banner388
banner390

Hemen bütün şehirlerimizde görülen yabancı isimlerle tabela yozlaşması, yoğun bir şekilde görülmektedir. Nerdeyse ticaretin ana kuralı haline gelmiş bu durum, bir ülkenin kendi dil ve kültüründen kopmasının, kimlik kırılmasına uğramasının bariz ve en vahim örneklerinden biridir.

Şehrin önemli caddelerinden, AVM, market ve en küçük mağazalarına, lokanta, kafe ve berberlerine kadar bu durumu gözlemlemek mümkün.

Oysa, ismimizi gavur ismi koymadığımız gibi, aynı hassasiyeti işyerimizin tabelasında da göstermeliydik, göstermeliyiz. Hasan’ı Hans yapmayan bir Müslüman, nasıl olurda dükkanın da  Hans’a ait isimler kullanabilir? AVM, market ve birçok mağazamızda yerli müzik yerine, yabancı müzik tercih ediliyor ve çalınıyor. Bunu anlamak mümkün değil.

Acaba Paris, Londra, Berlin veya bir başka Batı şehrinde, o şehrin yerlileri işyerinde Türk müziği çalıyor mu, çalar mı? Bu gavur müziği  aşıklığı  nedir, nereden geliyor ve nereye hizmet ediyor! Benim ülkem de, benim iş yerim de, benim düğün ve eğlencem de benim müziğim çalınmalı.

Türkçemiz büyük bir saldırı altında. Bu gidişle, bizden sonraki nesil de bizi anlamayacak ve sürekli birbirinden kopan, birbirini anlamayan, anlayamayan kuşaklar haline geleceğiz. Geçmişimizle bağımız kopacak, köksüz bir millet haline geleceğiz.

Bir başka dil ve kültür erozyonu da, özellikle gençlerin giydiği elbiseler üzerindeki yabancı yazılar da göze çarpıyor. Bir çoğu   ne anlama geldiğini bilmeden, önünde ve arkasında İngilizce yazılar olan tişörtler, kazaklar, gömlekler veya kabanlar giymektedir. Tercüme edildiğinde son derece sakıncalı ifadeler bile taşıyan bu yazılar da, dil ve kültürel olarak nasıl çürüdüğümüzü, nasıl erozyona uğradığımızı, kimliğimizin nasıl kırıldığını bariz olarak görmek mümkün. Ne yazık ve ne acıdır ki, daha ilk mektebe yeni başlayan körpecik çocuklarımızın çanta ve defterlerinin üzerinde yabancı yazı ve resimler yer almakta, dünyaya yeni gözünü açan evlatlarımız, daha ilk yıllarında yabancı dil ve kültürle tanıştırılmakta, kendi dil ve kültürü dışında temelleri atılmakta, yetiştirilmektedir.

Devlet ve Milli E. Bakanlığımız bu işin neresindedir? Partilerimiz bu işin neden farkında ve düzeltilmesi için bir çaba içinde neden değildir? Basınımız ve STÖ’miz neden bu konuda duyarlılık göstermemektedir. Halk olarak bunun neden farkında ve bilincinde değiliz?     

Özellikle genç bay ve bayanlarımız moda denen belanın en büyük taşıyıcıları olarak, saç yapılarından tutun da, giydikleri kıyafetlere kadar, bırakınız milli bir kimliği, gece aniden önünüze çıksa çarpılacağınız şeytani kıyafetlerle, gelecek adına endişe doğurmaktadırlar.                       

Özet olarak milli kültür ve dilimiz açısında büyük bir erozyonla karşı karşıya bulunduğumuzu görmekte ve yetkililerin hiçbir şey yapmadıklarını müşahede ediyor, ivedi vazifeye çağırıyoruz.

Allah bu milleti tüm şer akım ve istilalardan korusun ve muhafaza etsin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Editör 2021-06-19 11:22:41

Senin eğlencendeki müzik batının teknolojisiyle çalınıyor

Avatar
Rizeli53 2021-06-26 12:26:04

Kullandığı adı bile Türkçe olmayan bir kişinin dil ve kültürde yozlaşmadan bahsetmesi çok hoşuma gitti.

banner393

banner386