Samsun Haber | Samsun Son Dakika Haberleri | Samsunspor
2018-04-19 16:24:36

Devlet Bahçeli bunu hep yapıyor

Şerif Yılmaz

serifyilmaz55@hotmail.com 19 Nisan 2018, 16:24

Herkesin bildiği gibi "erken seçim" yapılmalıdır fikrini ( güya ki ) Bahçeli ortaya atmıştır. Bir hafta önce erken seçimden bahseden " vatan hainidir " diyen Bahçeli, ne hikmet-i ilahi ise, bir hafta sonra, " Bu ülkeyi ancak erken seçim kurtarır " fikrini ortaya attı.
 

İşin ilginç tarafı ise; Türkiye tarihinin jet erken seçimine, TBMM, iktidar ve muhalefet partileri, (en enteresan olanı da ) YSK ( Yüksek Seçim Kurulu ) fikir birliği ile karar vermiştir.
 

Aslını isterseniz; Devlet Bahçeli'nin bu yaptığı beni hiç mi hiç şaşırtmadı. Doğrusunu söylemek gerekirse ben böyle bir hamleyi de bekliyordum.
 

Çünkü, Bahçeli bunu hep yapıyor. Hatırlarsanız; DSP-MHP-ANAP hükümeti döneminde MHP tarihinde ilk defa Cumhurbaşkanı'nı kendi partisinden seçtirme şansını yakaladığı halde inatla, "Ben Cumhurbaşkanı adayının MHP den olmasını istemiyorum " diyerek, hiç hesapta yokken ve kimsenin de tanımadığı Rahşan Ecevit'in adayı, Ahmet Necdet Sezer'i , kayıtsız ve şartsız destekleyerek Cumhurbaşkanı seçtirmiştir.
 

Devlet Bahçeli sadece Ahmet Necdet Sezer'i seçtirmekle de kalmamıştır. İsterseniz gelin 2007 yılına doğru bir yolculuk yapalım.
 

2007 yılında konjonktür MHP nin oy patlaması yapması için her haliyle müsaittir. İktidar, silahlı kuvvetlerle sürekli inatlaşıp kavga ederek ülke yönetimindeki ahengi sabote ederken, diğer yandan PKK terörü yeniden yükselişe geçmiştir. Ülke bu halde iken, Devleti sarsan başka bir olayda Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan kirizdir.
 

Dönemin Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt hükümete göstermelik bir muhtıra vererek AK Parti'nin ülkeyi erken seçime götürmesine sebep olmuştur. AK Parti bu muhtırayı kullanıp mağdur siyaseti ile oylarını % 47'lere taşıdı. Verdiği yapay muhtıra ile AK Parti'yi %47'lere taşıyan askerle Erdoğan, prensipte Vecdi Gönül'ün Cumhurbaşkanlığı konusunda anlaşmışlardı.
 

Çünkü; asker Siyasal İslam geleneğinden gelen, Ortadoğuya ajan yetiştiren Exeter mezunu, Dışişleri bakanıyken kadroları FETÖ örgütü üyeleri ile dolduran, HDP'lilerin ve neo-liberallerin destekçisi, Abdullah Gül ve ekibinin, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı yapma çalışmalarından haberdardı. Burada askerin hakkını teslim etmek gerek; ordu hiçbir zaman Abdullah Gül'ü istemiyordu. İşin doğrusu Tayyip bey de istemiyordu Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını.
 

Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı istenmiyordu, TBMM’deki, tablo ortadaydı. AK Parti iktidardı ama 367 sayısına ulaşamamıştı. Yani, muhalefetin desteğini alamayan biri, Cumhurbaşkanı seçilemiyordu. Bu durum da, Abdullah Gül'ün adaylığı söz konusu bile edilemezdi. Daha önce Vecdi Gönül'e oy vereceğini açıklayan Cumhuriyet Halk Partisi de Abdullah Gül'ün önünü kesmişti.
 

İşte tam da bu süreçte Devlet Bahçeli, hiç beklenmedik bir şekilde ortaya çıkıp ortalığı allak bullak etti.
 

Ne Milliyetçi Hareket Partisinin her hangi bir yetkili organına ne de her hangi bir parti yetkilisine danışmadan ve meseleyi istişare etmeden enteresan şekilde bir açıklama yaptı:
 

" Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak oylamada genel kurul salonunda olacağız"
 

Bu açıklamayı yapan Bahçeli; hem bugünkü, ortağı Tayyip Erdoğan'ı hem de Türk Silahlı Kuvvetlerini ters köşeye yatırarak Atatürk'ün koltuğuna, TBMM’deki  Siyasal İslam Temsilcisini oturtmuştur. Başka bir açıklama ile anlatacak olursak; Çankaya'yı Siyasi İslamcılara teslim eden Devlet Bahçeli’nin bizzat kendisidir.
 

Bunu neden ve niçin yapmıştır hala muammadır. Partisinden kimsenin haberi olmadan, hiç kimse ile istişare yapmadan, kimin telkini ya da emri ile bunu yaptı belki bir gün ortaya çıkar.
Hem Sezer'in Hem de Gül'ün Cumhurbaşkanı oluşunda birici rollerde Bahçeli olduğundan dolayı, bu gün alelacele erken seçime gidilişinin de baş aktörünün de Devlet Bahçeli olmasının gayet doğal olduğu bir gerçektir.
 

Ancak; Bahçeli açıkladığı erken seçim konusunda, sığındığı kale liderinden ( Sevgili dostum Baki Karabıçak'ın dediği gibi ) ilk zılgıtı da yedi. Türk Milliyetçilerinin sempatisini çekmek için Bahçeli'nin açıkladığı tarihe hiç mi hiç itibar edilmemiştir.
 

Benim şahsi kanaatime göre, bu dengesiz ortaklıktan umduğundan çok daha az fayda göreceklerini düşünen AK Parti yetkilileri ve liderleri olan Cumhurbaşkanı; bir bakıma Abdullah Gül seçimindeki ters köşe olmanın intikamını da almak için, önerdiği tarihi dikkate almayarak; Devlet Bahçeli’ye ederin kadar konuş mesajı vermişlerdir.
 

Yazımın başında da belirttiğim gibi, ben bu olanlara hiç mi hiç şaşırmadım.
 

Çünkü; Devlet Bahçeli bunları hep yapıyor. Eğer bu jet seçimlerden sonra siyasi ömrü kalırsa yine de yapacaktır.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.