   <?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Samsun Haber | Samsun Son Dakika ve Samsunspor Haberleri</title>
    <link>https://www.samsunhaber.com</link>
    <description>Samsun Haber, Samsun ve ilçeleriyle ilgili son dakika, asayiş, güncel haberler ve Samsunspor haberlerini sunarak, bölgedeki gelişmeleri anında takipçilerine ulaştırır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.samsunhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 01 Aug 2026 05:33:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigarayı Bırakmak İsteyenlere Müjde: Tedavi ve Danışmanlık Ücretsiz]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/sigarayi-birakmak-isteyenlere-mujde-tedavi-ve-danismanlik-ucretsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/sigarayi-birakmak-isteyenlere-mujde-tedavi-ve-danismanlik-ucretsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun’un Çarşamba İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Sigara Bırakma Birimi’nde vatandaşlara ücretsiz danışmanlık ve tedavi hizmeti sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çarşamba ilçesinde kurulan Sigara Bırakma Birimi’nde sigara kullanan kişilere ilk önce üfleme testi yapılarak nikotin bağımlılıklarına göre tedavi planı hazırlandı. Uygun görülen hastalara ise ilaç tedavisi de ücretsiz olarak uygulanırken bugüne kadar tedaviyi düzenli sürdüren hastalarda sigara bırakma başarısı yaklaşık yüzde 30'a ulaştığı belirtildi.</p>

<h2>"Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değil"</h2>

<p>Çarşamba İlçe Sağlık Müdürlüğü Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Kübra Gündüz Cebeci, tütün kullanımının kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere birçok kronik hastalığın en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi.<br />
Polikliniğin vatandaşlara ücretsiz hizmet verdiğini belirten Cebeci, başvuran kişilerin hekim tarafından değerlendirildiğini, uygun görülen hastalar için bilimsel yöntemler doğrultusunda kişiye özel tedavi planı oluşturulduğunu ifade etti.<br />
Danışmanlık hizmetlerinin tamamen ücretsiz olduğunu vurgulayan Cebeci, gerekli görülen hastalara ilaç tedavisinin de ücretsiz sağlandığını belirterek tüm vatandaşları Sigara Bırakma Polikliniği'ne başvurmaya davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Tedavi kişiye göre planlanıyor</h2>

<p>Poliklinikte görev yapan Uzm. Dr. Seda Nur Turhan ise hastalara ilk olarak nikotin bağımlılık testi uygulandığını söyledi. Test sonucuna göre tedavi planının belirlendiğini ifade eden Turhan, orta ve yüksek düzey bağımlılığı bulunan hastalarda ilaç tedavisi, uygun görülen hastalarda ise nikotin replasman tedavilerinin uygulandığını kaydetti.<br />
Tedavinin yalnızca ilaçtan ibaret olmadığını belirten Turhan, hastalara davranış değişikliği konusunda danışmanlık ve psikososyal destek de verildiğini söyledi. İlk muayenelerin 15-30 dakika sürdüğünü, hastaların ilk hafta, birinci, üçüncü ve altıncı aylarda kontrol muayenesine çağrıldığını ifade etti.</p>

<h2>Başarı oranı yüzde 30</h2>

<p>Polikliniğin hizmete açıldığı tarihten bu yana 175 muayene gerçekleştirildiğini belirten Turhan, bunların 110'unun ilk, 65'inin ise kontrol muayenesi olduğunu söyledi. İlaç tedavisi uygulanan ve kontrollerine düzenli devam eden hastaların yaklaşık 30'unun sigarayı bırakmayı başardığını ifade eden Turhan, poliklinikte sigara bırakma başarı oranının yüzde 28 ila 30 arasında olduğunu belirterek bu oranın sigara bırakma polikliniklerinde kabul edilen ortalama başarı oranlarıyla uyumlu olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/sigarayi-birakmak-isteyenlere-mujde-tedavi-ve-danismanlik-ucretsiz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-104.png" type="image/jpeg" length="15425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düğün öncesi estetik ve cilt uygulamalarında son dakika hatası]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/dugun-oncesi-estetik-ve-cilt-uygulamalarinda-son-dakika-hatasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/dugun-oncesi-estetik-ve-cilt-uygulamalarinda-son-dakika-hatasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kamil Yıldırım, düğün hazırlıkları sırasında gelin ve damatların kusursuz görünmek için estetik ve cilt uygulamalarına yöneldiğini belirterek, düğüne günler kala yapılan bilinçsiz işlemlerin geri dönüşü zor sorunlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kamil Yıldırım, düğüne günler kala yapılan bilinçsiz müdahalelerin hayalleri gölgeleyebileceği konusunda uyarılarda bulunarak bilgi verdi. En sık tercih edilen uygulamaların botoks, dolgu, burun estetiği, mezoterapi ve PRP olduğunu belirten Dr. Kamil Yıldırım, "Bu uygulamalar arasında cilt bakımlarında ise kimyasal peeling, lazer, karbon peeling, gençlik aşısı ve medikal cilt bakımı gelmektedir. Bu yöntemler doğru zamanda ve uzman ellerde yapıldığında cildin daha canlı, parlak ve sağlıklı görünmesini sağlamaktadır" dedi.</p>

<h2>"Ödem ve morluklar 1-2 hafta içinde geçiyor"</h2>

<p>Botoksun etkisinin oturmasının yaklaşık 2 hafta sürdüğünü, dolgu uygulamalarında oluşabilecek ödem ve morlukların ise 1-2 hafta içinde geçtiğini ifade eden Yıldırım, lazer ve peeling gibi işlemler sonrasında da cildin toparlanması için zamana ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu nedenle işlemlerin düğünden en az 1 ay önce tamamlanmasını önerdiklerini kaydeden Yıldırım, "Eğer işlemler son zamana bırakılırsa asimetri ve düşüklük yaşanabilir. Yanlış botoks uygulaması kaş düşmesine veya göz kapağı sarkmasına yol açabilir. Peeling veya lazer sonrası oluşabilecek kızarıklık ve lekelenmeler düğün fotoğraflarına yansıyabilir. Steril olmayan ortamlarda yapılan enjeksiyonlar ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca FDA onayı olmayan ürünlerin kullanılması kalıcı iz ve doku kaybına yol açabilir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Uzman eller tarafından yapılmalı"</h2>

<p>Estetik ve cilt uygulamalarının mutlaka uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, "İşlemler mutlaka dermatoloji veya plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılmalı. Kullanılan ürünlerin güvenilir ve onaylı olduğundan emin olunmalı. Düğüne son hafta kala yalnızca hafif nemlendirici ve rahatlatıcı bakımlar tercih edilmeli" ifadelerini kullandı.<br />
Estetik ve cilt uygulamalarının doğru planlama ve uzman ellerde yapıldığında gelin ve damatlara kusursuz bir görünüm sağlayacağını belirten Yıldırım, "Ancak son dakika kararları ve ehil olmayan kişilerden alınan hizmetler, hayatın en özel gününü telafisi zor hatalarla gölgeleyebilir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/dugun-oncesi-estetik-ve-cilt-uygulamalarinda-son-dakika-hatasi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/06/estetik-14.jpg" type="image/jpeg" length="75088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Ömer Faruk Yolcu uyardı: Reflüyü sadece yedikleriniz değil, giyim tarzınız da tetikleyebilir]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-refluyu-sadece-yedikleriniz-degil-giyim-tarziniz-da-tetikleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-refluyu-sadece-yedikleriniz-degil-giyim-tarziniz-da-tetikleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ömer Faruk Yolcu, reflü hastalarının dikkat etmesi gereken önemli ancak çoğu zaman gözden kaçan bir konuya dikkat çekti. Yolcu, giyim şeklinin de reflü şikayetlerini artırabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Karın İçi Basıncı Reflüyü Artırıyor</h2>

<p>Dr. Ömer Faruk Yolcu, karın içi basıncını artıran her durumun reflü belirtilerini şiddetlendirebildiğini ifade ederek, sıkı kıyafetlerin bu açıdan risk oluşturduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yolcu, "Sıkı elbiseler, korseler veya bel kemerinin fazla sıkılması karın içi basıncını artırır. Bu durum mide içindeki basıncın da yükselmesine neden olarak reflü şikayetlerini artırabilir" dedi.</p>

<h2>Yemek Sonrası Kemerinizi Gevşetin</h2>

<p>Reflü hastalarına özellikle yemeklerden sonra daha rahat kıyafetler tercih etmelerini öneren Yolcu, "Yemek sonrası kemerin gevşetilmesi veya lastiği sıkmayan kıyafetlerin tercih edilmesi reflü belirtilerinin azaltılmasına yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Sıkı Gömlek ve Sütyenler de Etkili Olabilir</h2>

<p>Reflünün yalnızca beslenme alışkanlıkları veya yatış pozisyonuyla ilgili olmadığını vurgulayan Dr. Yolcu, bazı kıyafetlerin de semptomları tetikleyebileceğini belirtti.</p>

<p>"Sıkı gömlekler ya da bazı sütyen modelleri bile kişilerde reflü belirtilerine yol açabilir. Reflü her zaman tüketilen gıdalarla veya yatış şekliyle ilişkili değildir. Bazen giyim tarzı da önemli bir etkendir" diye konuştu.</p>

<h2>Uzmanlardan Rahat Kıyafet Uyarısı</h2>

<p>Uzmanlar, reflü hastalarının özellikle karın bölgesine baskı yapan kıyafetlerden kaçınmalarını, yemek sonrası rahat hareket etmelerini ve yaşam tarzı düzenlemelerine dikkat etmelerini öneriyor. Bu tür basit önlemlerle reflü şikayetlerinin azaltılabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-refluyu-sadece-yedikleriniz-degil-giyim-tarziniz-da-tetikleyebilir</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/06/reflu.jpg" type="image/jpeg" length="53201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Özden Yılmaz uyardı: Kan şekerinin yükseldiğini gösteren 3 gizli belirti]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-uyardi-kan-sekerinin-yukseldigini-gosteren-3-gizli-belirti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-uyardi-kan-sekerinin-yukseldigini-gosteren-3-gizli-belirti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kan şekeri yüksekliği çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebiliyor. Ancak vücudun verdiği bazı sinyaller, şeker seviyelerinin normalin üzerine çıktığını gösterebiliyor. Uzm. Dr. Özden Yılmaz, özellikle üç önemli belirtinin dikkate alınması gerektiğini belirterek vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Ağız Kuruluğuna Dikkat</h2>

<p>Uzm. Dr. Özden Yılmaz, kan şekerinin yükselmesiyle birlikte ağız kuruluğunun sık görülen belirtilerden biri olduğunu söyledi. Yılmaz, "Kişilerde ciddi düzeyde ağız kuruluğu ortaya çıkabilir. Bu durum günlük yaşamı olumsuz etkileyen önemli bir işarettir" dedi.</p>

<h2>Sürekli Su İçme İsteği Oluşuyor</h2>

<p>Yüksek kan şekeri nedeniyle vücudun daha fazla sıvıya ihtiyaç duyduğunu belirten Yılmaz, aşırı susuzluk hissinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Uzman isim, "Kişi sürekli su içme ihtiyacı hissedebilir. Gün içerisinde normalden çok daha fazla sıvı tüketme isteği oluşabilir" diye konuştu.</p>

<h2>Sık Tuvalete Çıkma Şekerin Habercisi Olabilir</h2>

<p>Kan şekerinin yükselmesiyle birlikte böbreklerin fazla şekeri vücuttan atmaya çalıştığını belirten Yılmaz, bunun da sık idrara çıkmaya neden olduğunu söyledi. Özellikle gece boyunca sık sık tuvalete gitme ihtiyacının önemli bir belirti olabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Bu 3 Belirti Birlikte Görülüyorsa Dikkat</h2>

<p>Uzm. Dr. Özden Yılmaz, ağız kuruluğu, aşırı su içme isteği ve sık tuvalete çıkma şikayetlerinin birlikte görülmesinin yüksek kan şekeri açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirtti. Bu belirtileri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurarak kan şekeri kontrolü yaptırmaları gerektiğini ifade etti.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-uyardi-kan-sekerinin-yukseldigini-gosteren-3-gizli-belirti</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/06/belirti.jpg" type="image/jpeg" length="11376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Opr. Dr. İdris Kıvanç bilgilendirdi: "Prostat kanseri tedavisindeki gecikme, idrar kanalına baskı oluşturabilir"]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/opr-dr-idris-kivanc-bilgilendirdi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/opr-dr-idris-kivanc-bilgilendirdi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prostat kanserinde tedaviye erken başlamanın önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, "Prostat kanseri zamanında tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğunu, kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer aldığını işaret eden Liv Hospital Samsun Üroloji Kliniği'nden Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>

<h2>"Erken dönemde belirti vermeyebilir"</h2>

<p>Prostatın erkeklerde bulunan, yaklaşık olarak bir ceviz büyüklüğünde, mesanenin altında yerleşmiş, üreme faaliyetleri için çeşitli salgılar üreten bir salgı organı olduğunu belirten Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, "Genellikle 65 yaş üstünde görülen prostat kanseri, erken dönemlerinde hiçbir belirti vermeyebilir. Fakat tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" diye konuştu.</p>

<h2>"Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar"</h2>

<p>Prostat kanserinde en önemli risk faktörlerinin yaş ve aile öyküsü olduğunun altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, şu bilgileri paylaştı:<br />
"Prostat kanserinde yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. 70 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50'sinde, 90 yaş üzerindekilerin de hemen hemen hepsinde mikroskobik düzeyde prostat kanseri tespit edilmektedir. Hastalığa 50 yaşından genç bireylerde sık rastlanmamaktadır. Bu yüzden erken teşhis için 50 yaşın üstündeki erkeklere prostat kanseri taraması önerilmektedir. Yapılan çalışmalar hastaların yaklaşık yüzde 15'lik bir bölümünde diğer aile üyelerinin de prostat kanseri öyküsü olduğunu ortaya koymuştur. Prostat kanserinin oluşmasından sorumlu kimi gen grupları tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra, obezite ve sigara kullanımı da prostat kanseri için tanımlanan risk faktörleri arasındadır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Gece sık idrara çıkma ve idrarda zorlanmaya dikkat"</h2>

<p>Lokalize (prostata sınırlı) prostat kanserinin sıklıkla hiçbir belirti vermeden geliştiğini ifade eden Opr. Dr. İ. Kıvanç Cavıldak, prostat kanserinin izlenebilir belirtileri hakkında şunları söyledi:<br />
"Özellikle geceleri sık idrar çıkma ihtiyacı, idrar yapmaya başlarken ya da durdururken zorlanma, damla damla, kesintili idrar yapmak, cinsel ilişki sırasında ve boşalma anında ağrı, yanma, acı hissetmek, cinsel ilişki sonrası boşalma miktarında azalma, idrarda ya da menide kan görülmesi, ereksiyon sırasında zorlanma."</p>

<h2>"Tedavi gecikirse hastalık ilerliyor"</h2>

<p>Tarama testi yaptırmayan ya da tanı almış olmasına rağmen rutin kontrollerini aksatan kişilerde prostat kanserinin tedavisi geciktiğinin altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, bu durumlarda hastalığın ilerlemeye başladığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/opr-dr-idris-kivanc-bilgilendirdi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/06/idrar-3.jpg" type="image/jpeg" length="16326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar açıkladı: Lazer olanlar katarakt ameliyatı olabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-acikladi-lazer-olanlar-katarakt-ameliyati-olabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-acikladi-lazer-olanlar-katarakt-ameliyati-olabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, excimer lazer ameliyatı olan kişilerin ilerleyen yıllarda katarakt ameliyatı olup olamayacağına ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lazer tedavisinin, ileride yapılacak katarakt ameliyatına engel olmadığını belirten Yakar, göz çizdirme operasyonu geçiren kişilerin yıllar sonra güvenle katarakt ameliyatı olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Excimer lazer uygulamalarının göz içi cerrahileri açısından ek bir risk oluşturmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, “Lazer ameliyatı geçirmiş hastalarda katarakt operasyonu yapılabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ameliyatta kullanılacak göz içi merceğin hesaplanmasının daha hassas planlama gerektirmesidir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sürecin uzman göz hekimleri tarafından titizlikle değerlendirildiğini vurgulayan Yakar, hastaya en uygun merceğin belirlenmesiyle başarılı sonuçların hedeflendiğini kaydetti.</p>

<p>Öte yandan gözlük veya kontakt lens kullanmak istemeyen kişilerin, lazer tedavisine uygun olup olmadığının belirlenebilmesi için uzman muayenesinden geçmesi gerektiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/dr-ogr-uyesi-konuralp-yakar-acikladi-lazer-olanlar-katarakt-ameliyati-olabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/katarakt.jpg" type="image/jpeg" length="52734"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Pervin Karlı bilgilendirdi: Genital bölgedeki kararma önlenebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-bilgilendirdi-genital-bolgedeki-kararma-onlenebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-bilgilendirdi-genital-bolgedeki-kararma-onlenebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Pervin Karlı, genital bölgedeki kararmanın nedenleri ve önlenebilir olup olmadığı hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Karlı, genital bölgedeki kararmanın her zaman genetik kaynaklı olmadığını belirterek, kronik bir hastalık bulunmayan kişilerde bu durumun azaltılabileceğini ifade etti.</p>

<p>Uzman isim, özellikle bölgede sürekli sürtünme ve tahrişe neden olan durumların kararmayı artırdığına dikkat çekti. Dar kıyafet kullanımı, ciltte irritasyona yol açan ürünler ve alerjik reaksiyonların bu süreci tetikleyebileceğini söyledi.</p>

<p>Karlı, “Genital bölgede kronik sürtünme ve tahrişe neden olan durumlar ortadan kaldırıldığında kararma da belirli ölçüde azaltılabilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca kullanılan ürünlerin cilt yapısına uygun olması gerektiğini vurgulayan Karlı, uzun süreli tahrişin önlenmesinin genital bölge sağlığı açısından önemli olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-bilgilendirdi-genital-bolgedeki-kararma-onlenebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/genital-2.jpg" type="image/jpeg" length="25245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Kutay Ertürk bilgilendirdi: Estetikte doğru beklenti şart]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/dr-kutay-erturk-bilgilendirdi-estetikte-dogru-beklenti-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/dr-kutay-erturk-bilgilendirdi-estetikte-dogru-beklenti-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı Kutay Ertürk, ilk kez estetik işlem yaptırmayı düşünenler için önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ertürk, estetik uygulamalarda en kritik noktanın doğru beklenti oluşturmak olduğunu belirterek, sosyal medyada görülen filtreli ve seçilmiş görüntülerin her zaman gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Her bireyin yüz anatomisinin farklı olduğuna dikkat çeken uzman isim, bu nedenle işlemlerin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İlk uygulamalarda aşırı ürün kullanımından kaçınılmasının önemine değinen Ertürk, daha kontrollü ve konservatif işlemlerin genellikle daha güvenli sonuçlar verdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Estetiğin tek seferlik değil, bir süreç olduğunu vurgulayan Kutay Ertürk, “Tek hamlede mükemmel sonuç beklemek doğru değildir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/dr-kutay-erturk-bilgilendirdi-estetikte-dogru-beklenti-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/estetik-12.jpg" type="image/jpeg" length="86552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs yayılıyor: İsviçre'nin ardından İsrail'de de görüldü!]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/hantavirus-yayiliyor-isvicrenin-ardindan-israilde-de-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/hantavirus-yayiliyor-isvicrenin-ardindan-israilde-de-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Amerika seyahatinden dönen bir İsviçre vatandaşında, Zürih’te yapılan testler sonucunda Andes virüsü tespit edildi. Güney Atlantik’teki St. Helena Adası’nı da kapsayan yaklaşık üç haftalık bir cruise yolculuğunun ardından rahatsızlanan hasta hastaneye kaldırılırken, eşi tedbir amaçlı karantinaya alındı. Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli gemiyle bağlantılı olan bu vaka, virüsün insandan insana bulaşma riski nedeniyle uluslararası sağlık otoritelerini ayağa kaldırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Gemideki ölümler zinciri korkutuyor</h2>

<p>Andes virüsü vakasının, daha önce ölümlerin yaşandığı MV Hondius isimli cruise gemisiyle bağlantılı olması dikkat çekiyor. 11 Nisan'da Hollandalı bir yolcu ve ardından eşi hayatını kaybetmiş, 2 Mayıs'ta ise bir Alman yolcunun ölümüyle gemideki durum ciddiyetini artırmıştı. Yetkililer, gemide başlayan salgının yolcuların tahliyesiyle birlikte farklı ülkelere ve karaya taşınmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.</p>

<h2>Hantavirüs virüsü: İnsandan insana bulaşan nadir tür</h2>

<p>Hantavirüs ailesine ait olan Andes virüsü, diğer türlerden çok kritik bir farkla ayrılıyor: Nadir de olsa insandan insana bulaşabiliyor. Genellikle enfekte kemirgenlerin salgılarıyla temas veya kirli tozların solunmasıyla geçen virüsün, yakın temas yoluyla insanlar arasında yayılması salgın riskini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ECDC, gemideki insanlar arası bulaş ihtimalini yakından inceliyor.</p>

<h2>İsrail'de de görüldü, kuluçka süresi çok uzun</h2>

<p>Virüs sadece Avrupa'da değil, İsrail'de de tespit edildi. İsrail basınına göre, Doğu Avrupa'da kaldığı sırada enfekte olduğu düşünülen bir hasta belirtiler üzerine tıbbi yardım aldı. CDC, virüsün kuluçka süresinin 8 haftaya kadar uzayabildiğine dikkat çekerek, bu durumun temaslı takibini ve salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Andes virüsü belirtileri ve korunma yolları</h2>

<p>Güney Amerika'ya özgü nadir ama ciddi bir hastalık olan Andes virüsü, yüksek ateş, kas ağrısı ve solunum yetmezliği gibi ağır semptomlarla seyredebiliyor. İsviçre Sağlık Bakanlığı yeni vaka ihtimalinin düşük olduğunu savunsa da, gemiden ayrılan tüm yolcuların sağlık durumları takibe alındı. Uzmanlar, özellikle kapalı alanlarda ve uzun süreli yakın temaslarda virüsün yayılma hızının arttığı konusunda uyarıda bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/hantavirus-yayiliyor-isvicrenin-ardindan-israilde-de-goruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/4-239.jpg" type="image/jpeg" length="68360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Pervin Karlı açıkladı: Yumurtlama dönemi ne zaman olur?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-acikladi-yumurtlama-donemi-ne-zaman-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-acikladi-yumurtlama-donemi-ne-zaman-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Pervin Karlı, yumurtlama dönemine ilişkin merak edilenleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Pervin Karlı yumurtlama döneminin her kadında farklılık gösterebileceğini ifade etti. Ancak düzenli adet gören kadınlarda bu dönem daha kolay hesaplanabiliyor. 28 günde bir adet gören bir kadında, adet başlangıcından itibaren yaklaşık 14. gün yumurtlama günü olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Uzman isim, gebelik planlayanlar için yalnızca yumurtlama gününün değil, bu tarihten birkaç gün öncesi ve sonrasının da önemli olduğunu belirtti. Çünkü yumurtlama günü her zaman tam olarak aynı güne denk gelmeyebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzensiz adet gören kadınlarda ise yumurtlama zamanını tahmin etmek daha zor oluyor. Bu nedenle uzun süredir gebelik elde edilemeyen durumlarda, yumurtlama takibi için bir uzmana başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Karlı, hekim kontrolünde yapılan yumurtlama takibiyle doğru zamanlamanın belirlenebileceğini ve gebelik şansının artırılabileceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-acikladi-yumurtlama-donemi-ne-zaman-olur</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/yumurt.jpg" type="image/jpeg" length="26741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Özden Yılmaz bilgilendirdi: Her yıl check-up gerekli mi?]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-bilgilendirdi-her-yil-check-up-gerekli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-bilgilendirdi-her-yil-check-up-gerekli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dahiliye Uzmanı Dr. Özden Yılmaz, “Her yıl check-up yaptırmak gerekli mi?” sorusuna yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Özden Yılmaz, check-up ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirterek yaş, aile öyküsü ve yaşam tarzının bu konuda belirleyici olduğunu söyledi. Özellikle ailesinde kronik hastalık bulunan, belli bir yaşın üzerinde olan ve sigara ya da alkol kullanımı bulunan kişilerin düzenli kontrol yaptırmasının önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Her birey için her yıl check-up zorunluluğu olmadığını ifade eden Yılmaz, 20’li yaşlardaki sağlıklı bireyler için rutin yıllık check-up’ın şart olmadığını, ancak risk faktörleri bulunan kişilerde bu kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, kişiye özel değerlendirme ile uygun aralıklarla yapılan kontrollerin erken teşhis açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-ozden-yilmaz-bilgilendirdi-her-yil-check-up-gerekli-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/ozden.jpg" type="image/jpeg" length="38005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Ömer Faruk Yolcu uyardı: Siyah dışkı ciddi bir uyarı olabilir]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-siyah-diski-ciddi-bir-uyari-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-siyah-diski-ciddi-bir-uyari-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Ömer Faruk Yolcu, “Siyah dışkılamam var, korkmalı mıyım?” sorusuna önemli uyarılarla yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yolcu, siyah dışkının özellikle mide ve üst sindirim sistemi kanamalarının belirtisi olabileceğini vurguladı. Yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağındaki kanamalarda, kanın sindirilerek dışkıya karıştığını ve bu nedenle siyah renk oluştuğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman isim, siyah dışkının cıvık kıvamlı ve kötü kokulu olmasının dikkat edilmesi gereken önemli işaretler arasında olduğunu söyledi. Ayrıca hastada nabız artışı, tansiyon düşüklüğü ve baygınlık hissi gibi belirtiler varsa durumun daha ciddi olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu tür şikayetler görüldüğünde vakit kaybetmeden acil servise ya da gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiğinin altını çizen Yolcu, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/uzm-dr-omer-faruk-yolcu-uyardi-siyah-diski-ciddi-bir-uyari-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/05/diski.jpg" type="image/jpeg" length="26725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakın hafife almayın: Sinsi tehlike menisküs kök yırtıkları]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/sakin-hafife-almayin-sinsi-tehlike-meniskus-kok-yirtiklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/sakin-hafife-almayin-sinsi-tehlike-meniskus-kok-yirtiklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diz ağrıları artık yalnızca ileri yaşla sınırlı değil. Doç. Dr. Alper Öztürk, diz ağrısının ardında sinsi bir tehlikenin gizlenebileceğini vurgulayarak, "Menisküs kök yırtıklarına zamanında yapılan doğru müdahale, diz ekleminin doğal yapısını korumanın en etkili yoludur" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Öztürk, ortopedi polikliniklerine orta yaşlı hastaların en sık başvuru nedenlerinden birinin dizi sonuna kadar bükememe ve hareket sırasında belirginleşen ağrı olduğunu belirtti. Öztürk, "Çoğu zaman basit bir incinme olarak değerlendirilen bu tablo, aslında dizin geleceğini doğrudan etkileyebilecek sinsi bir tehlikenin habercisi olabilir, yani menisküs kök yırtıklarının" diye konuştu.</p>

<h2>YERİNDEN KAYIP İŞLEVİNİ KAYBEDİYOR</h2>

<p>Doç. Dr. Öztürk, menisküslerin diz eklemi içinde yükü dağıtan birer amortisör işlevi gördüğünü belirterek kök yırtığının bu yapının kemiğe tutunduğu ana bağlantı noktasının kopması anlamına geldiğini açıkladı. Öztürk, "Bu bağ koptuğunda menisküs yerinden kayar ve işlevini kaybeder. Diz eklemi korumasız kalır, kıkırdaklar artan yük altında hızla aşınmaya başlar" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KADIN HASTALAR DAHA SIK</h2>

<p>Bu tablonun en sık 40-60 yaş aralığında, dizlerine fazla yük binen ve hafif kilolu bireylerde ortaya çıktığını ifade eden Öztürk, kadın hastalarda daha sık rastlandığını da vurguladı.</p>

<p>Öztürk, "Gençlerdeki gibi büyük travmalar gerekmez; çömelmek, merdiven inmek ya da yerden kalkmak gibi günlük hareketler bile yıpranmış menisküs kökünün kopmasına neden olabilir" açıklamasında bulundu.</p>

<h2>KİREÇLENME KAÇINILMAZ</h2>

<p>Hastaların genellikle dizin arka kısmına yayılan ani ve keskin bir ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı tarif ettiğini belirten Öztürk, özellikle dizin tam büküldüğü pozisyonlarda ağrının belirgin şekilde arttığını söyledi. Öztürk, bu yırtıkların en önemli özelliğinin kendiliğinden iyileşmemesi olduğunu vurgulayarak, "Tedavi edilmediğinde dizde hızlı ve geri dönüşü olmayan kıkırdak hasarı gelişir. Süreç ilerledikçe kireçlenme kaçınılmaz hale gelebilir, bu da ilerleyen dönemde diz protezi ameliyatını gündeme getirebilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Güncel tıbbi yaklaşımların özellikle orta yaş grubunda en koruyucu seçeneğin menisküsün tamir edilmesi olduğunu gösterdiğini hatırlatan Öztürk, "Kopan menisküs kökü, özel cerrahi tekniklerle yeniden kemiğe sabitlendiğinde dizin yük dağılımı ve biyomekaniği büyük ölçüde eski haline döner. Başarılı bir tamir, ileride protez ihtiyacını önemli ölçüde azaltabilir, hatta tamamen ortadan kaldırabilir" dedi.</p>

<p>Öztürk, 40-60 yaş aralığında olup merdiven inip çıkarken, çömelirken ya da ani bir hareket sırasında dizden ses geldikten sonra ağrı ve şişlik gelişen kişilerin bu durumu hafife almaması gerektiğini aktararak "Gecikmeden bir ortopedi uzmanına başvurmak, erken teşhis ve doğru tedavi için kritik öneme sahiptir" ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/sakin-hafife-almayin-sinsi-tehlike-meniskus-kok-yirtiklari</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/hafif.jpg" type="image/jpeg" length="62466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Kadir Yıldırım uyardı: Şeker cerrahisinde geç kalmak başarıyı düşürebilir]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/doc-dr-kadir-yildirim-uyardi-seker-cerrahisinde-gec-kalmak-basariyi-dusurebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/doc-dr-kadir-yildirim-uyardi-seker-cerrahisinde-gec-kalmak-basariyi-dusurebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Kadir Yıldırım, “Şeker hastalığı cerrahisinde geç kalınır mı?” sorusuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Tip 2 diyabet hastalarında cerrahinin etkili olabilmesi için doğru zamanlama ve uygun hasta seçiminin kritik olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şeker hastalığı cerrahisinin her hastada aynı başarıyı göstermediğini belirten Yıldırım, “Cerrahinin başarılı olabilmesi için pankreas rezervinin yeterli olması gerekiyor. C-peptit değerinin belli bir seviyenin üzerinde olması, uzun vadeli başarı açısından büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<p>Uzun yıllardır diyabet hastası olan ve özellikle uzun süre insülin kullanan kişilerde pankreas rezervinin tükenmiş olabileceğine dikkat çeken Yıldırım, bu durumda cerrahi başarı oranının düşebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şeker cerrahisinde başarı oranlarının genel olarak yüzde 90-95 seviyelerinde olduğunu belirten Yıldırım, “Ancak burada en önemli kriter ‘uygun hasta, uygun zaman’ ilkesidir. Bu nedenle hastaların geç kalmadan değerlendirilmesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/doc-dr-kadir-yildirim-uyardi-seker-cerrahisinde-gec-kalmak-basariyi-dusurebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/basari-4.jpg" type="image/jpeg" length="26175"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak uyardı: Prostat kanseri tedavisindeki gecikme, idrar kanalına baskı oluşturabilir]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/op-dr-idris-kivanc-cavildak-uyardi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/op-dr-idris-kivanc-cavildak-uyardi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prostat kanserinde tedaviye erken başlamanın önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Op. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, "Prostat kanseri zamanında tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erkeklerde en sık görülen kanser türünün prostat olduğunu, kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer aldığını işaret eden Liv Hospital Samsun Üroloji Kliniği'nden Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu. Prostatın erkeklerde bulunan, yaklaşık bir ceviz büyüklüğünde, mesanenin altında yerleşmiş, üreme faaliyetleri için çeşitli salgılar üreten bir salgı organı olduğunu belirten Opr. Dr. Cavıldak, "Genellikle 65 yaş üstünde görülen prostat kanseri, erken dönemlerinde hiçbir belirti vermeyebilir. Fakat tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar"</h2>

<p>Hastalıkta en önemli risk faktörlerinin yaş ve aile öyküsü olduğunun altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, "Yaş ilerledikçe prostat kanseri görülme sıklığı artar. 70 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50'sinde, 90 yaş üzerindekilerin de hemen hemen hepsinde mikroskobik düzeyde prostat kanseri tespit edilmektedir. Hastalığa 50 yaşından genç bireylerde sık rastlanmamaktadır. Bu yüzden erken teşhis için 50 yaşın üstündeki erkeklere prostat kanseri taraması önerilmektedir. Yapılan çalışmalar hastaların yaklaşık yüzde 15'lik bir bölümünde diğer aile üyelerinin de prostat kanseri öyküsü olduğunu ortaya koymuştur. Prostat kanserinin oluşmasından sorumlu kimi gen grupları tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra, obezite ve sigara kullanımı da prostat kanseri için tanımlanan risk faktörleri arasındadır" şeklinde konuştu.</p>

<h2>"Gece sık idrara çıkma ve idrarda zorlanmaya dikkat"</h2>

<p>Lokalize (prostata sınırlı) prostat kanserinin sıklıkla hiçbir belirti vermeden geliştiğini ifade eden Op. Dr. Cavıldak, ayrıca şunları söyledi:<br />
"Özellikle geceleri sık idrar çıkma ihtiyacı, idrar yapmaya başlarken ya da durdururken zorlanma, damla damla, kesintili idrar yapmak, cinsel ilişki sırasında ve boşalma anında ağrı, yanma, acı hissetmek, cinsel ilişki sonrası boşalma miktarında azalma, idrarda ya da menide kan görülmesi, ereksiyon sırasında zorlanma belirtiler arasındadır."<br />
Tarama testi yaptırmayan ya da tanı almış olmasına rağmen rutin kontrollerini aksatan kişilerde prostat kanseri tedavisinin geciktiğinin altını çizen Cavıldak, bu durumlarda hastalığın ilerlemeye başladığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/op-dr-idris-kivanc-cavildak-uyardi-prostat-kanseri-tedavisindeki-gecikme-idrar-kanalina-baski-olusturabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/idrar-2.jpg" type="image/jpeg" length="72619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medya trendleri cildi yaşlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/sosyal-medya-trendleri-cildi-yaslandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/sosyal-medya-trendleri-cildi-yaslandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada hızla yayılan cilt bakım trendleri, güzelleştirmek yerine cildi yaşlandırabiliyor. Özellikle çocuklar ve gençler arasında kontrolsüz şekilde uygulanan maske ve asitli ürünler, kalıcı cilt sorunlarına yol açabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, bilinçsiz cilt bakımına karşı önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle viral videoların etkisiyle bilinçsizce kullanılan kozmetik ürünlerin nodüler aknelere ve cilt yanıklarına neden olduğunu vurgulayan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi'nden Uzm. Dr. Makbule Dündar, en doğru yolun cilt analizi olduğunu hatırlattı.</p>

<p><img alt="A W686614 01 600X400" height="400" src="https://samsunhabercom.teimg.com/samsunhaber-com/uploads/2026/04/a-w686614-01-600x400.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"5-6 yaşındaki çocuklar asitli maske yapıyor"</h2>

<p>Sosyal medyanın etkisiyle cilt bakımına yönelen çocuklara dikkat çeken Dr. Dündar, "Ne yazık ki 5-6 yaşındaki kız çocuklarının bile yüzlerine maske yaptığını, asitli ürünler kullandığını görüyoruz. Bu durum gerçekten ürkütücü. Her ürün her cilt için uygun değil. Bazı içerikler oldukça başarılı ve kaliteli. Biz bu tarz ürünleri yanık tedavilerinde, derin yaralanmalar sonrası doku yenilenmesi için kullanıyoruz. Ancak bu ürünler sosyal medyada ‘akne izlerine çözüm' gibi sunuluyor. Oysa yoğun içerikli bu ürünler, akneli ve yağlı ciltlerde durumu daha da kötüleştiriyor" diye konuştu.</p>

<h2>"Önce cilt analizi, sonra ürün"</h2>

<p>Yanlış kullanımın gözenek tıkanıklığına ve daha zor tedavi edilen nodüler-kistik aknelere yol açabildiğini ifade eden Dr. Dündar, "Akne izi ile her iz aynı değildir. Yanık iziyle sivilce izi aynı şekilde tedavi edilmez. Asitli peelingler de bilinçsiz kullanılıyor ve ciltte yanıklara neden olabilir. Glikolik asit, laktik asit gibi uygulamaları biz de yapıyoruz. Ancak bu işlemler herkes için uygun değil. Hassas ve ince ciltlerde ciddi cilt yanıkları oluşabilir. İnternette viral olan her maske herkese uygun değildir. Hangi yaşta olursak olalım, öncelikle bir dermatoloğa gidip cilt analizi yaptırmalıyız. Cilt tipimizi ve risklerimizi öğrendikten sonra ürün seçmeliyiz. Araştırma yapmak önemli ama öncelik mutlaka dermatoloji uzmanı olmalı" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/sosyal-medya-trendleri-cildi-yaslandiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/4-159.jpg" type="image/jpeg" length="21053"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Pervin Karlı: Doğum sonrası vajinoplasti için acele etmeyin]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-dogum-sonrasi-vajinoplasti-icin-acele-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-dogum-sonrasi-vajinoplasti-icin-acele-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Pervin Karlı, doğum sonrası vajinoplasti operasyonunun ne zaman yapılması gerektiğine dair önemli bilgiler paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karlı, ister normal doğum ister sezaryen olsun, kadın vücudunun doğum sonrası toparlanması için zamana ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bu nedenle cerrahi bir müdahale gerekip gerekmediğinin sağlıklı şekilde değerlendirilebilmesi için en az 6 ay, tercihen ise 1 yıl beklenmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum sonrası dokuların eski sıkılığına ve yapısına dönmesinin zaman aldığını ifade eden Karlı, bu süreç tamamlanmadan yapılacak değerlendirmelerin yanıltıcı olabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzman isim, “Vücudun toparlanma süreci tamamlandıktan sonra, gerçekten cerrahiye ihtiyaç olup olmadığı daha net anlaşılır. En doğru karar genellikle doğumdan 1 yıl sonra verilir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/prof-dr-pervin-karli-dogum-sonrasi-vajinoplasti-icin-acele-etmeyin</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/pervin.jpg" type="image/jpeg" length="64690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[72 ilaç daha geri ödeme listesinde]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir düzenlemenin hayata geçirildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir düzenlemenin hayata geçirildiğini duyurdu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Işıkhan, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlara ve tedavi yöntemlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla geri ödeme listesinde genişlemeye gidildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="H Ez Ito Has A An Jv" height="726" src="https://samsunhabercom.teimg.com/samsunhaber-com/uploads/2026/04/h-ez-ito-has-a-an-jv.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Yapılan düzenlemenin özellikle kanser hastalarının tedavi süreçlerinde ilaçlara erişimini kolaylaştırması beklenirken, yerli üretim ilaçların listeye eklenmesiyle sağlık harcamalarında da dengelenme sağlanması öngörülüyor.</p>

<p>Kaynak: Yeni Şafak Gazetesi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/04/4-84.png" type="image/jpeg" length="55803"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. Emre Kıymık: Estetikte doğru karar dengeyle alınır]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/op-dr-emre-kiymik-estetikte-dogru-karar-dengeyle-alinir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/op-dr-emre-kiymik-estetikte-dogru-karar-dengeyle-alinir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Estetik operasyonlara yönelik karar süreci hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Op. Dr. Emre Kıymık, en doğru sonucun hasta ve doktor arasında kurulacak dengeyle elde edilebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Kıymık, estetik ameliyatlarda tek taraflı bir karar mekanizmasının doğru olmadığını belirterek, “Bu sürecin en sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için hasta beklentileri ile hekimin tıbbi bilgisi ortak noktada buluşmalı” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hekimlerin, hastalarını sahip oldukları bilgi birikimi ve deneyimle en uygun tekniklere yönlendirdiğini ifade eden Kıymık, hastaların da beklentilerinin gerçekçi olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Estetik operasyonlarda başarılı sonuçların, hastanın talebi ile doktorun önerilerinin uyumlu hale gelmesiyle ortaya çıktığını belirten Kıymık, “Ortak bir karar alınması, en kaliteli ve doğal sonuçların elde edilmesini sağlar” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/op-dr-emre-kiymik-estetikte-dogru-karar-dengeyle-alinir</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/03/denge-2.jpg" type="image/jpeg" length="58394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kronik ağrılarda yeni umut! Ameliyatsız tedavi giderek yaygınlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.samsunhaber.com/kronik-agrilarda-yeni-umut-ameliyatsiz-tedavi-giderek-yayginlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsunhaber.com/kronik-agrilarda-yeni-umut-ameliyatsiz-tedavi-giderek-yayginlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik kas-iskelet sistemi ağrıları, günümüzde giderek daha fazla kişinin yaşam kalitesini düşüren önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Özellikle bel, boyun, diz ve omuz bölgelerinde hissedilen ağrılar; hareketsiz yaşam tarzı, uzun süre masa başında çalışma ve yanlış hareket alışkanlıkları nedeniyle her yaş grubunda yaygınlaşıyor. Uzmanlara göre son yıllarda bu ağrılara karşı ameliyatsız tedavi yöntemlerine ilgi artıyor. Bu yöntemlerden biri de proloterapi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, proloterapinin temel yaklaşımının klasik tedavilerden farklı olduğunu belirtiyor. Bu yöntemde amaç, yalnızca ağrıyı azaltmak değil, ağrının kaynağı olan dokuyu güçlendirmek.</p>

<p>Proloterapi, zayıflamış bağ, tendon ve eklem yapılarına özel içerikli solüsyonların enjekte edilmesiyle uygulanıyor. Bu sayede vücutta doğal bir onarım süreci tetikleniyor.</p>

<h2>VÜCUT KENDİ KENİNİ İYİLEŞTİRMEYE BAŞLIYOR</h2>

<p>Uzmanlara göre enjeksiyon sonrası uygulanan bölgede kontrollü bir iyileşme süreci başlıyor. Vücut, hasarlı alana yönelerek onarım mekanizmasını devreye sokuyor. Zamanla dokular güçleniyor ve ağrının kaynağı ortadan kaldırılabiliyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, özellikle uzun süredir devam eden ve tekrarlayan ağrılarda dikkat çekici sonuçlar sunabiliyor.</p>

<h2>HANGİ RAHATSIZLIKLARDA TERCİH EDİLİYOR?</h2>

<p>Proloterapi, birçok kronik kas-iskelet sistemi probleminde destekleyici bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:</p>

<p>Bel ve boyun fıtığına bağlı ağrılar<br />
Diz kireçlenmesi<br />
Omuz sıkışma sendromu<br />
Tenisçi dirseği<br />
Bağ ve tendon yaralanmaları<br />
Kronik bel ve sırt ağrıları</p>

<p>Ameliyatsız bir yöntem olması nedeniyle proloterapi, özellikle uzun süreli ağrı yaşayan hastalar için önemli bir seçenek sunuyor. Ancak her hasta için uygun olmayabileceği vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, doğru hasta seçimi ve kişiye özel planlama ile proloterapinin cerrahi müdahaleye alternatif olabilecek güçlü bir yöntem haline gelebildiğini belirtiyor.</p>

<h2>BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ÖNEMLİ</h2>

<p>Modern tıp uygulamalarıyla tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, kalıcı sonuçlar için hastaya bütüncül yaklaşmanın önemini vurguluyor.</p>

<p>Kronik ağrıların doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceğini belirten uzmanlar, kişiye özel tedavi planlarının bu süreçte belirleyici olduğunu ifade ediyor. Amaç ise net: Ağrının hayatı yönetmesine izin vermemek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsunhaber.com/kronik-agrilarda-yeni-umut-ameliyatsiz-tedavi-giderek-yayginlasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsunhabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsunhaber-com/uploads/2026/03/agri-1.jpg" type="image/jpeg" length="36434"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
