SAMSUN LİMANI SAVAŞIN DİREKT HEDEFİNDE: SIĞINAK OLDU AMA RİSK BÜYÜK
Karadeniz’deki çatışmalı ortamın Türk limanları üzerindeki etkisine değinen Dr. Sümeyye Uzun, Samsun Limanı’nın stratejik konumuna dikkat çekti. Saldırılarda hasar gören gemilerin tamir ve bakım için Samsun'a çekilmesinin limana doğal bir sığınak rolü kazandırdığını belirten Uzun, bu durumun hizmet geliri sağlasa da genel kayıpları telafi edemeyeceğini ifade etti:
"Samsun Limanı, coğrafi konumu nedeniyle savaştan en fazla etkilenen Türk limanları arasında yer alıyor. Hasarlı gemilerin buraya gelmesi port hizmetleri açısından avantaj sağlasa da, Karadeniz’deki can güvenliği riski ile lojistik kayıpları karşılaması imkansız. Artan sigorta ve navlun maliyetleri sefer iptallerini getiriyor. Samsun merkezli firmaların seferleri durdurması; kentte ticari gelirin azalmasına ve istihdam düşüşüne yol açıyor. Aynı durum Trabzon gibi diğer Karadeniz limanlarımız için de geçerli."
ALTERNATİF GÜZERGAHLAR KARADENİZ'İN YERİNİ TUTAMIYOR
Karadeniz’e alternatif olarak kullanılan Balkan ve Kafkasya koridorlarının (Romanya, Bulgaristan, Gürcistan, Azerbaycan) kapasite açısından yetersiz kaldığını vurgulayan Dr. Uzun, karayolu ve nehir taşımacılığının getirdiği lojistik engelleri sıraladı. Tuna Nehri’nin derinlik kısıtlamaları nedeniyle yüksek tonajlı gemilere uygun olmadığını, demiryolu hatlarındaki ray açıklığı farklılıklarını ve karayolunun yüksek yakıt maliyetlerini hatırlatan Uzun, alternatif güzergahların yalnızca "tamamlayıcı" olabileceğini, Karadeniz rotasının ise bir zorunluluk olduğunu belirtti.
TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİNDE DARALMA SÜRÜYOR
Deniz taşımacılığının tehlikeli hale gelmesinin Türkiye’nin bölge ülkeleriyle olan ticaret hacmine doğrudan yansıdığını ifade eden akademik uzman, rakamlarla tehlikeye dikkat çekti:
Ticarette Gerileme: TÜİK verilerine göre Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile olan toplam dış ticaret hacmi 2024 yılında 58,8 milyar dolar iken, 2025 yılında %5,13 gerileyerek 55,8 milyar dolara düştü.
Enflasyon Riski: Gemilerin bölgeye gitmek istememesi ihracatı vururken; Rusya ve Ukrayna'dan ithal edilen tahıl, petrol ve sanayi hammaddelerindeki aksamaların üretim maliyetlerini artırarak enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceği uyarısı yapıldı.
ÇÖZÜM: STRATEJİK ARABULUCULUK VE YENİ DENİZ KORİDORU
Saldırıların taraf olmayan ülkeler ile sivil denizcilere ağır bedeller ödettiğini belirten Dr. Sümeyye Uzun, Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi'nden doğan gücü ve jeopolitik konumuyla yeniden devreye girmesi gerektiğini savundu. Uzun, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"2022'deki Tahıl Koridoru Anlaşması döneminde Türkiye'nin bu iki ülkeyle ticareti %79,6 artmıştı. Bugün de ticari gemilere yönelik saldırıları durduracak, tarafsız sivil mürettebatın can güvenliğini sağlayacak ve her iki tarafın diplomatik zeminle uzlaşacağı uzun vadeli bir koridor şart. Saldırıların kime fayda sağladığı belirsiz ama savaşın en ağır bedelini, kararda söz hakkı olmayan sivil denizciler ve çalışanlar ödüyor."x