Anne olmak bir sanat, bir beceri midir? 

Anne olacağımızı öğrendiğimiz ilk andan itibaren çocuğumuz için iyi bir anne olmak isteriz. Kendi annemizin yaptığı hataları yapmamak için kendimize sözler veririz. Annelik üzerine bir çok yazı ve kitaplar okuruz. Çocuğumuza iyi eğitim imkanları sağlayıp, onu en iyi şekilde yetiştirmek ve topluma hazırlamak isteriz. Onun saygılı, dürüst, sevilen ve başarılı bir insan olabilmesi için ne gerekiyorsa yapmaya hazırızdır. Peki bunu bu kadar istememize rağmen nasıl olur da bazı şeyler bir türlü yolunda gitmez? Bilmeden, ya da istemeden nerelerde, nasıl hatalar yaparız?

Anne olmak bir sanat, bir beceri midir? 

Anne olacağımızı öğrendiğimiz ilk andan itibaren çocuğumuz için iyi bir anne olmak isteriz. Kendi annemizin yaptığı hataları yapmamak için kendimize sözler veririz. Annelik üzerine bir çok yazı ve kitaplar okuruz. Çocuğumuza iyi eğitim imkanları sağlayıp, onu en iyi şekilde yetiştirmek ve topluma hazırlamak isteriz. Onun saygılı, dürüst, sevilen ve başarılı bir insan olabilmesi için ne gerekiyorsa yapmaya hazırızdır. Peki bunu bu kadar istememize rağmen nasıl olur da bazı şeyler bir türlü yolunda gitmez? Bilmeden, ya da istemeden nerelerde, nasıl hatalar yaparız?

07 Mayıs 2018 Pazartesi 14:19
Anne olmak bir sanat, bir beceri midir? 

Aslınsa günümüz şartlarında anne olmak kolay değildir. Tabi günümüz annelerinin elinde çocuk olmak da öyle… Peki biz istemeden, ya da bilmeden neleri yanlış yapıyor olabiliriz?


Öncelikle “mükemmel anne” olabilmek adına her şeyi kitaplarda yazıldığı gibi ya da bazı televizyon programlarını izleyerek, harfi harfine uygulamaya çalışmak doğru değildir. Çocuğunuzun bireysel farklılıkları, kendine has özellikleri vardır. Okuduğunuz ve izlediğiniz şeylerdeki durum, ne kadar sizin çocuğunuz için geçerli ve uyumlu öncelikle buna dikkat etmelisiniz. Çocuğunuzun bireysel farklılıklarını mutlaka bilmeli ve bunu gözetmelisiniz.
Çocuğunuzla kuracağınız ilişkide en çok dikkat etmeniz gereken durumlardan biri öncelikle sizin tutarlı, güven verici, kararlı ve sabırlı davranmanızdır. Unutmayın ki çocuğunuz sizi model alacağından, sizin yapacağınız davranışlar doğrudan çocuğunuzu etkileyecektir. Siz öfkeli davranıp, bağırırken, çocuğunuzun sakin olmasını beklemek ne kadar doğru olur? Çocuğunuzun istekleri yerine gelmediğinde hırçın davranmayıp, sakin olmasını istiyorsanız eğer, benzer durumlarda da sizin sakin kalmanız gerektiğini unutmamalısınız. Örneğin; bir konuda hayır dediğinizde çocuğunuz aşırı sinirleniyor ve hırçınlaşıyorsa, ona sakin, yumuşak ama kararlı bir tavırla açıklama yapmalı, niye hayır dediğinizi ona anlayabileceği bir şekilde anlatmalısınız. 


Söylerken aslında öylesine söylediğimiz, çocuk üzerindeki etkisinin ne olacağını hiç düşünmeden, belki de bilmeden yaptığımız bazı yanlış söylemler vardır. Öyle söylemek yerine böyle söylemeye ne dersiniz peki?
“Yat uyu artık” değil, “Uyku saatin gelmiş, hadi artık yatağına gidelim” demek daha doğru bir yaklaşım şeklidir. “Yalan söyleme” demek yerine, “Bana doğruyu söylemeni istiyorum” demek daha doğrudur. “Bunu sen mi yaptın” diye sormak yerine, “Bunu kimin yaptığı hakkında senin bir fikrin var mı?” diye sormak çocuk üzerinde daha olumlu bir etki yapar. “Kalk artık şu televizyonun başından” demek yerine, “ Hadi gel şimdi seninle bir oyun oynayalım. Ne oynamak istersin?” dediğinizde çocuğunuzu hem televizyon başından kaldırmış olursunuz, hem de onunla daha keyifli vakit geçirmiş olursunuz. Çocuğunuz uyku saati geldiği halde “Bana ne uyumuycam işte deyip, huzursuzluk çıkarıp, hırçınlaşıyorsa bunun mutlaka bir nedeni vardır. Öncelikle bu nedeni bulmalısınız. Çocuğunuz bu yolla size bir şey söylemeye çalışıyor demektir. Çocuğunuz aşırı sinirlendiğinde ve hırçın davrandığında, yani bir nevi kriz anında “Şimdi öfkelendin, seni anlıyorum, çok üzgünsün; öfken geçince bu konuyu tekrar konuşalım” diyebilirsiniz. Ya da “Şimdi seninle ne yapacağımıza karar verelim, ancak öncelikle sakin olmalısın” diyebilirsiniz. “Bu istediğini yapamam belki evet, ama istersen şu istediğini yapabilirim” de diyebilirsiniz. Bağırdığında “Seni anlamıyorum. Konuşmak isteyeceğin ve sakin olduğun zamanı bekleyeceğim” de diyebilirsiniz. Çocuğunuz “Anne yalnız uyumak istemiyorum. Korkuyorum. Benimle sen de yat. Yoksa uyuyamıyorum” dediğinde, “Kocaman oldun hala bir bebek gibi davranıp benimle yatmak istiyorsun” demek yerine, “ Evet, korktuğunu biliyorum. Seni anlıyorum. Senin için bir süre, sen uyuyana kadar yanında oturabilirim, ya da ışığı açık bırakabilirim” diyebilirsiniz. “Düşeceksin, kıracaksın, bozacaksın” demek yerine, “Yap/yapabilirsin  ama yaparken dikkatli olmanı istiyorum” demek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu şekilde yaklaşımların sadece bir defa olması değil, aynı şeklide davranmaya devam ettiğiniz sürece sonuç alacağınızı da unutmayın.
Gerizekalı, beceriksiz, kapa çeneni, sen böyle kime çektin bilmiyorum, ömrümü yedin sen ömrümü, tembel, salak şey, git televizyon izle, al şu telefonu da oyun oyna ve beni rahatsız etme, sen anlamazsın, aptal, sus konuşma, beyinsiz misin sen, git odanda otur, ben senin yaşındayken, vb sözler çocuğunuzun kendilik algısını zedeler, özgüvenini ve benlik saygısını düşürür, çocuğunuzun kendisini, önemsiz ve değersiz hissetmesine neden olur. 


Çocuğumun kendine güveni yok. Çocuğum doğru cevabı bilse bile sınıfta parmak kaldırmıyormuş. Arkadaşlarıyla oynamıyor, sınıfta yalnız oturuyormuş. Bu çocuk çok hırçın, kavgacı, ne yapacağımı bilmiyorum diyorsanız eğer öncelikle yukardaki söylemlerden kesinlikle vazgeçmelisiniz. 


Rahatlıkla mutfakta yemeğinizi yapmak, ya da arkadaşlarınızla sohbet etmek için çocuğunuzun eline cep telefonunu tutuşturduğunuzda, ya da “Hadi sen git biraz televizyon seyret biz arkadaşımla oturalım” dediğinizde, bu durumun size bir bağımlılık olarak geri dönebileceğini de aklınızdan çıkarmamalısınız. Kendi rahatınız için çocuğunuzu bir cep telefonu, internet, ya da televizyon bağımlısı yapabilirsiniz. Unutmayın ki kontrolsüz ve uzun süreli cep telefonu ve internet kullanımı, çocuğunuzun ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler ve başka psikiyatrik bozukluklara yol açabilir.


Çocuğunuzun size sorduğu soruları hiçbir zaman geçiştirmemeli ve mutlaka kısa da olsa yanıt vermelisiniz. Onun size anlattıklarını dikkatle ve sabırla dinlemelisiniz. Çocuğunuzun ilgi ve sevgi ihtiyacını mutlaka gidermelisiniz. Unutmayın ki, çocuklarınız birer yetişkin olduklarında çocukken onlara aldığınız, hediyeleri, pahalı oyuncakları ya da giysileri değil, onlara yaşattığınız duyguları hatırlayacaklardır. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner338