Tarihi ile Samsun Ondokuz Mayıs Lisesi

100 yıldan fazla geçmişi, on binlerce mezunu ile Samsun’un en köklü ve en tanınmış liselerinden biri olan Ondokuz Mayıs Lisesi'nin tarihine bir yolculuk...

Tarihi ile Samsun Ondokuz Mayıs Lisesi

100 yıldan fazla geçmişi, on binlerce mezunu ile Samsun’un en köklü ve en tanınmış liselerinden biri olan Ondokuz Mayıs Lisesi'nin tarihine bir yolculuk...

18 Mart 2019 Pazartesi 16:50
Tarihi ile Samsun Ondokuz Mayıs Lisesi

Samsun İdadisi, Ticaret İdadisi, Sultani, Samsun Lisesi, Ondokuz Mayıs Lisesi

1892 yılında 5 sınıfı ile şimdilerde İstiklal İlkokulu'nun bulunduğu binada eğitim öğretime başlayan Samsun İdadisi'nin ilk müdürü Mülkiye Mektebi mezunlarından Ömer Lütfi Bey'dir. 
1911 yılında dönemin okul müdürü Rıfkı Bey ile maarif müdürü Alaaddin Bey'in çalışmalarıyla Samsun Lisesi'nin (şimdiki Atatürk Anadolu Lisesi) inşaatına başlanmıştır. 1912 yılına gelindiğinde Samsun İdadisi, Ticaret İdadisi'ne dönüştürülmüştür, ancak sadece 1 yıl bu şekilde eğitim öğretimini sürdürmüştür. 1913 yılında okul Sultani'ye dönüştürülmüş ve Frerler Mektebi binasına nakledilmiştir. 1921-1922 eğitim öğretim döneminde bu binadan çıkıp, Arzuoğlu Todariki'nin evi olan binaya taşınılmıştır (Bugünkü Astsubay Orduevi).  1923 yılına gelindiğinde Sultani'nin sınıf sayısı 3'e indirilerek ortaokula dönüştürülmüştür.

BİNA FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMIŞ

1914 yılında Birinci Dünya Savaşının çıkmasıyla beraber, okul binası askeri hastane olarak kullanılmış, 1919 yılında ise İngiliz askerleri tarafından işgal edilerek, karargaha çevrilmiştir. Savaşın sona ermesiyle bina, savaş nedeniyle yetim kalan çocuklar için Yetimler Yurduna dönüştürülmüştür. Yetimler Yurdunun Amasya'ya taşınmasıyla bina tekrar eğitime açılmıştır(1926).

BİNAYA GERİ DÖNÜŞ

1926-1927 ders yılında gerçek adresine geri dönen (günümüzde Atatürk Anadolu Lisesi ) okul, alt katı Ticaret Mektebi, üst katı ise Orta Okul olarak yeniden  eğitime açılmıştır. 
1927-1928 ders yılında yatılı ve pansiyonlu Samsun Lisesi haline dönüştürülmüş ve Samsun Lisesi adını aldıktan sonra ilk müdürü Eşref Bey olmuştur.

Ulu Önder Musatafa Kemal Atatürk, 1924 ve 1930 yıllarında iki kez okulu ziyaret etmiş, dersler katılmış, öğretmen ve öğrencilerle sohbet etmiş, hatta tarih dersi bile vermiştir. 
Samsun Lisesi, 1931 yılında 18 öğrenciyle ilk mezunlarını vermiştir. Öğrenci sayısı sürekli olarak artan lisenin hemen yanında bulunan öğretmen lojmanları, komisyon kararı ile dışardan gelen yoksul öğrenciler için pansiyona çevrilmiştir. Ortaokul ve Lise için açılan bu pansiyonların dönem ücreti 150 liraydı. 

1938 yılına gelindiğinde dönemin okul müdürü Ömer Baygo, yatılı bölüm ve pansiyonları kaldırmış, binanın tüm odaları sınıflara dönüştürülmüş ve okula artık yatılı öğrenci alınmamaya başlanmıştır.

ÖĞRENCİLERE ASKERİ EĞİTİM

1930'lu yıllarda lisenin erkek öğrencileri, Temmuz ayında askeri kamplara katılıp, eğitim alırlardı. 20 gün süren bu askeri kampta öğrencilere, er talim ve terbiyesi, atış kaideleri, ağır ve hafif makineli tüfeklerin sökülüp, takılması, kullanılması öğretilirdi. Subaylar tarafından topçuluk, piyade topu, havan topu ve tank kullanımı, atışı konusunda eğitimlerin verildiği kamplarda, öğrenciler her sabah yarım saat toplu spor yaparlardı. Askeri öğretmenler tarafından topografya, muhabere, istihkam ve sıhhi korunma derslerinin verildiği kamplarda 15-25 kilometrelik yürüyüşler de yapılmaktaydı.
04.02.1952 tarihinde alınan bir kararla Samsun Lisesi'nin adı  Ondokuz Mayıs Lisesi olarak değiştirilmiş, 1965–1966 öğretim yılında lise kısmı, bugünkü Atatürk Anadolu Lisesi binasından şimdiki binasına taşınmış, kalan orta kısmı ise 'Atatürk Ortaokulu' adıyla eğitim öğretime devam etmiştir.

1995-1996 öğretim yılında müfredat laboratuar  okulu kapsamına alınan lise, 1997-1998 yılından itibaren YDA (Yabancı Dil  Ağırlıklı) ve genel lise olmak üzere iki ayrı eğitime geçmiştir. 1995-1996 ders  yılından itibaren, öğrenci sayısı MLO standartlarına uygun olarak giderek  azaltılan Ondokuz Mayıs Lisesi, 2010-2011 eğitim öğretim yılında 'Anadolu Lisesi' olmuştur.

GELENEKSEL PİLAV GÜNÜ

Atatürk’ün doğum tarihim dediği 19 Mayıs için, 19 Mayıs’ın şehri Samsun’da Ondokuz Mayıs Lisesi’nin eşsiz şöleni...

Her yıl 19 Mayıs günü düzenlenen bu etkinlikte mezunlar, öğretmenler, öğrenciler, veliler biraraya gelir. Yüzlerdeki “Ben de Ondokuz Mayıslıyım” ifadesinin yer aldığı gurur dolu bakışlarla yüzlerce insan... 

Samsunhaber.com dergisi olarak Samsun Ondokuz Mayıs Lisesi Mezunları Derneği Başkanı Op. Dr. Murat Mallı ile biraraya geldik. Kendisinden okulunu, öğretmenlerini, anılarını dinledik.

19 Mayıs Lisesi 1960’lı yıllarda Samsun’un en önde gelen lisesidiydi. Burayı bitirdiğin zaman üniversite mezunu sayabilirdin. Ben 1968 mezunuyum. Bizim sınıf 44 kişiydi. Bu 44 kişiden 40’ı en kalbur üstü üniversitelere hiçbir kursa, takviyeye gerek kalmadan girdi. Daha sonra yabancı dille öğretim yapan Maarif Koleji biraz daha öne çıkartılmaya başlandı, ancak  68 yılında onlardan sadece 3 kişi önemli bir üniversiteye girebildi. Samsun 19 Mayıs lisesi giderek bu önemini kaybetti denebilir, ama çağdaş, modern, Atatürkçü bir nesil yetiştirmek konusunda tavrı hala aynı şekilde devam etmektedir.

Edebiyat öğretmeni Hüseyin Gür Tunca

Tabi öğrencilerin her birinin bakış açısı zamanla değişebiliyor ama hiç unutmadığımız öğretmenler içerisinde sevdiğimiz için unutamadığımız, bize farklı bir bakış acısı getirdiği için unutamadığımız, ilginç tipler olarak bulduğumuz eleştirel bir bakış açısıyla ad taktığımız öğretmenlerimiz var. Ben onlardan ziyade unutmadığımız bize geniş bir ufuk açan bir öğretmenizden bahsetmek istiyorum. Hüseyin Gür Tunca diye bir öğretmenimiz vardı. Edebiyat kompozisyon derslerine gelirdi, gayet şık giyimli, düzgün bir ses tonuyla konuşan biriydi. Derslerinde bize 5 - 10 dakika ülkede gerçekleşen olayları, güncel değişiklikleri anlatır onlarla ilgili espriler, fırkalar anlatır ondan sonra konuya geçerdi. Edebiyatla ilgili konusunu anlatır, dersin sonunda anlattıkları hakkında bize sorular sorar ve ayrıca bizim anlatmak istediğiniz bir şey olup olmadığını sorardı. Derste işlenen konu veya kişiyle ilgili olarak değişik şeyler anlatırdı, bizim bilemediğimiz kitaplarda geçmeyen daha sonra okuyup  öğreneceğimiz konuları anlatırdı. 

Dersimiz: Selamlaşma

Hüseyin bey bir gün derse geldi, sınıfta bizden büyük öğrenciler de var. Biz 15 - 16 yaşlarındayken 20 - 21 yaşlarında daha haşarı çocuklar da var. Bugün konumuz selamlaşma dedi... Biz böyle bir ders mi olur derken, Hüseyin Bey ‘Şimdi bir kız arkadaşınızla bir erkek arkadaşınız okula gelirken yolda karşılaşıyorlar ve birbirleri ile selamlaşıp okula kadar gelecekler’ dedi ve gönüllü bir kız bir de erkek istedi.
Kızlardan biri hemen gönüllü oldu, ancak erkeklerden kimse cesaret edemiyor tahtaya kakmaya. Meşhur müzisyen İlhan Şeşen bizim sınıftaydı. Bizlerden birkaç yaş büyüktü. İlhan hadi dedik, yok ben kakmam dedi, sınıf mümessiline sen kak diyoruz, işaret ediyoruz, ancak kimse cesaret edemiyor. Sonunda oturduğu yerden ahkam kesmesiyle çok ünlü bir arkadaşımızı ite kaka gönderdik tahtaya. 

‘Karşılaştınız, kim ilk önce konuşur’ diye sordu Hüseyin bey, kız önce erkek konuşur, erkek ise yok hocam önce kız konuşur dedi. Sınıfa sorduk kim konuşur diye, kızlar erkek konuşmalı, erkekler kız konuşmalı diyor. Peki bunun bir usulü yok mudur diye sordu. ‘ Allah Allah yani kızla karşılaşmışın ne üsülü olacak ‘diye söyleniyoruz. Bunun bir yöntemi vardır çocuklar dedi. Önce kız arkadaşınız erkek arkadaşıyla karşılaşmaktan memnun olduğunu ifade eden bir şekilde tebessüm eder, ondan sonra erkek arkadaş söze girer dedi.  ‘Hadi bakalım ne diyeceksiniz’ dedi. Arkadaş ne diyeceğim hocam ‘naber derim’ dedi. ‘Naber olur mu ya’ dedi, biz sınıfta gülüyoruz kahkalarla. Hocam ‘merhaba’ derim  cevabı geldi, bunun üzerine ‘merhaba ne demek’ diye sordu.  Allah Allah sınıfta söyleniyoruz ne demek merhaba diye. Merhaba öztürkçe  bir kelime değildir dedi ve ekledi merhaba, yabancı biri ile karşılaşıldığında benden size zarar gelmez anlamına gelir dedi. Şimdi kız arkadaşınla  karşılaştığında ‘benden size zarar gelmez’ demek doğru mu? Peki ne demek gerekiyor o halde? Hocam ‘günaydın veya iyi günler deriz’ dedik. Hah çocuklar tamam işte buldunuz sözü dedi. Bu olaydan sonra karşılaştığımızda ‘iyi günler, günaydın veya iyi akşamlar’ şeklinde selamlaşmaya başladık. 

Hüseyin Bey aracılığı ile değişik konulara farklı bir bakış açısı ile bakmayı öğrenmiştik. O zamanlar adabı muaşeretle ilgili çeşitli  kitapçıklar çıkardı ve bizim de o kitapları alıp okumamız önerilirdi. Hatta onlardan bir şey öğrenip, bir derste de bunu anlatmak önemli ödevlerden biriydi.

Basketbolda ezeli rekabet

Marif koleji (Şimdiki Samsun Anadolu Lisesi) ile yaptığımız basketbol maçlarında acayip bir rekabet vardı, büyük tezahüratlar yapılırdı. Kız basketbol takımı ile de aynı rekabet vardı. O zamanlar unutulmaz bir tezahürat vardı “Leyla’sıyla Derya’sıyla gelseler dahi, şampiyon olacak lise vallahi” diye. Koleje o zaman çok fazla öğrenci alınmazdı, yıllık 25’di, daha sonra 50 öğrenciye çıktı. Tabi bizim lisede daha fazla öğrenci vardı. Fakat kolejliler yatılı oldukları için daha çok basketbol oynayacak, spor yapacak zaman bulabiliyorlardı. Kavgalı, gürültülü acayip tezahüratlı basket maçları yapılırdı iki okul arasında.

MÜDÜRLER

Eşref Bey, Mustafa Mümtaz (Karakullukçuoğlu) Bey, Adil (Bektaşoğlu) Bey, Hamdi Kayalı, Rauf Bayender, Ömer  Sıtkı Erdi, Ömer  Beygo, Ziya Karamuk, Ruhi Turfan, Zeki Sezin, Reşat  Postacıoğlu, Ziver Tezeren, Adnan Dinçer, H.Mehmet Hacıbaloğlu, Yusuf Özkılıç, Kenan Burkut, Beşir Sağlam, Özden Özdemir, Rasim Akın, Ahmet Yağ ve İsmail Aydemir .

İSMAİL AYDEMİR

Ondokuz Mayıs Lisesi mezunu olan ve 9 yıldır da bu okulda müdürlük görevini yürüten İsmail Aydemir, “Eşim  Elmas Aydemir, 15 sene lisemizde resim öğretmenliği yaptı, oğlum da buradan mezun, yani  biz ailece Ondokuz Mayıs Liseliyiz. 19 Mayıs ruhunu taşıyoru,  inşallah torunlarım da bu lisede okuyacaklar” dedi ve okurlarımız için anılarını anlattı.
“1971 yılında kaydımı yaptırdık. Hiç unutmam  9/N sınıfında okudum.  Başarılı bir sınıftı, ben sporcuydum.  Okulun voleybol, basketbol ve futbol takımlarında oynardım. Beden eğitimi öğretmeni olmaya karar vermiştim ancak bizim zamanımızda iki dersten kalınca Eylül’de bütünlemeye kalınırdı. 2 dersten bütünlemeye kaldım bunlardan birisi de matematik dersi idi. Öğretmenime matematikten beni bıraktı diye kızmıştım, sonra yaz tatilinde köye gittim kafamdan okulu bırakmak bile geçiyordu. Ancak köyde kalmak tarlada çalışmak zordu, ben de kendi kendime yaz tatilinde matematik öğrenmeye başladım. Hem tarlada çalışıyor, hem de ders çalışıyordum. Matematiği kendi kendime  örnek çözümlerden öğrenmeye başladım. Eylül ayında sınava girdiğimde yazılı esnasında matematik öğretmeni Ekrem Tığlı yanıma geldi ve ‘Sen ders mi aldın’ dedi. Hayır öğretmenim dedim. Sonuçlar açıklandığında hiç unutmam 10 üzerinden 8 almıştım. O gün kararımı değiştirip, matematik öğretmeni olmaya karar verdim.  Mesleğimi çok severek yaptım ve yapıyorum.  Kendisini rahmetle anıyorum Ekrem Tığlı hocam iyi ki beni matematikten bırakmış.  O zamanlar tabi hocanın görüşleri çok önemliydi, çok kaliteli öğretmenlerimiz vardı.  Biyoloji öğretmenimiz Nimet Uçkan, matematik öğretmeni, fizik öğretmeni, kimya öğretmenleri Habibe Tezcan ve Özden Özdemir, aynı zamanda beden eğitimi öğretmenliği de yapan iyi bir idareci olan Kenan Çeviker gibi...

19 MAYIS LİSESİ MEZUNU ÖNEMLİ İSİMLER

Anayasa  Mahkemesi Başkanı  Yekta Güngör ÖZDEN, Maliye ve Devlet Bakanı Adnan KAHVECİ, Başbakan Yardımcısı, Devlet Bakanı ve Dışişleri Bakanı Murat KARAYALÇIN, Orman ve Ulaştırma Bakanı Hüseyin ÖZALP, Devlet  Bakanı Doğan KİTAPLI, Samsun  Valisi Erdoğan CEBECİ, TÜBİTAK  Başkanı Namık Kemal PAK, Samsun  Büyükşehir Belediye Başkanı  Yusuf Ziya YILMAZ, Gazi Belediye Başkanı Süleyman KALDIRIM, İlkadım  Belediye Başkanı Necattin DEMİRTAŞ, Atakum  Belediye Başkanı Metin BURMA, Tepe Grubu CEO’su  Ali Haydar KURTDARCAN, Dünya Endoüroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza KURAL, Nöroloji Profesörü Prof. Dr. Ceyla İRKEÇ, Gastroenteroloji Profesörü Prof. Dr. Hasan TAŞÇI, Amasya, Çorum Valisi, Danıştay Genel Sekreteri  Hüseyin POROY, Türk Sanat Müziği bestekarı Şahin ÇANGAL , Müzisyen İlhan ŞEŞEN, Milli  futbolcu Tanju ÇOLAK, Milli futbolcu Tezcan OZAN, Milli  futbolcu Hasan ŞENGÜN (Dobi Hasan)

EFSANE HOCALAR

Fizik öğretmeni Lütfü DÜNDAR(Löbbe), Biyoloji öğretmeni Nimet UÇKAN (Deli kadın), Beden Eğitimi öğretmeni Ercan ERSU, Tarih öğretmeni Nurdan KÖK (Gardiyan), Erol TAHMİSÇİOĞLU (Taş Kafa), Tarih öğretmeni Sema KOSİF, Müdür Yardımcısı Hikmet KOCAMAN, Müdür Beşir SAĞLAM (Ayhan Işık), Coğrafya öğretmeni Mustafa DURMAZ (Durmaz hoca), Din Kültürü öğretmeni Sezai SERDAROĞLU (Kör Sezai), Edebiyat öğretmeni Mustafa KIRCI (At kafa), İngilizce öğretmeni Recep ÖZTÜRK (Mr. Sinema), İngilizce öğretmeni Necdet ZİMİTOĞLU (Zimit hoca)


 


 

Son Güncelleme: 18.03.2019 17:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tomris Erkmen 2019-03-19 12:13:30

Mezunlardan Samsun 19 Mayıs Üniversitesi kurucu rektörü prof dr M.Tahsin Tuncalı unutulmuş

Avatar
MİSAFİR 2019-03-25 09:03:38

daha bunlar dan çok fazla

Avatar
leyla 2019-06-19 09:04:16

sema kosif matematik öğretmenidir