   <?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Samsun Haber | Samsun Son Dakika ve Samsunspor Haberleri</title>
    <link>https://www.samsunhaber.com</link>
    <description>Samsun Haber, Samsun ve ilçeleriyle ilgili son dakika, asayiş, güncel haberler ve Samsunspor haberlerini sunarak, bölgedeki gelişmeleri anında takipçilerine ulaştırır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.samsunhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2026 08:34:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Opr. Dr. İdris Kıvanç bilgilendirdi: "Prostat kanseri tedavisindeki gecikme, idrar kanalına baskı oluşturabilir"]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/opr-dr-idris-kivanc-bilgilendirdi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/opr-dr-idris-kivanc-bilgilendirdi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prostat kanserinde tedaviye erken başlamanın önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, "Prostat kanseri zamanında tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğunu, kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer aldığını işaret eden Liv Hospital Samsun Üroloji Kliniği'nden Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>

<h2>"Erken dönemde belirti vermeyebilir"</h2>

<p>Prostatın erkeklerde bulunan, yaklaşık olarak bir ceviz büyüklüğünde, mesanenin altında yerleşmiş, üreme faaliyetleri için çeşitli salgılar üreten bir salgı organı olduğunu belirten Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, "Genellikle 65 yaş üstünde görülen prostat kanseri, erken dönemlerinde hiçbir belirti vermeyebilir. Fakat tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" diye konuştu.</p>

<h2>"Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar"</h2>

<p>Prostat kanserinde en önemli risk faktörlerinin yaş ve aile öyküsü olduğunun altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, şu bilgileri paylaştı:<br />
"Prostat kanserinde yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. 70 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50'sinde, 90 yaş üzerindekilerin de hemen hemen hepsinde mikroskobik düzeyde prostat kanseri tespit edilmektedir. Hastalığa 50 yaşından genç bireylerde sık rastlanmamaktadır. Bu yüzden erken teşhis için 50 yaşın üstündeki erkeklere prostat kanseri taraması önerilmektedir. Yapılan çalışmalar hastaların yaklaşık yüzde 15'lik bir bölümünde diğer aile üyelerinin de prostat kanseri öyküsü olduğunu ortaya koymuştur. Prostat kanserinin oluşmasından sorumlu kimi gen grupları tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra, obezite ve sigara kullanımı da prostat kanseri için tanımlanan risk faktörleri arasındadır."</p>

<h2>"Gece sık idrara çıkma ve idrarda zorlanmaya dikkat"</h2>

<p>Lokalize (prostata sınırlı) prostat kanserinin sıklıkla hiçbir belirti vermeden geliştiğini ifade eden Opr. Dr. İ. Kıvanç Cavıldak, prostat kanserinin izlenebilir belirtileri hakkında şunları söyledi:<br />
"Özellikle geceleri sık idrar çıkma ihtiyacı, idrar yapmaya başlarken ya da durdururken zorlanma, damla damla, kesintili idrar yapmak, cinsel ilişki sırasında ve boşalma anında ağrı, yanma, acı hissetmek, cinsel ilişki sonrası boşalma miktarında azalma, idrarda ya da menide kan görülmesi, ereksiyon sırasında zorlanma."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Tedavi gecikirse hastalık ilerliyor"</h2>

<p>Tarama testi yaptırmayan ya da tanı almış olmasına rağmen rutin kontrollerini aksatan kişilerde prostat kanserinin tedavisi geciktiğinin altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, bu durumlarda hastalığın ilerlemeye başladığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/opr-dr-idris-kivanc-bilgilendirdi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/06/idrar-3.jpg" type="image/jpeg" length="82029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar açıkladı: Lazer olanlar katarakt ameliyatı olabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-acikladi-lazer-olanlar-katarakt-ameliyati-olabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-acikladi-lazer-olanlar-katarakt-ameliyati-olabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, excimer lazer ameliyatı olan kişilerin ilerleyen yıllarda katarakt ameliyatı olup olamayacağına ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lazer tedavisinin, ileride yapılacak katarakt ameliyatına engel olmadığını belirten Yakar, göz çizdirme operasyonu geçiren kişilerin yıllar sonra güvenle katarakt ameliyatı olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Excimer lazer uygulamalarının göz içi cerrahileri açısından ek bir risk oluşturmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, “Lazer ameliyatı geçirmiş hastalarda katarakt operasyonu yapılabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ameliyatta kullanılacak göz içi merceğin hesaplanmasının daha hassas planlama gerektirmesidir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sürecin uzman göz hekimleri tarafından titizlikle değerlendirildiğini vurgulayan Yakar, hastaya en uygun merceğin belirlenmesiyle başarılı sonuçların hedeflendiğini kaydetti.</p>

<p>Öte yandan gözlük veya kontakt lens kullanmak istemeyen kişilerin, lazer tedavisine uygun olup olmadığının belirlenebilmesi için uzman muayenesinden geçmesi gerektiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-acikladi-lazer-olanlar-katarakt-ameliyati-olabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/katarakt.jpg" type="image/jpeg" length="38870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Pervin Karlı bilgilendirdi: Genital bölgedeki kararma önlenebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-bilgilendirdi-genital-bolgedeki-kararma-onlenebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-bilgilendirdi-genital-bolgedeki-kararma-onlenebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Pervin Karlı, genital bölgedeki kararmanın nedenleri ve önlenebilir olup olmadığı hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Karlı, genital bölgedeki kararmanın her zaman genetik kaynaklı olmadığını belirterek, kronik bir hastalık bulunmayan kişilerde bu durumun azaltılabileceğini ifade etti.</p>

<p>Uzman isim, özellikle bölgede sürekli sürtünme ve tahrişe neden olan durumların kararmayı artırdığına dikkat çekti. Dar kıyafet kullanımı, ciltte irritasyona yol açan ürünler ve alerjik reaksiyonların bu süreci tetikleyebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karlı, “Genital bölgede kronik sürtünme ve tahrişe neden olan durumlar ortadan kaldırıldığında kararma da belirli ölçüde azaltılabilir” dedi.</p>

<p>Ayrıca kullanılan ürünlerin cilt yapısına uygun olması gerektiğini vurgulayan Karlı, uzun süreli tahrişin önlenmesinin genital bölge sağlığı açısından önemli olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-bilgilendirdi-genital-bolgedeki-kararma-onlenebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/genital-2.jpg" type="image/jpeg" length="22134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Kutay Ertürk bilgilendirdi: Estetikte doğru beklenti şart]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/dr-kutay-erturk-bilgilendirdi-estetikte-dogru-beklenti-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/dr-kutay-erturk-bilgilendirdi-estetikte-dogru-beklenti-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı Kutay Ertürk, ilk kez estetik işlem yaptırmayı düşünenler için önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ertürk, estetik uygulamalarda en kritik noktanın doğru beklenti oluşturmak olduğunu belirterek, sosyal medyada görülen filtreli ve seçilmiş görüntülerin her zaman gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Her bireyin yüz anatomisinin farklı olduğuna dikkat çeken uzman isim, bu nedenle işlemlerin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk uygulamalarda aşırı ürün kullanımından kaçınılmasının önemine değinen Ertürk, daha kontrollü ve konservatif işlemlerin genellikle daha güvenli sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Estetiğin tek seferlik değil, bir süreç olduğunu vurgulayan Kutay Ertürk, “Tek hamlede mükemmel sonuç beklemek doğru değildir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/dr-kutay-erturk-bilgilendirdi-estetikte-dogru-beklenti-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/estetik-12.jpg" type="image/jpeg" length="92450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs yayılıyor: İsviçre'nin ardından İsrail'de de görüldü!]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/hantavirus-yayiliyor-isvicrenin-ardindan-israilde-de-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/hantavirus-yayiliyor-isvicrenin-ardindan-israilde-de-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Amerika seyahatinden dönen bir İsviçre vatandaşında, Zürih’te yapılan testler sonucunda Andes virüsü tespit edildi. Güney Atlantik’teki St. Helena Adası’nı da kapsayan yaklaşık üç haftalık bir cruise yolculuğunun ardından rahatsızlanan hasta hastaneye kaldırılırken, eşi tedbir amaçlı karantinaya alındı. Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli gemiyle bağlantılı olan bu vaka, virüsün insandan insana bulaşma riski nedeniyle uluslararası sağlık otoritelerini ayağa kaldırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Gemideki ölümler zinciri korkutuyor</h2>

<p>Andes virüsü vakasının, daha önce ölümlerin yaşandığı MV Hondius isimli cruise gemisiyle bağlantılı olması dikkat çekiyor. 11 Nisan'da Hollandalı bir yolcu ve ardından eşi hayatını kaybetmiş, 2 Mayıs'ta ise bir Alman yolcunun ölümüyle gemideki durum ciddiyetini artırmıştı. Yetkililer, gemide başlayan salgının yolcuların tahliyesiyle birlikte farklı ülkelere ve karaya taşınmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.</p>

<h2>Hantavirüs virüsü: İnsandan insana bulaşan nadir tür</h2>

<p>Hantavirüs ailesine ait olan Andes virüsü, diğer türlerden çok kritik bir farkla ayrılıyor: Nadir de olsa insandan insana bulaşabiliyor. Genellikle enfekte kemirgenlerin salgılarıyla temas veya kirli tozların solunmasıyla geçen virüsün, yakın temas yoluyla insanlar arasında yayılması salgın riskini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ECDC, gemideki insanlar arası bulaş ihtimalini yakından inceliyor.</p>

<h2>İsrail'de de görüldü, kuluçka süresi çok uzun</h2>

<p>Virüs sadece Avrupa'da değil, İsrail'de de tespit edildi. İsrail basınına göre, Doğu Avrupa'da kaldığı sırada enfekte olduğu düşünülen bir hasta belirtiler üzerine tıbbi yardım aldı. CDC, virüsün kuluçka süresinin 8 haftaya kadar uzayabildiğine dikkat çekerek, bu durumun temaslı takibini ve salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Andes virüsü belirtileri ve korunma yolları</h2>

<p>Güney Amerika'ya özgü nadir ama ciddi bir hastalık olan Andes virüsü, yüksek ateş, kas ağrısı ve solunum yetmezliği gibi ağır semptomlarla seyredebiliyor. İsviçre Sağlık Bakanlığı yeni vaka ihtimalinin düşük olduğunu savunsa da, gemiden ayrılan tüm yolcuların sağlık durumları takibe alındı. Uzmanlar, özellikle kapalı alanlarda ve uzun süreli yakın temaslarda virüsün yayılma hızının arttığı konusunda uyarıda bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/hantavirus-yayiliyor-isvicrenin-ardindan-israilde-de-goruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/4-239.jpg" type="image/jpeg" length="51035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Pervin Karlı açıkladı: Yumurtlama dönemi ne zaman olur?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-acikladi-yumurtlama-donemi-ne-zaman-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-acikladi-yumurtlama-donemi-ne-zaman-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Pervin Karlı, yumurtlama dönemine ilişkin merak edilenleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Pervin Karlı yumurtlama döneminin her kadında farklılık gösterebileceğini ifade etti. Ancak düzenli adet gören kadınlarda bu dönem daha kolay hesaplanabiliyor. 28 günde bir adet gören bir kadında, adet başlangıcından itibaren yaklaşık 14. gün yumurtlama günü olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Uzman isim, gebelik planlayanlar için yalnızca yumurtlama gününün değil, bu tarihten birkaç gün öncesi ve sonrasının da önemli olduğunu belirtti. Çünkü yumurtlama günü her zaman tam olarak aynı güne denk gelmeyebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzensiz adet gören kadınlarda ise yumurtlama zamanını tahmin etmek daha zor oluyor. Bu nedenle uzun süredir gebelik elde edilemeyen durumlarda, yumurtlama takibi için bir uzmana başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Karlı, hekim kontrolünde yapılan yumurtlama takibiyle doğru zamanlamanın belirlenebileceğini ve gebelik şansının artırılabileceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-acikladi-yumurtlama-donemi-ne-zaman-olur</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/yumurt.jpg" type="image/jpeg" length="56282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Özden Yılmaz bilgilendirdi: Her yıl check-up gerekli mi?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-bilgilendirdi-her-yil-check-up-gerekli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-bilgilendirdi-her-yil-check-up-gerekli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dahiliye Uzmanı Dr. Özden Yılmaz, “Her yıl check-up yaptırmak gerekli mi?” sorusuna yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Özden Yılmaz, check-up ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirterek yaş, aile öyküsü ve yaşam tarzının bu konuda belirleyici olduğunu söyledi. Özellikle ailesinde kronik hastalık bulunan, belli bir yaşın üzerinde olan ve sigara ya da alkol kullanımı bulunan kişilerin düzenli kontrol yaptırmasının önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Her birey için her yıl check-up zorunluluğu olmadığını ifade eden Yılmaz, 20’li yaşlardaki sağlıklı bireyler için rutin yıllık check-up’ın şart olmadığını, ancak risk faktörleri bulunan kişilerde bu kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, kişiye özel değerlendirme ile uygun aralıklarla yapılan kontrollerin erken teşhis açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-bilgilendirdi-her-yil-check-up-gerekli-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/ozden.jpg" type="image/jpeg" length="49286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Ömer Faruk Yolcu uyardı: Siyah dışkı ciddi bir uyarı olabilir]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-siyah-diski-ciddi-bir-uyari-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-siyah-diski-ciddi-bir-uyari-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Ömer Faruk Yolcu, “Siyah dışkılamam var, korkmalı mıyım?” sorusuna önemli uyarılarla yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yolcu, siyah dışkının özellikle mide ve üst sindirim sistemi kanamalarının belirtisi olabileceğini vurguladı. Yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağındaki kanamalarda, kanın sindirilerek dışkıya karıştığını ve bu nedenle siyah renk oluştuğunu belirtti.</p>

<p>Uzman isim, siyah dışkının cıvık kıvamlı ve kötü kokulu olmasının dikkat edilmesi gereken önemli işaretler arasında olduğunu söyledi. Ayrıca hastada nabız artışı, tansiyon düşüklüğü ve baygınlık hissi gibi belirtiler varsa durumun daha ciddi olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tür şikayetler görüldüğünde vakit kaybetmeden acil servise ya da gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiğinin altını çizen Yolcu, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-siyah-diski-ciddi-bir-uyari-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/diski.jpg" type="image/jpeg" length="47939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakın hafife almayın: Sinsi tehlike menisküs kök yırtıkları]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/sakin-hafife-almayin-sinsi-tehlike-meniskus-kok-yirtiklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/sakin-hafife-almayin-sinsi-tehlike-meniskus-kok-yirtiklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diz ağrıları artık yalnızca ileri yaşla sınırlı değil. Doç. Dr. Alper Öztürk, diz ağrısının ardında sinsi bir tehlikenin gizlenebileceğini vurgulayarak, "Menisküs kök yırtıklarına zamanında yapılan doğru müdahale, diz ekleminin doğal yapısını korumanın en etkili yoludur" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Öztürk, ortopedi polikliniklerine orta yaşlı hastaların en sık başvuru nedenlerinden birinin dizi sonuna kadar bükememe ve hareket sırasında belirginleşen ağrı olduğunu belirtti. Öztürk, "Çoğu zaman basit bir incinme olarak değerlendirilen bu tablo, aslında dizin geleceğini doğrudan etkileyebilecek sinsi bir tehlikenin habercisi olabilir, yani menisküs kök yırtıklarının" diye konuştu.</p>

<h2>YERİNDEN KAYIP İŞLEVİNİ KAYBEDİYOR</h2>

<p>Doç. Dr. Öztürk, menisküslerin diz eklemi içinde yükü dağıtan birer amortisör işlevi gördüğünü belirterek kök yırtığının bu yapının kemiğe tutunduğu ana bağlantı noktasının kopması anlamına geldiğini açıkladı. Öztürk, "Bu bağ koptuğunda menisküs yerinden kayar ve işlevini kaybeder. Diz eklemi korumasız kalır, kıkırdaklar artan yük altında hızla aşınmaya başlar" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>KADIN HASTALAR DAHA SIK</h2>

<p>Bu tablonun en sık 40-60 yaş aralığında, dizlerine fazla yük binen ve hafif kilolu bireylerde ortaya çıktığını ifade eden Öztürk, kadın hastalarda daha sık rastlandığını da vurguladı.</p>

<p>Öztürk, "Gençlerdeki gibi büyük travmalar gerekmez; çömelmek, merdiven inmek ya da yerden kalkmak gibi günlük hareketler bile yıpranmış menisküs kökünün kopmasına neden olabilir" açıklamasında bulundu.</p>

<h2>KİREÇLENME KAÇINILMAZ</h2>

<p>Hastaların genellikle dizin arka kısmına yayılan ani ve keskin bir ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı tarif ettiğini belirten Öztürk, özellikle dizin tam büküldüğü pozisyonlarda ağrının belirgin şekilde arttığını söyledi. Öztürk, bu yırtıkların en önemli özelliğinin kendiliğinden iyileşmemesi olduğunu vurgulayarak, "Tedavi edilmediğinde dizde hızlı ve geri dönüşü olmayan kıkırdak hasarı gelişir. Süreç ilerledikçe kireçlenme kaçınılmaz hale gelebilir, bu da ilerleyen dönemde diz protezi ameliyatını gündeme getirebilir" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güncel tıbbi yaklaşımların özellikle orta yaş grubunda en koruyucu seçeneğin menisküsün tamir edilmesi olduğunu gösterdiğini hatırlatan Öztürk, "Kopan menisküs kökü, özel cerrahi tekniklerle yeniden kemiğe sabitlendiğinde dizin yük dağılımı ve biyomekaniği büyük ölçüde eski haline döner. Başarılı bir tamir, ileride protez ihtiyacını önemli ölçüde azaltabilir, hatta tamamen ortadan kaldırabilir" dedi.</p>

<p>Öztürk, 40-60 yaş aralığında olup merdiven inip çıkarken, çömelirken ya da ani bir hareket sırasında dizden ses geldikten sonra ağrı ve şişlik gelişen kişilerin bu durumu hafife almaması gerektiğini aktararak "Gecikmeden bir ortopedi uzmanına başvurmak, erken teşhis ve doğru tedavi için kritik öneme sahiptir" ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/sakin-hafife-almayin-sinsi-tehlike-meniskus-kok-yirtiklari</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/hafif.jpg" type="image/jpeg" length="22040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Kadir Yıldırım uyardı: Şeker cerrahisinde geç kalmak başarıyı düşürebilir]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/doc-dr-kadir-yildirim-uyardi-seker-cerrahisinde-gec-kalmak-basariyi-dusurebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/doc-dr-kadir-yildirim-uyardi-seker-cerrahisinde-gec-kalmak-basariyi-dusurebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Kadir Yıldırım, “Şeker hastalığı cerrahisinde geç kalınır mı?” sorusuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Tip 2 diyabet hastalarında cerrahinin etkili olabilmesi için doğru zamanlama ve uygun hasta seçiminin kritik olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şeker hastalığı cerrahisinin her hastada aynı başarıyı göstermediğini belirten Yıldırım, “Cerrahinin başarılı olabilmesi için pankreas rezervinin yeterli olması gerekiyor. C-peptit değerinin belli bir seviyenin üzerinde olması, uzun vadeli başarı açısından büyük önem taşıyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun yıllardır diyabet hastası olan ve özellikle uzun süre insülin kullanan kişilerde pankreas rezervinin tükenmiş olabileceğine dikkat çeken Yıldırım, bu durumda cerrahi başarı oranının düşebileceğini ifade etti.</p>

<p>Şeker cerrahisinde başarı oranlarının genel olarak yüzde 90-95 seviyelerinde olduğunu belirten Yıldırım, “Ancak burada en önemli kriter ‘uygun hasta, uygun zaman’ ilkesidir. Bu nedenle hastaların geç kalmadan değerlendirilmesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/doc-dr-kadir-yildirim-uyardi-seker-cerrahisinde-gec-kalmak-basariyi-dusurebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/basari-4.jpg" type="image/jpeg" length="66904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak uyardı: Prostat kanseri tedavisindeki gecikme, idrar kanalına baskı oluşturabilir]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/op-dr-idris-kivanc-cavildak-uyardi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/op-dr-idris-kivanc-cavildak-uyardi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prostat kanserinde tedaviye erken başlamanın önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Op. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, "Prostat kanseri zamanında tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erkeklerde en sık görülen kanser türünün prostat olduğunu, kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer aldığını işaret eden Liv Hospital Samsun Üroloji Kliniği'nden Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu. Prostatın erkeklerde bulunan, yaklaşık bir ceviz büyüklüğünde, mesanenin altında yerleşmiş, üreme faaliyetleri için çeşitli salgılar üreten bir salgı organı olduğunu belirten Opr. Dr. Cavıldak, "Genellikle 65 yaş üstünde görülen prostat kanseri, erken dönemlerinde hiçbir belirti vermeyebilir. Fakat tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" diye konuştu.</p>

<h2>"Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar"</h2>

<p>Hastalıkta en önemli risk faktörlerinin yaş ve aile öyküsü olduğunun altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, "Yaş ilerledikçe prostat kanseri görülme sıklığı artar. 70 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50'sinde, 90 yaş üzerindekilerin de hemen hemen hepsinde mikroskobik düzeyde prostat kanseri tespit edilmektedir. Hastalığa 50 yaşından genç bireylerde sık rastlanmamaktadır. Bu yüzden erken teşhis için 50 yaşın üstündeki erkeklere prostat kanseri taraması önerilmektedir. Yapılan çalışmalar hastaların yaklaşık yüzde 15'lik bir bölümünde diğer aile üyelerinin de prostat kanseri öyküsü olduğunu ortaya koymuştur. Prostat kanserinin oluşmasından sorumlu kimi gen grupları tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra, obezite ve sigara kullanımı da prostat kanseri için tanımlanan risk faktörleri arasındadır" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Gece sık idrara çıkma ve idrarda zorlanmaya dikkat"</h2>

<p>Lokalize (prostata sınırlı) prostat kanserinin sıklıkla hiçbir belirti vermeden geliştiğini ifade eden Op. Dr. Cavıldak, ayrıca şunları söyledi:<br />
"Özellikle geceleri sık idrar çıkma ihtiyacı, idrar yapmaya başlarken ya da durdururken zorlanma, damla damla, kesintili idrar yapmak, cinsel ilişki sırasında ve boşalma anında ağrı, yanma, acı hissetmek, cinsel ilişki sonrası boşalma miktarında azalma, idrarda ya da menide kan görülmesi, ereksiyon sırasında zorlanma belirtiler arasındadır."<br />
Tarama testi yaptırmayan ya da tanı almış olmasına rağmen rutin kontrollerini aksatan kişilerde prostat kanseri tedavisinin geciktiğinin altını çizen Cavıldak, bu durumlarda hastalığın ilerlemeye başladığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/op-dr-idris-kivanc-cavildak-uyardi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/idrar-2.jpg" type="image/jpeg" length="76327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medya trendleri cildi yaşlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/sosyal-medya-trendleri-cildi-yaslandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/sosyal-medya-trendleri-cildi-yaslandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada hızla yayılan cilt bakım trendleri, güzelleştirmek yerine cildi yaşlandırabiliyor. Özellikle çocuklar ve gençler arasında kontrolsüz şekilde uygulanan maske ve asitli ürünler, kalıcı cilt sorunlarına yol açabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, bilinçsiz cilt bakımına karşı önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle viral videoların etkisiyle bilinçsizce kullanılan kozmetik ürünlerin nodüler aknelere ve cilt yanıklarına neden olduğunu vurgulayan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi'nden Uzm. Dr. Makbule Dündar, en doğru yolun cilt analizi olduğunu hatırlattı.</p>

<p><img alt="A W686614 01 600X400" height="400" src="https://samsunhabercom.teimg.com/samsunhaber-com/uploads/2026/04/a-w686614-01-600x400.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"5-6 yaşındaki çocuklar asitli maske yapıyor"</h2>

<p>Sosyal medyanın etkisiyle cilt bakımına yönelen çocuklara dikkat çeken Dr. Dündar, "Ne yazık ki 5-6 yaşındaki kız çocuklarının bile yüzlerine maske yaptığını, asitli ürünler kullandığını görüyoruz. Bu durum gerçekten ürkütücü. Her ürün her cilt için uygun değil. Bazı içerikler oldukça başarılı ve kaliteli. Biz bu tarz ürünleri yanık tedavilerinde, derin yaralanmalar sonrası doku yenilenmesi için kullanıyoruz. Ancak bu ürünler sosyal medyada ‘akne izlerine çözüm' gibi sunuluyor. Oysa yoğun içerikli bu ürünler, akneli ve yağlı ciltlerde durumu daha da kötüleştiriyor" diye konuştu.</p>

<h2>"Önce cilt analizi, sonra ürün"</h2>

<p>Yanlış kullanımın gözenek tıkanıklığına ve daha zor tedavi edilen nodüler-kistik aknelere yol açabildiğini ifade eden Dr. Dündar, "Akne izi ile her iz aynı değildir. Yanık iziyle sivilce izi aynı şekilde tedavi edilmez. Asitli peelingler de bilinçsiz kullanılıyor ve ciltte yanıklara neden olabilir. Glikolik asit, laktik asit gibi uygulamaları biz de yapıyoruz. Ancak bu işlemler herkes için uygun değil. Hassas ve ince ciltlerde ciddi cilt yanıkları oluşabilir. İnternette viral olan her maske herkese uygun değildir. Hangi yaşta olursak olalım, öncelikle bir dermatoloğa gidip cilt analizi yaptırmalıyız. Cilt tipimizi ve risklerimizi öğrendikten sonra ürün seçmeliyiz. Araştırma yapmak önemli ama öncelik mutlaka dermatoloji uzmanı olmalı" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/sosyal-medya-trendleri-cildi-yaslandiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/4-159.jpg" type="image/jpeg" length="62937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Pervin Karlı: Doğum sonrası vajinoplasti için acele etmeyin]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-dogum-sonrasi-vajinoplasti-icin-acele-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-dogum-sonrasi-vajinoplasti-icin-acele-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Pervin Karlı, doğum sonrası vajinoplasti operasyonunun ne zaman yapılması gerektiğine dair önemli bilgiler paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karlı, ister normal doğum ister sezaryen olsun, kadın vücudunun doğum sonrası toparlanması için zamana ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bu nedenle cerrahi bir müdahale gerekip gerekmediğinin sağlıklı şekilde değerlendirilebilmesi için en az 6 ay, tercihen ise 1 yıl beklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Doğum sonrası dokuların eski sıkılığına ve yapısına dönmesinin zaman aldığını ifade eden Karlı, bu süreç tamamlanmadan yapılacak değerlendirmelerin yanıltıcı olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman isim, “Vücudun toparlanma süreci tamamlandıktan sonra, gerçekten cerrahiye ihtiyaç olup olmadığı daha net anlaşılır. En doğru karar genellikle doğumdan 1 yıl sonra verilir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-dogum-sonrasi-vajinoplasti-icin-acele-etmeyin</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/pervin.jpg" type="image/jpeg" length="16550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[72 ilaç daha geri ödeme listesinde]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir düzenlemenin hayata geçirildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir düzenlemenin hayata geçirildiğini duyurdu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Işıkhan, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlara ve tedavi yöntemlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla geri ödeme listesinde genişlemeye gidildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="H Ez Ito Has A An Jv" height="726" src="https://samsunhabercom.teimg.com/samsunhaber-com/uploads/2026/04/h-ez-ito-has-a-an-jv.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Yapılan düzenlemenin özellikle kanser hastalarının tedavi süreçlerinde ilaçlara erişimini kolaylaştırması beklenirken, yerli üretim ilaçların listeye eklenmesiyle sağlık harcamalarında da dengelenme sağlanması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Yeni Şafak Gazetesi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/4-84.png" type="image/jpeg" length="88636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. Emre Kıymık: Estetikte doğru karar dengeyle alınır]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/op-dr-emre-kiymik-estetikte-dogru-karar-dengeyle-alinir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/op-dr-emre-kiymik-estetikte-dogru-karar-dengeyle-alinir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Estetik operasyonlara yönelik karar süreci hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Op. Dr. Emre Kıymık, en doğru sonucun hasta ve doktor arasında kurulacak dengeyle elde edilebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Kıymık, estetik ameliyatlarda tek taraflı bir karar mekanizmasının doğru olmadığını belirterek, “Bu sürecin en sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için hasta beklentileri ile hekimin tıbbi bilgisi ortak noktada buluşmalı” dedi.</p>

<p>Hekimlerin, hastalarını sahip oldukları bilgi birikimi ve deneyimle en uygun tekniklere yönlendirdiğini ifade eden Kıymık, hastaların da beklentilerinin gerçekçi olması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Estetik operasyonlarda başarılı sonuçların, hastanın talebi ile doktorun önerilerinin uyumlu hale gelmesiyle ortaya çıktığını belirten Kıymık, “Ortak bir karar alınması, en kaliteli ve doğal sonuçların elde edilmesini sağlar” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/op-dr-emre-kiymik-estetikte-dogru-karar-dengeyle-alinir</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/03/denge-2.jpg" type="image/jpeg" length="27995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kronik ağrılarda yeni umut! Ameliyatsız tedavi giderek yaygınlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/kronik-agrilarda-yeni-umut-ameliyatsiz-tedavi-giderek-yayginlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/kronik-agrilarda-yeni-umut-ameliyatsiz-tedavi-giderek-yayginlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik kas-iskelet sistemi ağrıları, günümüzde giderek daha fazla kişinin yaşam kalitesini düşüren önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Özellikle bel, boyun, diz ve omuz bölgelerinde hissedilen ağrılar; hareketsiz yaşam tarzı, uzun süre masa başında çalışma ve yanlış hareket alışkanlıkları nedeniyle her yaş grubunda yaygınlaşıyor. Uzmanlara göre son yıllarda bu ağrılara karşı ameliyatsız tedavi yöntemlerine ilgi artıyor. Bu yöntemlerden biri de proloterapi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, proloterapinin temel yaklaşımının klasik tedavilerden farklı olduğunu belirtiyor. Bu yöntemde amaç, yalnızca ağrıyı azaltmak değil, ağrının kaynağı olan dokuyu güçlendirmek.</p>

<p>Proloterapi, zayıflamış bağ, tendon ve eklem yapılarına özel içerikli solüsyonların enjekte edilmesiyle uygulanıyor. Bu sayede vücutta doğal bir onarım süreci tetikleniyor.</p>

<h2>VÜCUT KENDİ KENİNİ İYİLEŞTİRMEYE BAŞLIYOR</h2>

<p>Uzmanlara göre enjeksiyon sonrası uygulanan bölgede kontrollü bir iyileşme süreci başlıyor. Vücut, hasarlı alana yönelerek onarım mekanizmasını devreye sokuyor. Zamanla dokular güçleniyor ve ağrının kaynağı ortadan kaldırılabiliyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, özellikle uzun süredir devam eden ve tekrarlayan ağrılarda dikkat çekici sonuçlar sunabiliyor.</p>

<h2>HANGİ RAHATSIZLIKLARDA TERCİH EDİLİYOR?</h2>

<p>Proloterapi, birçok kronik kas-iskelet sistemi probleminde destekleyici bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:</p>

<p>Bel ve boyun fıtığına bağlı ağrılar<br />
Diz kireçlenmesi<br />
Omuz sıkışma sendromu<br />
Tenisçi dirseği<br />
Bağ ve tendon yaralanmaları<br />
Kronik bel ve sırt ağrıları</p>

<p>Ameliyatsız bir yöntem olması nedeniyle proloterapi, özellikle uzun süreli ağrı yaşayan hastalar için önemli bir seçenek sunuyor. Ancak her hasta için uygun olmayabileceği vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlar, doğru hasta seçimi ve kişiye özel planlama ile proloterapinin cerrahi müdahaleye alternatif olabilecek güçlü bir yöntem haline gelebildiğini belirtiyor.</p>

<h2>BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ÖNEMLİ</h2>

<p>Modern tıp uygulamalarıyla tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, kalıcı sonuçlar için hastaya bütüncül yaklaşmanın önemini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kronik ağrıların doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceğini belirten uzmanlar, kişiye özel tedavi planlarının bu süreçte belirleyici olduğunu ifade ediyor. Amaç ise net: Ağrının hayatı yönetmesine izin vermemek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/kronik-agrilarda-yeni-umut-ameliyatsiz-tedavi-giderek-yayginlasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/03/agri-1.jpg" type="image/jpeg" length="49067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu belirtilere dikkat: Beyin tümörünün ilk sinyali olabilir]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/bu-belirtilere-dikkat-beyin-tumorunun-ilk-sinyali-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/bu-belirtilere-dikkat-beyin-tumorunun-ilk-sinyali-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin tümörleri, beynin kendisinden, etrafındaki zarlardan veya kafatasından kaynaklanabildiği gibi vücudun başka bölgelerindeki kanserlerin beyne yayılmasıyla da oluşabiliyor. Prof. Dr. İbrahim Ziyal, beyin tümörlerinin nadir görülmesine rağmen erken fark edildiğinde tedavi şansının yüksek olduğunu belirterek, geçmeyen baş ağrıları başta olmak üzere bazı belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatta sık karşılaşılan baş ağrısı, mide bulantısı ya da güçsüzlük gibi şikayetlerin çoğu zaman basit nedenlere bağlı olduğunu ifade eden Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. İbrahim Ziyal, bazı durumlarda bu belirtilerin daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2>"HORMONAL TÜMÖRLER KADINLARDA DAHA ERKEN BELİRTİ VEREBİLİR"</h2>

<p>Prof. Dr. İbrahim Ziyal, vücudun koruyucu sisteminin bozulmasıyla hücrelerin kontrolsüz çoğalabildiğini ve tümör oluşabileceğini belirterek şu bilgileri verdi:</p>

<p>"Genel olarak alındıktan sonra tekrar etmeyen ya da yavaş büyüyen tümörler iyi huylu, ek tedavilere rağmen hızlı tekrarlayanlar ise kötü huylu olarak tanımlanır. Beyin tümörleri her yaş grubunda görülebilir. Bebek ve çocuklarda doğuştan tümörler görülebilirken, yaş ilerledikçe sonradan gelişen tümörler ortaya çıkabilir. Özellikle hipofiz adenomu gibi hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebildiği için tanı da daha erken konabilmektedir. Ailede birinci derece bireylerde beyin tümörü öyküsü olması da risk faktörü oluşturabilir."</p>

<h2>"BEYİN TÜMÖRLERİ 10 FARKLI BELİRTİYLE ORTAYA ÇIKABİLİR"</h2>

<p>Belirtilerin tümörün beynin hangi bölgesinde yer aldığına göre değiştiğini ifade eden Ziyal, "Beyin kapalı bir yapı içinde yer aldığı için anormal büyüyen bir oluşum zamanla beyin dokusuna bası yapar. Bunun en sık belirtisi baş ağrısıdır. Zamanla bulantı ve kusma da tabloya eklenebilir" uyarısında bulundu.</p>

<p>Ziyal, beyin tümörlerinde görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Geçmeyen ve giderek artan baş ağrısı<br />
Özellikle sabahları belirginleşen bulantı ve kusma<br />
Kol ve/veya bacakta güçsüzlük<br />
Konuşma bozukluğu<br />
Epilepsi nöbeti<br />
Görme bozukluğu veya çift görme<br />
Dengesizlik, el ve ayaklarda büyüme<br />
İşitme azalması<br />
Yutma güçlüğü<br />
Kişilik ve davranış değişiklikleri"</p>

<h2>"BAŞ AĞRISININ ŞEKLİ AYIRT ETMEDE ÖNEMLİ"</h2>

<p>Baş ağrısının karakterinin ayırıcı tanıda önemli olduğunu belirten Ziyal, "Sürekli, tüm başa yayılan ve özellikle sabah bulantı ve kusma ile birlikte görülen baş ağrıları dikkatle değerlendirilmelidir. Bazen başka bir nedenle çekilen beyin MR'ında tümör tesadüfen saptanabilir. Bu nedenle ayrıntılı nörolojik muayene büyük önem taşır" dedi.</p>

<h2>"MİGREN VE SİNÜZİTTEN FARKLI OLABİLİR"</h2>

<p>Baş ağrısının birçok farklı nedene bağlı gelişebileceğini ifade eden Ziyal, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"Migrende ağrı çoğunlukla başın bir yarısında hissedilir ve tetikleyicilerle ortaya çıkar. Sinüzitte ağrı daha çok alın ve yüz bölgesindedir ve ateş eşlik edebilir. Beyin tümörlerinde ise ağrı genellikle yaygın ve baskı tarzındadır. Gerekli durumlarda tomografi ve özellikle ilaçlı beyin MR'ı tanı için yol göstericidir."</p>

<h2>"TANI VE TEDAVİDE İLERİ TEKNOLOJİLER KULLANILIYOR"</h2>

<p>Beyin tümörlerinde tanı sürecinin hastanın şikayetleri ve nörolojik muayene ile başladığını belirten Ziyal, "Çoğu zaman ilaçlı beyin MR'ı ile tanı netleşir. Bazı durumlarda anjiyografi gibi ek incelemeler gerekebilir. Ameliyat öncesinde tümörün özelliklerini değerlendirmek için ileri tekniklerden yararlanılabilir" diye konuştu.</p>

<p>Tedavide temel yöntemin cerrahi olduğunu vurgulayan Ziyal, "Amaç tümörün mümkün olan en güvenli şekilde tamamen çıkarılmasıdır. Ancak bazı hassas bölgelerde küçük bir kısmı bırakılabilir. Gerekli durumlarda radyoterapi veya kemoterapi uygulanır. Günümüzde mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler ile ileri teknolojiler cerrahinin güvenliğini artırmaktadır. Bazı hastalarda radyocerrahi de uygulanabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"HER BEYİN TÜMÖRÜ KÖTÜ HUYLU DEĞİLDİR"</h2>

<p>Beyin tümörünün her zaman kötü huylu olmadığını belirten Ziyal, "Tamamen çıkarılan ve iyi huylu olan birçok hasta ek tedaviye ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebilir. Ancak alışılmışın dışında, giderek artan ve nörolojik belirtilerle birlikte görülen şikayetlerde vakit kaybetmeden uzmana başvurmak erken tanı açısından hayati önem taşır" dedi.</p>

<h2>"BEYİN SAĞLIĞI İÇİN YAŞAM TARZI ÖNEMLİ"</h2>

<p>Beyin sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Ziyal, "Düzenli kitap okumak, zihni aktif tutan aktiviteler yapmak, tempolu yürüyüş, yeterli uyku ve dengeli beslenme beyin sağlığına katkı sağlar. Omega-3 20açısından zengin besinler tüketilmeli, sigaradan uzak durulmalı ve radyasyona maruz kalmaktan kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/bu-belirtilere-dikkat-beyin-tumorunun-ilk-sinyali-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/03/beyin-2.jpg" type="image/jpeg" length="88257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Ömer Faruk Yolcu yanıtladı: Kolonoskopi kimlere önerilebilir?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-yanitladi-kolonoskopi-kimlere-onerilebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-yanitladi-kolonoskopi-kimlere-onerilebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji alanında önemli bir tanı yöntemi olan kolonoskopi hakkında açıklamalarda bulunan Ömer Faruk Yolcu, bu işlemin kimlere önerildiğini detaylarıyla anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Yolcu, özellikle nedeni açıklanamayan bazı şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini belirterek, “Sebebi bilinmeyen karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süren ishal veya kabızlık gibi durumlarda kolonoskopi önemli bir tanı aracıdır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce bağırsakta polip tespit edilen kişilerin düzenli takiplerinde de kolonoskopinin kritik rol oynadığını vurgulayan Yolcu, ailesinde kolon kanseri ya da polip öyküsü bulunan bireylerin de risk grubunda yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Ayrıca dışkıda kan görülmesi ya da gizli kan pozitifliği gibi bulguların da ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Yolcu, kansızlık nedeninin araştırılmasında da kolonoskopinin sıkça başvurulan bir yöntem olduğunu söyledi.</p>

<p>Uzmanlar, erken teşhis açısından kolonoskopinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-yanitladi-kolonoskopi-kimlere-onerilebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/03/kim-1.jpg" type="image/jpeg" length="50875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Mevsimsel grip sanılıyor, kronik astıma dönüşebiliyor"]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/mevsimsel-grip-saniliyor-kronik-astima-donusebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/mevsimsel-grip-saniliyor-kronik-astima-donusebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Bölgesi’nde artan nem ve hava değişimlerinin alerjik hastalıkları tetiklediğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aziz Uluışık, "Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri, alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Sürekli tekrarlayan öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Bu belirtiler alerjik astımın habercisi olabilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Aziz Uluışık, Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda artış gösteren alerjik solunum yolu hastalıklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bölgenin nemli iklimi ve yoğun bitki örtüsünün alerjik hastalıkları tetiklediğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, özellikle geçmeyen solunum şikayetlerinin mevsimsel hastalıklarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.<br />
Karadeniz’in iklim özelliklerinin alerjik hastalıkların görülme sıklığını artırdığını ifade eden Uzm. Dr. Uluışık, "Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri, alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Bölgede özellikle astım ve alerjik rinit vakalarında son yıllarda önemli bir artış gözlemleniyor" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Belirtiler grip ile karıştırılmamalı"</h2>

<p>Alerjik hastalık belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını dile getiren Uzm. Dr. Uluışık, "Burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikayetler mevsimsel grip ile karıştırılmamalıdır" ifadelerine yer verdi.<br />
Bu tür şikayetlerin uzun sürmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, "Sürekli tekrarlayan öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Bu belirtiler alerjik astımın habercisi olabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Tedavi edilmeyen alerji kronik astıma dönüşebilir"</h2>

<p>Alerjik hastalıkların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Uluışık, "Erken dönemde tedavi edilmeyen alerjik hastalıklar zamanla kronik astıma dönüşebiliyor. Özellikle risk grubunda yer alan bireylerin dikkatli olmalı ve düzenli kontrollerini aksatmamalı" diye konuştu.</p>

<h2>"Polen, nem ve ev tozu en önemli tetikleyiciler"</h2>

<p>Uzm. Dr. Uluışık, bahar aylarında artan polen yoğunluğunun alerjik hastalıkları tetiklediğine dikkat çekerek, "Samsun’da özellikle bahar aylarında polen yoğunluğu, kıyı bölgelerde ise nem ve ev içi toz akarları hastalıkları tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor" şeklinde konuştu.<br />
Alerjik hastalıklardan korunmak için bazı önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Uluışık, "Risk grubundaki kişilerin sigara dumanından uzak durmaları, yaşam alanlarını düzenli havalandırmaları ve kontrollerini aksatmamaları önemlidir" ifadelerine yer verdi.</p>

<h2>"Erken tanı ile kontrol mümkün"</h2>

<p>Alerjik hastalıkların erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, şu ifadelere yer verdi:<br />
"Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkündür. Sağlıklı nefes, güçlü bir yaşamdır. Nefesinizi ihmal etmeyin."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/mevsimsel-grip-saniliyor-kronik-astima-donusebiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 20:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/03/1-326.jpg" type="image/jpeg" length="58138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar: "Glokomda görme kaybı son ana kadar fark edilmeyebilir"]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-glokomda-gorme-kaybi-son-ana-kadar-fark-edilmeyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-glokomda-gorme-kaybi-son-ana-kadar-fark-edilmeyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz tansiyonu olarak belirtilen glokom, göz içi basıncının yüksekliği ve beraberinde göz sinirinde geri dönüşümsüz hasarla giden sinsi bir hastalık olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, herhangi bir şikayet oluşturmadan ya da bulgu vermeden görme alanı daralmasına ve sonunda görme kaybına yol açan glokomda, göz içinde salgılanan ve gözü içerden besleyen sıvının gözü terk etmesinde bir zorluk veya engel gelişmekte ve böylece göz içi basıncı yükselerek, görme sinirine zarar verdiğini ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Liv Hospital Samsun Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, hastalığın tanı, tedavi ve sonrası hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Yakar, son ana kadar hiçbir belirti vermeyen ve görme kaybına neden olan glokomun (göz tansiyonu) önüne geçmek için düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Yakar, "Gözümüzün bu sinsi düşmanı son ana kadar hiçbir belirti vermeksizin ilerleyebilir ve bir anda kişiler görme kaybının farkına varabilirler. Bu sebepten her göz muayenesine başvuran kimselerde muhakkak göz içi basınç değerini ölçmekteyiz. Glokom tüm yaşlarda görülebilmekle beraber 40 yaşın üstünde risk daha fazladır. Yaş ilerledikçe risk de artar. Toplumda yüzde 1-2 oranında görülmekle beraber tüm dünyada körlük sebeplerinin yaklaşık yüzde 10-15'ini oluşturmaktadır" dedi.</p>

<h2>"Sinsi hastalık, hasta tarafından son ana kadar fark edilmez"</h2>

<p>Glokomun son ana kadar hasta tarafından fark edilmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, "En sık görülen ve en sinsi glokom türünde hiçbir bulgu vermeksizin görme alanı çevreden merkeze doğru yavaş yavaş daralır ve genellikle son ana kadar hasta tarafından fark edilmez. Görme sinirindeki hasarının ağırlaşması sonucu aniden geri dönüşümsüz görme kaybı fark edilir. Fakat artık çok geçtir" diye konuştu.<br />
Glokomun daha seyrek görülen tipinde ise ani olarak çok yüksek değerlere çıkan göz içi basıncının göz çevresinde ağrı, gözde kızarıklık, bulanık görme, ışıkların çevresinde halelerin görülmesi ve mide bulantısı ile kusmalara neden olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, "40 yaş üstünde, ailesinde glokom tanılı birey olanlarda, şeker hastalarında, yüksek miyop ve hipermetroplarda, kortizonlu ilaç kullananlarda, göz travmasına maruz kalanlarda, göz içi iltihap-üveit geçirenlerde, migren hastalarında risk artmıştır. Öncelikle rutin göz muayenesinde göz içi basınç ölçülerek ve göz dibi muayenesinde görme siniri muayene edilerek glokomdan şüphelenilir. Kesin teşhis için kornea kalınlığı (pakimetre), görme alanı ve göz tomografisi (OCT) yapılır. Bu testler ışığında göz içi basıncı düşük olsa bile görme sinirinde hasar tespit edilirse glokom tanısı konulmuş olur" dedi.</p>

<h2>"Glokumun önüne geçmek için düzenli muayene şart"</h2>

<p>Hastalığın tedavisi ve sonrası hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Yakar, "Glokomun öncelikli tedavisi (erişkinlerde) çeşitli göz damlaları yardımıyla göz tansiyonunu düşürmektir. Bunun için çeşitli lazer işlemleri de uygulanabilir. Tüm bu seçeneklere rağmen göz siniri hasarı devam eden hastalarda cerrahi olarak göz tansiyonun düşmesi sağlanır. Bebeklik ve çocukluk çağı glokomunda genellikle ilk tercih cerrahidir. Hastalıktan korunmak için düzenli aralıklarla göz muayenesi olmak en değerli yöntemdir. Ailenizde glokom tanısı almış birey varsa her göz muayenesinde bunu göz doktorunuzla paylaşınız. Kortizonlu herhangi bir ilacı doktorunuzun tavsiye ettiğinden fazla sürede kullanmayın, böyle bir ilaç kullanıyorsanız muhakkak göz doktorunuza haber verin" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Tanı sonrası yapılması gerekenler"<br />
Önlenebilir körlük nedenleri arasında ilk sırada yer alan glokomda tanı sonrası yapılacaklardan bahseden Dr. Yakar, şunları söyledi:<br />
"40 yaş üzerindeyseniz, muhakkak açlık kan şekerinizi yılda bir ölçtürün. Şeker hastalığı tanınız varsa bunu göz doktorunuza muhakkak belirtini. Glokom tanısı alanlar öncelikle göz hekiminizin önerdiği tedaviyi muhakkak uygulamalısınız. Eğer tedavi olarak göz damlaları seçildiyse, ilaçlarınızı bir göz hekimi kesene kadar bırakmamalısınız, biter bitmez hemen temin etmelisiniz. İlaçlarınızı düzenli ve saatinde kullanmalısınız. İlaçlarınızı damlatırken, farklı iki ilaç arasında en az 10-15 dakika süre vermelisiniz, peş peşe damlatmamalısınız. Göz doktorunuza kontrole gelirken glokom damlalarınızı muhakkak vaktinde kullanıp gelmelisiniz, yanınızda bulundurmalısınız. Daha önce yapılmış testler ve kayıtlı ölçümler varsa bunları da beraberinizde getirmelisiniz. Özellikle birinci derece akrabalarınızı glokom tanısı aldığınıza dair bilgilendirmeli ve onların da muhakkak göz muayenesinden geçmelerini önemle tavsiye etmelisiniz. Unutmayın ki glokom önlenebilir körlük nedenlerinin en başında gelmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-glokomda-gorme-kaybi-son-ana-kadar-fark-edilmeyebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/03/glokom.jpg" type="image/jpeg" length="95259"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
