Mehmet YAZICI
Paradan, ekonomiden falan hiç anlamam…
Para, sadece gerekli olduğunda aklıma gelir…
Böyle durumlarda benim de kendime göre çözümlerim var…
Bir şekilde ne kadar gerekiyorsa,
Ne eksik, ne fazla…
O kadarını tedarik edebilirim…
Onun için,
Sürekli peşinden koşup en değerli şeyi,
Yani zamanı kaybetmeye gerek yok!
Çünkü,
Parayı aptallar da embesiller de bir şekilde bulabiliyor!
Oysa,
Bu dünyada sağlıktan-sıhhatten ve zamandan daha değerli hiçbir şey yok!
***
Fakat şu doların sürekli yükselişi…
Arabaya koyduğum yakıt bedelinin sürekli artışı…
Beni fena halde rahatsız ediyor!
...
Bilen biri anlatsın, biz de bilelim…
“Batıyor muyuz” gerçekten?
Memlekette neler oluyor?
***
Gazeteci dostum, çocukluk arkadaşım Yüksel Baysal…
Bursa’nın sayılı kalemlerinden…
İYİ Partiden milletvekili adayı da olan
Ekonomist Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu'na sormuş:
“Hocam” demiş “Ne oluyor, batıyor muyuz? Nereye kadar devam edecek bu durum?"
Tatlıoğlu önce Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz'ın sözünü anımsatmış;
"Derelerinizden petrol aksa,
dağlarınızdan altın fışkırsa,
eğer Adaletiniz yoksa
gelişmiş ülke olamazsınız!"

***
Gerisine Yüksel Baysal’ın yazısından devam edelim:
"Dolsa ne olur, dolmasa ne olur!" diyen Başbakan Binali Yıldırım'ın o talihsiz sözüne karşılık olarak İsmail Hoca, rakamları konuşturdu:
"185 milyar dolar bu yıl ödenmesi gereken borç var.
Ayrıca 50-55 milyar dolar civarında cari açık var.
Yani bu yıl içinde döndürülmesi gereken para 240 milyar dolar.
Yani bu düzeyde bir finansmana ihtiyaç var.
Doların ateşi bunun için çıktı, çıkmaya devam edecek.
Doların bir kuruş artışına karşılık Türkiye'de tam 2 milyon 400 bin lira borç artışı oluyor. Şaka değil bu.
Yani dolar 480'den 490'a çıktığında
Türkiye'nin o saniyeler içinde borcu 24 milyon lira artıyor."

****
AK Parti ve hükümet mensuplarının dolardaki artışı dış güçlerin "operasyonu" olarak nitelemesine karşılık Prof. Dr. Tatlıoğlu, "Çaresizlik içindeler. Ekonomi bitti. Deniz tükendi. Bu işin sahibi yok. Ekonomi yönetimine güven kalmadı. Bir ev düşünün, evin içinde sorunları konuşamazsanız, çözemezsiniz. Bu toplum için de geçerli..." dedi.
****
Türkiye'nin markalarının batma noktasına geldiğini,
En önemli kuruluşların bankalarda kuyrukta olduğunu söyledi…
***
Yüksel Baysal’ın yazısını burada bitiyoruz!
Ama benim kafam hala karışık!
Bu şu işin sırrını hala çözemedim…
Gerçekten batıyor muyuz?
***
Not: Bu yazı 25 Mayıs 2018 tarihinde haber sitemizde yayınlanan aynı konudaki bir dizi yazıdan biridir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.