerlerini, hayallerini ve hedeflerini kapsamayan bir anayasayı kabul ettik. 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelişinden ve Adnan Menderes’in ‘Yeter söz milletindir’ dediği noktadan sonra da Türk milleti hemen o yöne de kanalize olabildi.”

‘Egemenlik halka verilecek’

Yaptığı konuşmasında Türkiye’deki vesayetçi anlayışın 15 Temmuz’da da kendini gösterdiğine işaret eden Hacıbektaşoğlu, 18 maddelik değişiklik paketiyle bu anlayışın yıkılacağını ve egemenliğin halka verileceğini ifade etti. Hacıbektaşoğlu Türkiye’de aslında mevcut sistem itibariyle parlamenter bir sistemin olmadığını da dikkat çekerek devamında şu sözlere yer verdi: “Bir tanımlama yapacak olursak, bunun adı esasen sistemsizlik, buna atipik bir sistem diyebiliriz. Çünkü parlamenter sistemin temel unsuru güçlü bir Meclis ve güçlü bir yürütmedir. Ancak her ne hikmetse biz bugüne kadar bir hükümet gördük, bir parlamento gördük ve bunların yanında da devletin en tepesinde oturan bir cumhurbaşkanı gördük. Peki, neden bu cumhurbaşkanı bu kadar yetkili? Nedeni şu: 1960 darbesinden sonra her vesayetin kendi kurumları oldu Türkiye’de.”
Önerilen sistem hakkında detaylar paylaşan KADEM Hukuk Komisyonu Başkan Yardımcısı Hacıbektaşoğlu, “Bu sistemde cumhurbaşkanını seçerken kendi partinizi iktidara taşıyorsunuz. Diğer taraftan Meclis’i seçiyorsunuz; sadece milletvekilini ve yasama organını yani kanunları yapacak ve iktidarı denetleyecek kişileri seçiyorsunuz. O nedenle bu liste kötüyse yani benim iktidar partim gidip olmadık kişileri bu listeye milletvekili olarak yazdıysa siz işte orada ‘bu milletvekillerini değil diğer partilerdeki milletvekilini seçiyorum, sen bununla çalış’ hakkına sahipsiniz. İşte bu modelin en önemli sacayakları bunlar; temsilde adalet ve yönetimde istikrar” ifadelerini kullandı.

‘Siyaset daraltılıyor’

Türkiye’de mevcut sistemde 18 ile 25 yaş arası gençlerin seçilemeyeceğine yönelik bir hukuk üzerinden siyasetin daraltıldığına da konuşmasında yer veren Hacıbektaşoğlu bu konuyla ilgili çok sığ ve ön yargılı tartışmaların yaşandığını belirterek “Yeni sistem işte bu alanı açmaya çalışıyor. Bu gençlere rol model ve iham kaynağı olacak bir adayı seçtiğimizde sorunların çözümü noktasında nefes aldıracak mesafeler alınacaktır” şeklinde konuştu.

‘Meclis’in fesih yetkisi yok’

Defalarca Meclis’in fesih yetkilisi olmadığını söylediklerini vurgulayan Hacıbektaşoğlu bu konuya dair şu değerlendirmeleri yaptı: “Meclis’in fesih yetkisi yok, çünkü buna ihtiyaç yok. Bu sistem geldiğinde kimse bunu kullanmayacak zira cumhurbaşkanı seçilen kişi, milletvekilleriyle uyumlu olmaya çalışacak. Uyumsuzluk, çatışma ona zarar verecek, kanunları çıkaramayacak. Kendi söylem ve vaatleri üzerinden geliştirdiği siyasetini hayata geçiremeyecek. Uygulayamadığı zaman da millet ondan hesap soracak. Milletin hesap noktası da sandık olacağından bunun bedeli olacak.”

Av. Pınar Hacıbektaşoğlu sunumunun ardından katılımcılardan gelen sürece ve yeni anayasaya dair soruları cevapladı. Gerçekleştirilen programın sonunda ise KADEM Samsun İl Temsilcisi Meral Kıvırcı, katılımından dolayı Avukat Pınar Hacıbektaşoğlu’na şükranlarını sunarak kendisine tablo hediye edip çiçek hediye etti.

Son Güncelleme: 04.04.2017 19:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.