Samsun Haber | Samsun Son Dakika Haberleri | Samsunspor

18 saatte adını dağlara yazdı....

Asayiş

Uludağ’da fotoğraf çekmek için girdiği ormanda kaybolduktan 18 saat sonra kurtarılıp askeri helikopterle bulunduğu bölgeden alınan genç kız o anları anlattı.

Uludağ’da fotoğraf çekmek için girdiği ormanda kaybolduktan 18 saat sonra kurtarılıp askeri helikopterle bulunduğu bölgeden alınan genç kız o anları anlattı.

18 saat ormandaki ölüm yürüyüşünü ve başından geçenleri İHA mikrofonuna anlatan 23 yaşındaki Büşra Boz, "2 kez 7 metrelik içi su dolu çukura düştüm, tripotum sayesinde yukarıya çıktım. Hayvanların ayak izlerini takip ettim. Dereden su içip hayatta kalabildim" dedi.

23 yaşındaki Büşra Boz’un fotoğrafına olan tutkusu az kalsın hayatına mal oluyordu. Sarıalan mevkiinde en güzel kareleri çekebilmek için karda ormana giren genç kız bir süre sonra kayboldu. Boz tam 18 saat süren kurtarılma hikayesini ve ormanda yaşadıklarını anlatırken bir kez daha o anları yaşadı.

“Doğa o kadar güzeldi ki kendimi kaybettim”

3 Gündür Uludağ’a gitmek istediğini ancak fırtına yüzünden teleferik çalışmayınca geciklemi olarak dün öğle saatlerinde teleferikle sarıalana çıktığını anlatan genç kız “Ablam aslında kendime dikkat etmem için beni uyarmıştı. Bende kötüye bir şey olmaz ablacım. İyiyi de Allah korur diyerek yola çıktım. Amacım sadece fotoğraf çekmekti. Farklı pozlar yakalamaktı. Yakaladım da çok güzel fotoğraflarım da oldu. En son fotoğraf çekme işini bitirdim diye düşünüyordum. Bir kafeye girdim kafede ısındım. Daha sonra barakaları daha iyi çekebilirim diye düşünerekten baraka tarafına gittim. Orada her yer o kadar güzeldi ki kendimi kaybettim”.

"Su dolu çukura düştüm tripotum sayesinde çıktım"

“Ormanda kaybolduktan sonra yaşadığı adrenalin dolu dakikaları soluksuz anlatan Büşra Boz, “Yönümü şaşırdım geri dönmek istedim bir çukura düştüm çukur suyla doluydu. Boyuma kadar su vardı. Suya battım ancak fotoğraf makinemin tripotu sayesinde kurtuldum. Tripodtan destek aldım. Kuyuyu karla doldurdum . Bağırdım seslendim kimse yok mu diye telefonumu açmaya çalıştım ancak telefonum soğuktan donmuş açılmadı. Şehre doğru inmek aklıma geldi. Çünkü başka türlü bulamayacağım diye düşündüm ışıklara doğru yürümeye başladım yolda hayvanların ayak izlerini takip ettim. Onlar mutlaka bir suya ya da dereye çıkmışlardır diye düşündüm. Öylede oldu su buldum. Dere vardı yer yer derinlikleri vardı oraya düşmeyeyim derken 2 kez 6 -7 metre yüksek yerlerden yuvarlandım. Ama su içmeyi başardım. Daha sonra tripotumla önüme destek yaparak inmeye başladım” dedi.

“Uludağ beni unutmasın diye adımı karlara yazdım”

Ormanda tek başına karanlıkta yürüdüğü sırada ayakkabısını da kaybeden Boz, “ En son ayakkabımı kaybettim. Baya geç bir saat olmuştu. Hayvanların saldırma ihtimali hiç aklıma gelmedi çünkü bu soğukta dışarıya çıkmazlar diye düşündüm. Durduğum an üşüyordum üşümemek için sürekli yürüdüm. Ateş yakmak aklıma geldi ancak çakmağım olmadığı için yakamadım. Ümidimi yitirmeye başlamıştım artık beni kimse bulamayacak diye düşünüyordum. Uludağ beni unutmasın dedim adımı buraya yazayım belki bir gören olur diye düşündüm. Moral olarak kendimi hep iyi tutmaya çalıştım. Büşra sen başarırsın Büşra sen yaparsın sen güçlü bir kızsın diyerek kendimi motive ettim. Yürürken fotoğraf makineme sesimi kaydettim bildiğim bütün duaları okudum. Böylece üşüdüğüm aklıma gelmiyordu” dedi.

“Ağaç kovuğuna girdim ve ölümü beklemeye başladım”

En son hani kendini ölüme teslim etmek derler ya ayakkabım ayağımdan çıkmış ben fark etmemişim fark ettiğimde ayağım donmaya başlamıştı. ilerleyemedim daha fazla. Yere basmaya çalıştığım an sanki ayağıma bıçak saplanıyormuş gibi hissediyordum. Yapacak bir şey yoktu. Derenin kenarında bir ağaç kovuğu vardı. Onun içine girdim. Sırtımı dayadım. Çantamı da başımın altına koydum ve orada uyudum. Kabullenmiştim. Tamam artık yapamayacaksın vaz geç artık dedim. Vazgeçtim ve bilerek uyudum. Artık ölümü beklemek derler ya bende ölümü beklemeye başladım ama uyuduğum halde iki üç defa uyanıp pozisyon değiştirdim. Ayağım uyuşuyordu sürekli. Elimi kolumu ısıtmak için koltuk altlarıma soktum. Ayaklarımın pozisyonunu değiştirdim En son uyandığım an kafamı çevirdim baktım ışık yanıyor. Kimse yok mu diye seslendim.

Ailesinin kaybolduktan 4 saat sonra olaydan haberinin olduğunu anlatan Büşra Boz saat 22:00 sıralarında ağabeyini arayıp haber verdiğini daha sonra telefonu kapandığı için arama yapamadığını anlattı. Boz, Aslında her zaman yağmurda çamurda fotoğraf çekiyorum. Ama ilk defa böyle bir olay yaşadım. Hiç beklemiyordum. Hep kendime güvenirdim hep yaparım derdim ama bu sefer öyle olmadı. Biraz hüsran oldu. Ama yine de pişman değilim. Güzel bir tecrübe oldu benim için” dedi.

“Demek ki ülkemizde insanın değeri varmış”

Kendisini kurtarmak için 18 saat boyunca mücadele veren herkese minnettar olduğunu ifade eden genç kız, “Bulunmayı hiç ummuyordum. Başbakanlığa ve Genelkurmaya teşekkür ederim. Benim için helikopter kaldırdılar. Kendimi bu kadar önemli hissetmiyordum demek ki ülkemizde insanın değeri var önemi var. Bunu gösterdiler bana. Devletimize teşekkür ediyorum. Kurtarma ekiplerinin benimle samimiyeti üzerimi değiştirmeleri çok güzeldi çok mutlu oldum. Benim için uğraşan herkese minnettarım” diye konuştu.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.