Grip aşısı, tek başına yeterli değil!

Mevsim geçişlerinde yaşanan grip salgınlarına karşı açıklamalar yapan Prof. Dr. Mehmet İşbir, gripten korunmak için grip aşısının yeterli olmadığını belirtti.

Grip aşısı, tek başına yeterli değil!

Mevsim geçişlerinde yaşanan grip salgınlarına karşı açıklamalar yapan Prof. Dr. Mehmet İşbir, gripten korunmak için grip aşısının yeterli olmadığını belirtti.

22 Ekim 2019 Salı 23:47
Grip aşısı, tek başına yeterli değil!

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Eczacılık Fakültesi, Farmakolaji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet İşbir açıklamasında, gribin virus kaynaklı bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek, viruslerin partiküller aracılığıyla, hava yoluyla, eşyalara temasla ve yakın temasla bulaşabileceğine dikkat çekti. Bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğini ve kış mevsiminde C vitami barındıran meyve, sebzenin taze olarak tüketilmesi gerektiğini söyleyen İşbir; "Kış mevsimi ve mevsim geçişlerinde insanların kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirirler ve solunum yoluyla grip, daha hızlı bulaşır. Okula giden çocuklarda veya kalabalık yerlerde gribin yayılma oranının daha yüksektir." şeklinde konuştu.

Korunmak için iki yol var

Gripten korunmanın iki yolu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet İşbir “Birincisi; solunum yoluyla gribin bulaşabileceği ortamlardan kaçmak yani kapalı alanlardan, sinemalardan, tiyatrolardan, toplu taşıma araçlarında dikkat edilmesi gerekiyor. Bir diğer yolu özellikle Çin'de bunu çok kullanıyorlar; ağızlara maske takarak dolaşma yöntemi. Bu iyi bir korunma yöntemidir. Gripli bir hastanın odasını sık sık havalandırma konusu çok önemlidir. Virüsler temiz havada belli bir sıcaklık altında pek yaşama şansı bulamıyorlar. İkinci yol ise kişisel; kişinin bağışıklık sistemini güçlendirmesi. Ama yaşlılık çağında bağışıklık sistemi düşüyor ve bu nedenlerle bağışıklık sistemini güçlendirmemiz gerekiyor. Kısaca diyebiliriz ki; yaşlılarda bağışıklık sistemini güçlü tutarak, gribe karşı bir önlem almış oluyoruz ve bu en geçerli yöntemlerden biri oluyor” dedi.

Bağışıklık sistemi güçlendirilmeli

Grip aşılarının tek tip virüse karşı yapıldığını belirten İşbir; "Grip aşısı, gripten korunmada tek başına yeterli değildir. Örneğin bir grip aşısı H1N1'e göre yapılıyor, süresini doldurmadan H1N2 virüsü ortaya çıkıyor. O zaman ilk yapılan aşı etkisiz kalıyor. Grip aşısı oldum diye kendimizi korumasız bırakmamalıyız. Bağışık sistemimizi güçlü tutmamız gerekiyor. Küçük dozlarla yapıldığı için zararlı olmadığınıda söyleyebiliriz. Geçmişe doğru bakarsak grip salgını bu kadar fazla değildi. Eskiler mevsimine göre beslenmeyi biliyorlardı. Kış mevsiminde C vitamini, bolca sebze ve meyve taze olarak tüketilmekteydi.” diye konuştu.

“Kış aylarında D vitaminin belirli dozlarda alınması önemlidir”

Yaş ilerledikçe ve beslenme çeşitliliği farklı hale geldikçe, vücudun belli başlı vitaminlere çok fazla ihtiyaç duyduğunu aktaran İşbir, “Son yıllarda özellikle kış aylarında D vitamininin belli dozda alınması önemli olabilir. Bir önemli noktada geçen sene Amerika'da büyük bir salgın ortaya çıktı. Bu aşıların üretimi sırasında yapılan hatalar sonucunda, ağır bir salgın ortaya çıktı. Onun için aşı olunacaksa, tanınmış firmalarda büyük merkezlerde üretilen aşıların alınması gereklidir. Aşının, bir doktor; bir eczacı denetiminde yapılması gereklidir. Aşıların son kullanma tarihleride çok önemlidir" dedi.

“Basit bir gripte antibiyotik alımına gerek yok”

Grip tedavisinde antibiyotik kullanımına da dikkat çeken İşbir, “Gribin 5. ve 6. gününde bağışıklık sistemi eskisi kadar güçlü olmadığı için, vücutta ki bakerilerin açığa çıkması durumunda bakteriyel enfeksiyonlar ortaya çıkıyor. Bunu da antibiyotikle tedavi etmek gerekiyor. Ancak bizde bu süre beklenmiyor. Antibiyotik bir doktor gözetiminde veya antibiyogram yapılarak verilmesi gereken bir ilaç. Yani basit bir gripte antibiyotik alımına gerek yok. Ama boğazınız ağrır, bademcikler şişer ve onları beklersiniz, pastillerle gargaralarla geçmez ise, o zaman bir doktora gidilir doktorların önerdiği antibiyotiklere başlanır. Antibiyotik gıdalardanda gelebiliyor. Bir çok sıvı gıdada özellikle sütte var. Antibiyotik, sütün içine atılmıyor; sütü veren hayvana verildiği için o sütte antibiyotik oluyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.