Evet, bu hafta gördüğüm haberler karşısında bu soruyu sordum kendime. Cinsel tacizler, uyuşturucu, cinayet, adam yaralama. İşin kötü tarafı ise bu suçları işleyenlere baktığımızda yaş ortalaması o kadar düşük ki, gerçekten korkutucu bir tablo var önümüzde. Küçücük çocuklar ceplerinde bıçakla, silahla mı dolaşıyor, bu neyin öfkesi ya da neyi paylaşamıyorlar? Anlam vermek oldukça güç.

* Haftaya acı bir olayla başladık. Pazar gecesi Samsun'un İlkadım ilçesinde 16 yaşında Sami Ergün adlı çocuk, parkta otururken motosiklet üzerinden tabancayla açılan ateş sonucu başından ağır bir şekilde yaralandı ve yapılan tüm müdahalelere rağmen talihsiz gencin beyin ölümü gerçekleşti. Sonuç; henüz 16 yaşında biten bir yaşam ve hayatlarının daha başında cezaevi ile tanışan 2 genç.
 
* Samsun'da 66 yaşındaki yaşlı adam, 34 yaşındaki oğlu ve oğlunun 20 yaşındaki arkadaşı ile İstanbul'dan Samsun'a tam 10 kilogram bonzai getirirken yakalandı. Bu 3 zehir taciri "uyuşturucu ticareti" suçundan tutuklanarak Samsun Kapalı Cezaevine gönderildi. 66 yaşındaki bir baba oğluyla bir olup nasıl böyle pis bir işin içine girebilir aklım almıyor. Anne ve babaların görevi çocuklarını en iyi şekilde yetiştirip, başarılı, faydalı bir insan olmaları adına onlara yol göstermek değil miydi?  Torun sevmek, kahvede emekli arkadaşlarınla oturup, iki oyun oynamak ya da camide 2 rekat namaz kılmak yerine gençleri zehirlemeyi tercih etmek nasıl bir ruh halidir çok merak ediyorum.
 
* İntihar olayları her geçen gün artarak devam etmekte. Bu kez de Samsun'un Bafra ilçesinde 3 çocuk babası 54 yaşındaki Turan İnce adlı vatandaş “Sabah namazına gidiyorum” deyip, evden çıkıyor ve daha sonra çocukları tarafından çatı katında tavana iple asılı bir halde bulunuyor. Evet giden gidiyor, ama ya kalanlar..! Hayat zaman zaman çok ağır gelse de arkamızda bırakacaklarımızı düşünerek mücadeleye devam etmemiz gerekiyor. samsunhaber.com olarak Turan İnce'ye Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine ise sabır diliyoruz
 
* Samsun’da yaklaşık 1 ay önce meydana gelen olayda 16 yaşındaki bir çocuk yolda 22 yaşındaki bir geçten sigara istemiş, 'sigaram yok' cevabını alınca ise cebindeki bıçağını çıkarıp bahsi geçen genci 5 ayrı yerinden bıçaklamıştı. Gözaltına alınan bu 16 yaşındaki çocuk, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanıp, cezaevine gönderilirken, bir başka bıçakla yaralama suçundan da aranmasının olduğu ortaya çıktı. Henüz 16 yaşında 2 bıçakla yaralama suçu...
 
* Araya bir tane de güzel bir haber sıkıştırayım dedim, zira yazının sonrası yukarıdakilerden daha beter. Sağlık kenti olma yolunda ilerleyen Samsun'a Türkiye'nin ilk Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi açılacak. Tekkeköy İlçesinde bulunan eski Kutlukent Belediye binasının okula dönüştürülmesiyle 2017-18 eğitim öğretim yılında eğitim öğretime açılması planlanan Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile tıbbi cihazlar sektöründe ara elaman ve kalifiye eleman ihtiyaçları giderilecek.
 
* Evet üst üste bir sürü cinsel taciz olayı. Tabi bunlar basına yansıyanlar sadece. Birçok çocuk bu konuda bırakın polise şikayet etmeyi, ailelerine bile yaşadıkları bu çirkin olayı anlatamıyor. Samsun Bafra ilçesinde 16 yaşında lise 3’üncü sınıf öğrencisi bir kız çocuğu hap içerek intihar etmeye kalktı.  Hastanede tedavi altına alınan genç kız, tedavi sonrası taburcu edilip, okuluna geri döndü. Rehberlik öğretmeniyle kalkıştığı bu intiharla ilgili olarak konuşan genç kız, üvey babasının kendisine yaptığı tacizlerden dolayı bunalıma girdiğini, bu sebeple de canına kıymak istediğini söyledi. Öğretmenleri durumu hemen jandarma ekiplerine bildirdi. Genç kız jandarmadaki ifadesinde yaşadıklarını şu kelimelerle anlattı:
"Üvey babam Bekir T. bana dokunmak için boş bir an bekliyor. Bu davranışları yaklaşık 1 yıldır sürüyor. İlk eylemi beni dudağımdan öpmek oldu. Ben engellemeye çalışıyordum. Anneme söylediğimde 'baba sevgisidir' diyordu. Göğüslerime elleyip özel bölgelerime dokunmaya çalıştı. Banyo yaptığım sıralar banyonun kapısını açmaya çalışıp, 'aç kapıyı, kızım değil misin seni yıkayayım' diyordu. Üvey babamdan davacı ve şikayetçiyim." 
Bu ifade sonrasında gözaltına alınan üvey baba ise kendini "Üvey kızım şımarık büyüdüğü için bana iftira atıyor. Kesinlikle kendisine cinsel tacizde bulunmadım" cümleleriyle savunsa da çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. 
 
* Canik’te 16 yaşındaki bir çocuk, 12 yaşındaki akrabası olan kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla gözaltına alındı. Suçlamaları kabul etmeyen, kendisine iftira atıldığını iddia eden çocuk, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
 
* Mayıs ayında Samsun'un Bafra ilçesinde 12 yaşındaki bir kız çocuğu evde ailesi tarafından baygın bulunmuş, hastaneye kaldırılan küçük kız yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmişti. Ölümünün şüpheli bulunması üzerine yapılan otopside küçük kızın çift taraflı cinsel saldırıya uğradığı belirlenmişti. Bu tespit üzerine soruşturma başlatan jandarma, ölen kız çocuğunun amcasının oğlunu gözaltına aldı. İlk ifadesinde ölen kuzeniyle cinsel ilişkiye girdiğini itiraf eden, ancak ölümündeki sorumluluğu kabul etmeyen zanlı, mahkemede ise ifadesini değiştirerek tüm suçlamaları reddetmişti.  Amca kızına tecavüzden ve ölümüne sebebiyet vermekten tutuklu olarak yargılanan zanlının davası, diğer tanıkların da dinlenebilmesi adına ileri bir tarihe ertelenirken, ölen kız çocuğunun babasının şikayetinden vazgeçtiği öğrenildi.
 
* Gelelim bir diğer rezil olaya. Ulusal basında da geniş yankı bulan olayda 24 yaşında evli ve 1 çocuk annesi kadın ile 35 yaşında evli, 3 çocuk babası bir inşaat işçisi arasında başlayan yasak ilişki ,ikilinin bir kaç kez buluşup birlikte olması sonrasında bitiyor. İddialara göre adam kadını tehdit ediyor ve yeniden ilişkiye girmek istediğini söylüyor. Kadın, adamın bu talepleri üzerine plan kurup, adama arabada buluşmak istediğini ve fantazi yapmak istediğini söylüyor. Kadının bu talebi karşısında adam hemen geliyor ve kadın arabada adamın ellerini, ayaklarını ve gözünü bağlıyor. Kadın daha sonra kemerle eski aşığının boğazını sıkıp başına sopayla vuruyor, daha önce beyin ameliyatı olduğu öğrenilen adam, aldığı darbelerle bayılıyor. Kadın kurduğu plan dahilinde olay yerine 3 erkek kardeşi ve yeğeni geliyor. Baygın haldeki adamı bu 5 kişi odun ve yumruklarla dövüp kaçıyorlar. Ağır şekilde yaralanan adam vatandaşların ihbarı ile olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılıp, tedavi altına alınıyor. Polis, olayla ilgili başlattığı soruşturma kapsamında bu 5 kişiyi yakalayıp gözaltına alıyor. "tasarlayarak adam öldürmeye teşebbüse yardım etmek" suçundan mahkemeye çıkan kadın ve 2 erkek kardeşi tutuklanırken, kadının diğer kardeşi ile yeğeni adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor.
 
* Geçen hafta Samsun'da bir de dolmuşçu terörü yaşandı. Yolda yürüyen 50 yaşındaki bir vatandaşa aracının aynasıyla çarpan dolmuş şoförü, durup kırılan aynasının parasını çarptığı kişiden istedi. Adam da "Bana çarpan sensin. Ne parası?" yanıtını verince öfkelenen dolmuş şoförü bıçakla çarptığı adamı sırtından, sol omzundan, elinden ve başının arka kısmından bıçakladı. Yaralanan vatandaş hastaneye kaldırılırken, dolmuş şoförü ise savcıya verdiği ifade sonrasında serbest bırakıldı.
 
Evet sadece Samsun'a özel değil bu olaylar, malesef dünyanın her köşesinde benzer olaylar yaşanmakta. Şiddet dört bir tarafımızı sardı. En küçük tartışmalarda bile yumruk sıkan, eli bıçağa, silaha giden bir toplum olduk. Kelimelerimizin ifade tonu bile sertleşti artık. Şiddetin elbette birçok nedeni var, ama şiddetin ilk tohumu şüphesiz çocukluk yıllarında aile içinde atılıyor. Malesef çocukluğunda şiddeti bir terbiye biçimi olarak yaşayan ve algılayan insanlar, aynı yöntemle kendi çocuklarını da eğitebilmekte. Buradaki en büyük tehlike ise şiddette maruz kalan bireylerin bu durumu normal kabul etmesi, hatta kendi suçu gibi algılamasıdır. Peki, hoşgörüden bu kadar uzaklaşan, insani değer yargılarını unutan, küçücük çocuklara karşı cinsel arzular besleyebilen bu insanlara karşı nasıl bir mücadele yolu izlenmelidir? Öncelikle şiddet uygulayan bu kişiler toplumda itibar görmemeli ve işledikleri suçların karşılığında caydırıcı cezalar almalıdır. Ve tabi ki her şeyin başı olan aile. Çocuklarımızı sevgiyi, hoşgörüyü ve saygıyı öğreterek büyütmeli, verilen yaşam mücadelesi arasında ihmal etmemeliyiz. Dünyayı sevgi kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey.
 
Sevgiyle kalın...
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
GG 2016-12-19 09:32:47

Siz birde diyalizde yapılan zulümleri görün!!!Hastalara köpek muamelesi yapanlar mı?Hasta diyaliz olurken arkasından dedikodusunu,gıybetimi yapanlar mı? Hatta daha ileri gidip hastanın gözü önünde hakaret edenler mi?Biraz daha abartıp iftira atanlar mı? Söyleyecek o kadar çok sözüm varki ama gördüğüm zülmü anlatmaya yetmez.3,5 seneden beri diyalizdeyim ne merhametli bir doktor,ne hemşire,ne de hastabakıcı gördüm.Sırf güzelim ve yaşlı değilim diye yemediğim hakaret kalmadı.Sonunda beni deli ilan ettiler.Yanımda "deli uyuyor dediler" Dünyanı akıllısı onlarmış!!!Kendilerini dev aynasında görüyorlar...Ellerine düştükya birkere bize köle muamelesi yapıyorlar.Ben çocuğunu AVUKAT yapmış bir anneyim.Kaç anne bunu başarır size soruyorum? Yiğidi öldür ama hakkını yeme...Ama benim hep hakkımı yediler...Gül cengiz

Avatar
TAKİ 2016-12-19 11:12:07

NE KADAR COK KÖTÜ VE İGRENÇ OLAY VAR .DEMEK Kİ AKIL VE RUH SAGLIGIMIZI KAYBETTİK.BASIMIZ SAG OLSUN .

Avatar
mağdur 2016-12-19 12:13:29

Cinsellik toplumda her yerde işlenir oldu hele bazı dini söylemler.Biz islamın özetini temiz huy güzel ahlak biliyoruz..Enteresan tv kanalları şu zina bu zina.Tuaf sorular, cevaplar kutsalımıza mal ediliyor.Çocuklarımız gençlerimiz bunlarada maruz kalıyo.Herşeyi usturubu ile eğitilme ve öğrenmenin yerini usturubsuzluklar aldı.Kabacası merdiven altı çoğaldı.Ekonomidenmi denetimdenmi,yoksa kurumların yetersizliğindenmi.Tam bilemedim inşAllah bilmesi gereken bilenler ellerini çabuk tutar.

Avatar
feridun 2016-12-19 12:50:12

samsun ve adana yaşanması en zor iki il.sorunlu bu çocuk ve gençler gökyüzünden inmedi,yerin dibindende çıkmadı,bunlar bizim evlerimizde çıkıp türedi.anne ve babalara duyrulur.

Avatar
Ugur fb 2016-12-19 19:49:50

Ya kardeşim samsun işsiz samsun sanayisiz samsun yetim mahalle mahelle serseriler kaynıyor sebeb açık işsiz gençler umutsuz samsun halkı bence bubhale geliş nedeni bu

banner177

banner338