Cumhurbaşkanı Demirel'in görev süresi dolunca, ikici kez seçilmesine Mesut Yılmaz aday olacağım diye engel olundu. Bunun üzerine Ecevit, Prof Mehmet Haberal'ı teklif eder ama Haberal bazı sebeplerden kabul etmez.
 

Aday arayışları sürerken gazeteciler Bahçeli'ye sorarlar:" Siz aday olurmusunuz?"
 

Bahçelinin cevabı bütün Ülkücüleri yaralayacak bir cevaptır: " Efendim biz haddimizi biliriz."
 

Bu ifadenin anlamı; MHP genel başkanı kendini Cumhurbaşkanlığına layık görememiştiri ifade etmez mi?
 

Bu cevabı ile Bahçeli, hem kendine güvenemediğini, hem de temsil ettiği fikrin yüceliğini anlıyamadığını ortaya koymuştur.

Eğer biraz daha derin düşünürsek: Bahçeli Başbakan olmak istemez, aynı Bahçeli, Cumhurbaşkanı olmak da istemez.

Siz sormaz mısınız bu Bahçeli ne ister?

Hiçbir şey istemez ise neden bu MHP’nin başındadır?
 

İşte bu sıralarda ilginç bir gelişme yaşanır. Doğru yol ve Fazilet Partililer gider MHP’li Sadi Somuncuoğlu'na, MHP aday çıkaracak olursa çıkarılan adayı partilerinin tam kadro olarak kayıtsız ve şartsız destekleyeceklerini ifade ederler.
 

Somuncuoğlu tam destek sözünü alır almaz Bahçeli'ye gider: " Sayın genel başkanım, şartlar inşallah MHP’ye cumhurbaşkanlığı nasip edecek."
 

Bahçeli: " Nasıl?"
 

Somuncuoğlu: " Efendim Tansu Çiller ve Recai Kutan haber gönderdiler. MHP aday gösterirse tam kadro firesiz destek verecekler lütfen adaylığınızı açıklayınız."
 

Bahçeli: " Sadi bey ben haddimi bilirim dedim ve aday olmayacağımı açıkladım."
 

Somuncuoğlu şaşkındır: " Sayın genel başkanım şaka yapıyorsunuz sanırım. Had bilmekte ne demek, aday olacaklardan MHP genel başkanının fazlası vardır eksiği yoktur. Siz MHP gibi idealist bir partinin liderisiniz."
 

Bahçeli sert bir sesle: Yok ben haddimi bilirim Sadi bey. Israr etmeyin kararlıyım ve aday olmam.
 

Somuncuoğlu hayretler içerisinde: " O zaman MHP içinden başka bir adayı Sayın Çiller’e ve Sayın Kutan’a önerin efendim."
 

Bahçeli tek kelime ile ve Sadi beyi kovarcasına: " Hayır dedim."
 

Somuncuoğlu: " Anlıyamadım."
 

Bahçeli: " Sadi bey, MHP olarak bizim Cumhurbaşkanı adayımız olmayacak!"
 

S.Somuncuoğlu: " Sayın Genel başkan yapmayın ne olur. Bu tarihin MHP’ye sunduğu büyük bir fırsat. Tarih hiç birimizi affetmez, zira Atatürk'ten sonra ilk defa gerçek bir Türk Milliyeçisinin

Cumhurbaşkanı olma fırsatı doğmuştur. Lütfen bir daha düşünün."
 

D. Bahçeli: " Hayır kesinlikle öyle bir şey olmayacak."
 

S.Somuncuoğlu: "Efendim bilmediğimiz bir şey mi oldu?"
 

D. Bahçeli: " Sadi bey mevzuyu kapatalım bizim adayımız olmayacak."
 

Sadi bey, çok büyük bir hayal kırıklığıyla çıkar odadan. Ama Meclisin kulislerine yayılmıştır Çiller’in ve Kutan’ın MHP adayını firesiz destekleyeceği. Somuncuoğlu’nun yanına MHP’li ve diğer partilerden vekiller gelirler ve adaylık için baskı yaparlar.

Somuncuoğlu bu baskılara istinaden yine çıkar Bahçeli’ye: " Efendim partili ve partı dışı milletvekili arkadaşlarımın yoğun baskısı altındayım. Görev ve sorumluluktan kaçılmaz. Kaçarsanız tarihi vebal olur diyorlar. Siz aday olmuyorsanız izninizle ben aday olacağım."
 

Bahçeli: " Sadi bey böyle bir şey yapamazsın... İzin vermem."
 

Somuncuoğlu: " Parti olarak birine mi söz verdiniz eğer böyle bir şey varsa aday olmam."
 

Bahçeli: " Size istemiyorum dedim. Size gerekçe sunmak zorunda değilim. Ben MHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olsun istemiyorum."
 

Somuncuoğlu: " Sayın genel başkan ben aday olacağım."
 

Bahçeli: "Olamazsınız izin vermem. Defolun çıkın dışarı."
 

Somuncuoğlu çıkar bir iki istişarede yapar ve Cumhurbaşkanlığı dilekcesini vermek için Meclisin yolunu tutar.
 

Önünü üç milletvekili keser, Şavkat Çetin kısmen ikna etmeye çalışsa da, Cemal Enginyurt Somuncuoğlu'nu yumruklar. Sadi Somuncuoğlu, bu keşmekeş içerisinde adaylık dilekçesini veremez.
 

Rahşan Ecevit’in adayı, AHMET NECDET SEZER, MHP’nin de oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilir.

Ve Ahmet Necdet Sezer başkanlığı sırasında binlerce vatan hainini affetme fırsatı yakalar. Ahmet Necdet Sezer aynı zamanda, Başbakan Ecevit'in başına Anayasa kitapcığını fırlatarak ülkemizde büyük kaos yaratmış ve ekonomik değerleri alt – üst etmiştir.

MHP’Lİ VE ÜLKÜCÜ OLANLAR, LÜTFEN DÜŞÜNÜN VE CEVAP VERİN...!
 

Yarım asır, yani elli yılda bir kez, sadece bir kez Cumhurbaşkanlığı fırsatı yakalıyor MHP. Yakalanan bu fırsatı ise bizzat MHP’nin başında olan kişi engelliyor.

Merak ediyorum, acaba dünyada bir başka örneği var mıdır?

Yine merak ediyorum; hangi parti lideri Cumhurbaşkanlığına hayır der, derse de gerekçesi ne olabilir?
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tetane memmedova 2018-04-03 13:03:18

Üreyinize sağlik

Avatar
Heqiqet hüseynova 2018-04-03 13:05:03

Qeleminize üüvvet üreyinize sağlik

Avatar
Gülseren Sağlam 2018-04-03 13:05:09

Devlet bey, dikta ile sandalyesine sahip olmayı sürdürdükce bizleri böldü ve paramparça etti. Binlerce şehidi olan bu kutsal davayı basiretsiz ve tutarsız bir kadroya teslim edenler kıyamet günü bu hesabı nasıl verirler bilemem, bildiğim tek şey parçalanıp eridiğimiz. Şerif bey, tebrik ediyorum. Hakikati birileri yazmalıydı.

Avatar
Selale hüseynova 2018-04-03 13:10:19

Üreyinize sağlik qeleminize qüvvet

Avatar
Hülya Türkoğlu 2018-04-03 13:31:49

Rahmetli Başbuğumuzun, dikkat edilmesi ve kontrolde tutulmasını telkin ettiği adamı,kimler hangi emellerle partinin başına getirdiyse araştırılması gereken birinci konudur. Milliyetci Haraket Partisi Ülkücülerden çalınmış ve ülkücüler parti dışına itilmiştir. Bu işin arkasında Türk düşmanları vardır. Bunu bilerek davamıza sahip çıkmamız gerekiyor.

Avatar
Aslan Deniz 2018-04-03 13:42:51

Bu gün eğer kırk parçaya bölünmüş isek bunun mimarı Devlet Bahçelidir. Bu kaostan Türk Milliyetciliği zarar görmüştür ve büyük yaralar almıştır. Eğer bu gidişe çare bulamaz böyle devam edersek işimiz Allaha kalmıştır. Tanrı Türk'ü gerçekten korusun.

Avatar
Kadir Karayün 2018-04-03 13:51:22

Hatırlarsanız sizin bir sözünüz vardı, ( Ecevitten çok çekenlerle, Ecevitten çok şey öğrenenler bir arada olamazlar.) Bizler Milliyetcilikten nefret edenlerden çok çekmedik mi? Devlet bey ise çok şey öğrenmiş! Başka söze gerek var mı? Bu gidişin sonu hüsran olacak. Başka ne diye bilirim.

Avatar
AYŞEN PEKİNCE 2018-04-03 13:56:58

Yazılarınızla aydinlanıyoruz.Kaleminize sağlık...