Cüzdanınız dolu olabilir, ama vicdanınız boş ise o cüzdan bir şeye yaramaz. Bu şu demektir, kimse cüzdanına güvenmemeli. Vicdansızlık yaparak bir yerlere geliyorsanız, bu dünya da mutlu olabilirsiniz ama ahirette asla rahat edemezsiniz. Vicdan nedir? “Kendinden geçme, duygu. Duyma”, “İyiyi kötüden ayırabilen, iyilik etmekten lezzet alan ve kötülükten elem duyan manevî his.” insanın bozulmamış fıtratını yaratılışını ifade eder. Gücünüz fazla diye güçsüzleri ezerseniz, bu bir vicdansızlıktır. Kendiniz için arzu etmediklerinizi başkalarına reva görmediğiniz zaman vicdanlısınızdır. Hatta ve hatta zulüm görenlere karşı değil onun elinden tutacak durumunda iseniz onun elinden tutmuyor bana ne diyorsanız bu da bir vicdansızlıktır. Emrinizde olan insanları eziyor, zulmediyorsanız, haksızlık yapıp onu aşağılıyorsanız bu da bir vicdansızlıktır. Kimse şu yalan dünyada bulunduğu konuma göre kabre girmiyor.

Vicdansızlık yaptığınız insanlarla aynı şekilde kabre giriyorsunuz. Vicdan yaşamımızın her safhasında olması gereken bir durumdur. Kişilere göre vicdan ve merhamet duygusu taşınmaz. Ehli iman bir kimse her ehli iman kardeşi için vicdanlı olmak durumundadır. Ancak hassas bir terazi zamanla bozulabileceği gibi, vicdan da hassasiyetini zamanla kaybedebilir. Söz gelimi günahlar vicdan terazisinin dengesini altüst yapabilir. Bir insanda vicdan devre dışı kalmışsa, böyle birinin sağlıklı ölçüp biçmesi, sağlıklı değer hükümleri ifade etmesi, sağlıklı değerlendirmeler yapması beklenemez. Söz gelimi bir insan devamlı doğru konuşsa vicdanı rahattır. Fakat yalan söylediğinde vicdan tepki verir, hoşnut olmaz. İlk defa yalan söyleyen biri vicdanen rahatsız olur, yüzü kızarır, kan basıncı artar. Fakat bunu alışkanlık haline getirirse, artık vicdan tepki vermez hale gelir.

Vicdanın bu hali ayçiçeği bitkisine benzer. Ayçiçeği devamlı güneşe doğru yönelir. Fakat başı ağırlaştığında sadece yere bakar. Artık güneşi takip edemez. Vicdanın ilk hali bir saç kılını bile tartan kuyumcu terazisi gibi hassas iken, günahlarla laçkalaşmış hali, tonluk ağırlıkları tartan kaba terazilere benzer. Cenab-ı Hak iyiliğin mükâfatını doğrudan o iyiliğin içinde derz ettiği gibi, kötülüğün cezasını da aynı o kötülük içerisine koymuştur. Faraza, başkasına iyilik yapan biri, bundan mutluluk duyar. Haksızlık yapan ise vicdan...

Kul hakkını çiğneyen biri polisin takibinden kurtulsa da vicdanın tepkisinden kurtulamaz. Tabir yerinde ise, vicdan asla affetmez. Bundan dolayıdır ki, başkasına haksızlık yapanlar vicdan azabından kurtulamazlar. Stres, depresyon gibi rahatsızlıklar böylelerinin yakasını bırakmaz. Öyleyse ne kadar vicdanlı ve vicdansızız bunun muhasebesini lütfen yapalım. Başımızı yastığımıza koyunca bir muhasebe yaparsak her şey görünür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.