Nihayet bir yıl boyunca beklenilen gün geldi! Yılbaşı akşamı bazılarımız için eğlence odaklı düşünülen anlamlı bir kutlama günüdür. Ancak pek çoğumuz için de bir takım kararlar almak, yaşam tarzımızda değişiklik yapmak, yeni bir şeylere başlamak ve kendimizi yenilemek için hoş bir başlangıç tarihidir. Bu motivasyonla yola çıkmak gerçekten etkili bir çözümdür.

Bu kadar anlam yüklediğimiz bir geceyi mutlu hatırlamak ve tadında kutlamak için alacağımız önlemler arasında en önemlisi beslenmedir. Çünkü tam bir kutlama havasında geçen bu gecede yemeklerin, mezelerin ve alkolün dozu maalesef fazlasıyla kaçmaktadır. Ertesi gün tüm bunların vücutta yarattığı baş ağrısı, ağırlık ve yorgunluğu düşünürsek yeni karalarımızı uygulamak için ihtiyacımız olan enerjiyi ve morali nasıl bulabiliriz? Biraz sonra size bahsedeceğim tavsiyeler tabiki de sadece yılbaşı gibi özel tarihler için geçerli değil çünkü; günlük hayatımızda da çalışma hayatımız veya sosyal statüden dolayı sık sık davetlere, özel iş yemeklerine veya aile-arkadaş arasında yemekli davetlere katılmamız gerekebilir. Yemek yemek, sosyal hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Kilo alırım korkusuyla evinize bile almadığınız envai çeşit yemekle imtihanınız başlar. “Peki biz böyle özel günlerde ne yapmalıyız?” diyorsanız buyrun sizin için hazırladığım çok özel tüyolara bir göz atalım…

•    Mümkünse evden çıkmadan ufak bir şeyler atıştırın, karnınızı doyurmayın ancak küçük bir ara öğün mutlaka yapın. Az bir çorba veya bir bardak süt, yoğurt veya ayran gibi.
•    1 gün öncesinde hangi besin grubundan kaçıracaksanız onu azaltmaya özen gösterin.
•    Menüde mutlaka hafif seçenekler vardır, doğru seçim yapmaya özen gösterin.
•    Planladığınızın dışında çok yemek tüketirseniz bir sonraki gün kaçırdığınız besin grubundan telafi etmeye özen gösterin.
•    Kendinize göre bir limit belirleyin, tabaktaki her şeyi yemek zorunda değilsiniz.
•    Davette mümkünse kendi tabağınızı kendiniz hazırlayın. Eğer böyle bir imkan yoksa tabağınızı biriyle paylaşın.
•    Yavaş ve iyi çiğneyerek yemek yiyin. Doygunluk hissinin anlaşılması için iyice çiğneyerek yavaş beslenmek çok önemlidir. Alışkanlık haline gelebilmesi için her lokmadan sonra çatalı masaya bırakmaya gayret etmeli, stresten uzak bir yeme ortamı hazırlamalı, yavaş olmak konusunda kendinize telkinde bulunmalısınız.
•    Canınızın gerçekten istediği bir yemekten tadın ama en fazla üç ısırık alacağınıza söz vererek yemeye başlayın. Göreceksiniz ki yeterli gelecek. Önemli olan tadım, doymak değil.
•    Tabağınızı kendiniz hazırladığınız takdirde önce salata bölümünü ziyaret edin, hafif çorba alternatifleri mevcutsa bir kepçe çorbayla başlangıç yapın ve ardından ızgara balık, tavuk, yağsız kırmızı et ve hatta kolesterol oranı çok düşük olan hindi eti eşliğinde kocaman salatanızı afiyetle yiyin.
•    Su tüketimi hem davet akşamı hem de ertesi gün için mutlaka arttırılmalıdır. Davet akşamı sofrada ara ara, yudum yudum su içmek hem tokluk hissini arttırır hem de sindirim kolaylığı sağlar. Midenin çalışmasına ve yorulmamasına yardımcı olur. Bir diğer önemli konuda davet gecesi tüketilen alkolün vücutta yaratacağı etkiyi azaltmaktır. Alkol vücuttan fazlasıyla su atılmasına neden olur. Atılan suyu yenisiyle yerine koymazsak susuz kalan vücut daha kolay yağlanır ve toksin birikir. Bu nedenle davet gecesinin ertesinde bol bol su içmek gerekir. Bitki çayları, özellikle meyve çayları ve taze sıkılmış portakal/havuç suyu gibi içeceklerle desteklemek de iyi gelecektir.
•    Alkol genel sağlık kadar kilo kontrolünde de önemlidir. Alkol alırken rakı, votka, viski gibi yüksek alkollü olanların yerine şarap, şampanya veya bira gibi düşük alkollü türler tercih edilebilir. Kadınlar için en fazla 2 kadeh erkekler için de en fazla 3 kadeh gibi bir sınırlama faydalı olacaktır. İçecek sipariş ederken en doğru seçeneklerin su, soda, sebze suları olduğunu unutmayın.
•    Davet akşamı nasıl olsa fazla yemek yeneceği fikri ile gündüz hiçbir şey yememek en büyük yanlışlardan biridir. Çünkü akşama kadar çok fazla acıkacağınız için kontrolsüz bir şekilde yersiniz ve vücudu da depolama eğilimine sokarsınız. Aç kalan bir vücut aldığı besinleri yakmak yerine bir sonraki açlıkta kullanmak üzere depolamak ister. Bu nedenle güne kahvaltıyla başlamak çok önemlidir. Hafif bir öğle yemeği ve ara öğünlerle akşama hazırlık yapılabilir. Aralarda meyve tercih edilebilir. Öğle yemeğinde çorba, hafif bir sebze yemeği, yoğurt ve çok az pilav/makarna veya 1-2 dilim ekmek tercih edilebilir.
•    Çok yağlı ve kızartma türü besinleri tüketmekten kaçınınız. Hazırlanan mezelerden tabağınıza birer kaşık alıp porsiyonu yinelemezseniz hem tadımlık hem de doyumluk bir keyif yaşarsınız. Ordövr tabağında yer alan şarküteri ürünlerinin yarısını veya üçte birini yiyiniz. Çünkü peynir, salam, pastırma, mayonezli mezeler vb. yüksek kalorilidir. Ayrıca beraberinde fazla ekmek tüketimine de neden olabilir. Ana yemeğinizin yanında pilav/makarna/püre/erişte/börek vb. bir karbonhidratlı besin varsa ekmek yemeyiniz. Tabağınıza konulan porsiyonun da tamamını bitirmemeye çalışınız. Mümkünse zeytinyağlı sebze yemeklerine ve salataya öncelik veriniz.
•    Duygusal açlığınızı yemekle doyurmaya çalışmayın. Yemek yemeyi fizyolojik gereksinimlerin karşılanması olarak görmeli, zevk almayı bilmeli ama sadece keyif için yememeye de dikkat etmelisiniz.


“Akıllıca Beslenmek Bir Sanattır, Gelin Bu Sanatı Birlikte İcra Edelim.” 

DİYETİSYEN FURKAN ARDANUÇ 

FBM TIP MERKEZİ ÇİFTLİK ŞUBE
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner148