İncesu, Çatalçam, Altınkum ve Taflan sahillerinde denizin karayı aşındırması sonucu bazı yapıların zeminleri ve duvarlarının altı oyulurken, İncesu’da deniz yer yer kara yoluna kadar ilerledi. Uzmanlar, gerekli tedbirlerin alınmaması halinde kıyıya yakın konut, iş yeri ve kafelerin ciddi risk altında kalabileceği uyarısında bulundu.
DENİZ YOLA KADAR ULAŞTI
Atakum’un batısındaki sahil kesiminde devam eden kıyı erozyonu, kıyı çizgisinin giderek geriye çekilmesine neden oluyor. Özellikle İncesu, Çatalçam, Altınkum ve Taflan sahillerinde erozyonun oluşturduğu tahribat dikkat çekiyor.
Bazı kafe ve işletmelerin çevresindeki zeminin aşındığı, kıyıya yakın yapıların duvarlarının altının ise dalgaların etkisiyle oyulduğu görüldü.
İNCESU’DA TEHLİKE HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
Erozyonun ulaşım açısından oluşturduğu tehlike İncesu mevkisinde daha belirgin hale geldi. Denizin bazı noktalarda yola kadar ulaşması nedeniyle özellikle araç trafiği açısından risk oluştu.
Kıyı şeridindeki aşınma ve denizin kara yoluna kadar ilerlediği noktalar dron ile havadan da görüntülendi.
UZMANDAN KIYIDAKİ YAPILAŞMAYA UYARI
Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. F.A., Samsun’un Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları arasında yer aldığını hatırlatarak bölgenin önemli kıyı alanlarına sahip olduğunu söyledi.
Özellikle şehir merkezi ile Kızılırmak Deltası arasındaki sahil kesiminde önemli plajların bulunduğunu belirten F.A., İncesu, Taflan ve 19 Mayıs ilçesine yakın kesimlerde kıyı erozyonunun etkili olduğunu ifade etti.
“İLK 50 METRE YAPILAŞMADAN HARİÇ KALMALI”
Kıyıya yakın yapılaşmanın erozyondan doğrudan etkilendiğine dikkat çeken F.A., “Kıyı Kanunu gereği kıyı çizgisi, yani denizle karanın birleştiği yerden 100 metreye kadar çok fazla yapılaşmaya müsaade edilmemesi gerekiyor. Özellikle ilk 50 metre tamamen yapılaşmadan hariç kalması gereken yerler” dedi.
KONUT, İŞ YERİ VE KAFELER İÇİN RİSK BÜYÜYOR
Bölgedeki hızlı yapılaşmanın kıyı erozyonunun oluşturduğu riski daha önemli hale getirdiğini belirten F.A., mevcut yapıların korunması için önlem alınması gerektiğini söyledi.
Kıyı erozyonuyla mücadelede bazı bölgelerde “T” şeklindeki dalgakıranların veya kıyı koruma yapılarının kullanılabileceğini ifade eden F.A., bu uygulamaların doğal kıyı süreçlerine müdahale anlamına geldiğine de dikkat çekti.
“KIYIDA MUTLAKA TEDBİR ALINMALI”
Erozyonun doğal bir süreç olduğunu ancak kıyıya yakın mevcut yapılaşma nedeniyle önlem alınmasının zorunlu hale geldiğini vurgulayan F.A., “Kıyıda mutlaka erozyonu durduracak birtakım tedbirlerin alınması iyi olacaktır. Aksi takdirde yapılan bu konutlar ya da iş yerleri ya da kafeler, bunlar büyük risk altında. Deniz buralara kadar gelebilir” ifadelerini kullandı.
ERİYEN KIYI ŞERİDİ ENDİŞE YARATIYOR
Atakum’un batı sahillerinde kıyı çizgisinin gerilemesi yalnızca sahildeki yapılaşmayı değil, denize yakın ulaşım güzergâhlarını da tehdit ediyor.
Uzmanlar, mevcut yapıların korunmasına yönelik çözümler geliştirilirken kıyının doğal yapısının ve ekolojik dengesinin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.