Mehmet YAZICI

İyi kaptan kötü havalarda belli olur…

Sütliman denizde dümen çevirmek kolay!

Siyasette de durum böyle…

Bildiğiniz gibi siyaset “At yetiştiriciliği” anlamına geliyor…

Atları eğitmek, yetiştirmek ve yönetmek…

Birileri “Koyun yönetimi” dese de,

En azından “At” sanki biraz daha soylu duruyor!

***

Benim sevgili vatandaşlarım!

Ve netekim ekonomiyi daha da zor günler bekliyor…

2020 yılının ilk çeyreğinde olağanüstü şeyler yaşanacak!

Özellikle sabit gelirliler…

Onlara “Bordro mahkumları” deniyor…

Şimdiden ayaklarınızı yorgana göre uzatın…

Kızılcık sopası geliyor!

***

Ne oldu da böyle oldu?

Kör-topal giden bir parlamenter sistem vardı…

En azından seçilmişlerden oluşan bir Bakanlar Kurulu…

Bizzat halkın seçtiği milletvekillerinden oluşurdu…

Şimdi, Bakanlar dışarıdan atanıyor...

Atanan Bakanlar Meclise karşı sorumlu değil…

Hatta meclise bile gitmiyorlar…

Hiç biri gitmek zorunda da değil…

Sizin seçtiğiniz Meclise hesap vermek durumunda da değiller…

TBMM’yi, tabir yerindeyse devre dışı bıraktılar…

Meclisin hiçbir yaptırım gücü yok…

Ee! İyi de, o halde bu millet niye seçime gidiyor?

Milletvekillerini niye bu halk seçiyor?

“Yeşillik olsun” diye mi?

Kim kimi kandırıyor?

***

Her neyse…

Olan oldu, Parlamenter Sistem yerine getirilen Başkanlık Modeli de tıkandı…

Hiçbir yatırımcı, yargının, demokrasinin, adaletin olmadığı bir ülkeye yatırım yapmak istemiyor…

Böyle olunca da sıcak parayla, borçlanarak dönen ekonomi duvara yapıştı…

İlk çeyrekte 178 milyar dolar dış ödeme var…

Süresi içinde bu paranın ödenmesi de mümkün görünmüyor…

***

Satacak bir şey de kalmadı…

Türkiye’yi bir işletme, bir şirket olarak düşünün…

Alacaklı gününde gelse, parasını istese…

Siz de veremezseniz…

Ne olacak?

Para yerine bir şeylerinize haciz koyacaklar, öyle ya…

Elimizde satacak bir şey de yoksa! Ki öyle…

Bu durumda poturunuzdaki yamalıya iş düşüyor!

Şimdi de onu alacaklar!

***

Bir krizin içindeyiz…

Gerçi, Damata göre “Kriz var” demek de suç!

Ama bizim konumuz bu değil…

Biz yasalara saygılıyız!

***

Bir kriz nasıl yönetilir?

En azından biz de Damata bir yol gösterelim!

Belki karınca kararınca yardımımız olur!

Kriz yönetimi, uzmanlık ve tecrübe gerektiren bir iş…

Hem, biraz da eğlenelim!

***

Dul bir kadının çok güzel bir kızı varmış…

Herkes bu kıza talip…

Ancak kızın annesi “Beş yüz bin isterim” diye tutturmuş…

Asla bu rakamın altına inmezmiş…

Köyde bir oğlan var, bu kıza aşık…

Çocuk allem etmiş, kallem etmiş, çalışmış…

Fakat, ancak 300 bin biriktirebilmiş…

Babası durumu görünce, oğlana “getir bakalım şu üçyüzbini, gidip isteyelim kızı” demiş, “Verirse verir”

Oğlan pek umutsuz…

Ama babası Bilge…

Varmışlar kızın evine…

Baba konuşmuş önce, kızın annesine…

Demiş ki, “Bak kadın, söyleyeceklerim bitmeden benim sözümü kesme…”

“Kızını oğluma istiyorum, bu da başlık parası olarak Yüz Bin...”

Kadının yüzü asılmış…

Adam devam etmiş;

“Seni de kendime istiyorum, bu da senin için Yüz Bin…”

Bunun üzerine kızın annesinin yüzüne bir tebessüm gelmiş…

“Allah mübarek kılsın, hayırlı olsun” demiş…

***

İşlem tamamlanmış...

Ama komşuları da kadını sıkıştırmaya başlamış,

“Hani Beş Yüz Binden bir kuruş inmem diyordun” diye…

Kadın durumu kurtarmış;

“Toptan satışla, perakende satış fiyatı her zaman değişir” demiş…

Bu kez oğlan babasını sıkıştırmış…

“Baba öteki Yüz Bini ne yaptın” diye…

Babası Bilge…

“Onu da anana verdim” demiş, “İkinci evliliğe razı olsun diye”…

***

İşte…

Kriz böyle yönetilir!

***

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ramazan 2019-12-19 17:01:49

Harikaydi kiriz fıkrası Allah senden razı olsun

Avatar
EMRAH 2019-12-12 18:12:39

ADAMSINN REİSS

Avatar
EMRAH 2019-12-14 19:18:58

KİM NE DERSE DESİN YANINDAYIZ REİSS

Avatar
Ben en 2020-01-13 01:28:40

1990 yıllar Doğu bloku çökmüş. Macaristan,Polonya,Çekoslavakya,Hırvatistan AB ye en yakın sınırda doğu ülkeleri. Ekonomileri ile sosyal yaşamları alt üst olmuş. 18 yaşı üzerinde kızlarını kadınlarını, bugün suriyeden Türkiyeye göç edercesine gönderir gibi batıya gönderdiler. Batı magazin gazetelerine ülkelerine gelmeleri için ilanlar verdiler. Almanyada yaşıyorum yaşadığım küçük kasabadan her hafta sonu otobüslerin özel araçların grupların Polonya, çek cumhuriyeti Macaristan gece kulüplerine yada sokaklarda bu işi yapmak için gittiklerini hatırlıyorum. Bu ülkeler turizm adı altında ekonomolerini duzelttiler. Bu da benden yaşanmış gerçek bir hikaye olsun. Satilacak bir şey kalmadı demeyin ülkeyi yönetenler piç Mehmet Paşa hikayesinde olduğu gibi satilacak yada halk üzerinden hazineyi dolduracak bir yöntem bulabilirler. Mehmet yazıcının yazılarını fırsat buldukça yurtdışında takip ediyorum. Selamlarımı iletiyorum. Umut dolu yarinlara

banner362