|
TARİHÇESİ
Milattan önce Yunanlılar Amisos’a (Samsun) gelince Yeşilırmak
kıyılarına kadar uzanarak buralara sömürgeler kurmuşlardır. Bu
sömürgelerden birine Miskire, diğerine de İris derlerdi.
Söylentilere göre Miskire Çarşambanın güneyinde Kurşunlu oymağı idi.
Bu günkü Çarşambanın civarında o zamandan kalma duvar, su yolu,
havuz kalıntılarına rastlanmaktadır.
Çarşamba vaktiyle Canik Beylerinin merkezi idi. Bu beyler içinde en
kuvvetlisi Tacettinoğullarıdır. Eskiden şimdiki kasabanın yerinde
Sarıcalı Mahallesi ile Kuşdoğanlı Köyleri bulunurmuş. Burada 1370
yılında ilk defa büyük bir panayır kurulmuş, buna Çarşamba pazarı
denmiş. Bu Pazar yeri sonradan değişmiş Çarşamba adının buradan
geldiği iddia edilir.
Sarıcalı ve Kuşdoğanlının ilk yerlileri Çepnioğulları idi. Sonradan
buraya Horasanlı Türk aileleri de yerleştirilmiş, böylece Çarşamba
zamanla gelişerek bugünkü büyük ilçe durumunu kazanmıştır.
Birinci Dünya savaşından sonra 1920 yılında hükümet tarafından
görevlendirilen Osman Ağa, türeyen Rumların ve Ermenilerin dağlarda
teşkil ettiği çeteleri imha etmiş bölgede emniyet ve asayişi kısmen
sağlamış ve bundan sonra da Çarşamba’ya göçler başlamıştır.
1926 yılında Samsun-Çarşamba ilçesi demiryolu yapılarak hizmete
açılmıştır. Halen bu yol ulaşım için ilçe halkının ihtiyacını
karşılamaktadır.

DİNİ VE KÜLTÜREL YAPILAR
RIDVAN BEY CAMİİ : Erbaa’lı Rıdvan Bey tarafından 1781
yılında Yeşilırmak’ta boğulan kızı için yaptırılmıştır. Dikdörtgen
planlı taş malzemeli, merkezi kubbeli bir yapıdır

GÖCELİ CAMİ : Çarşamba’nın Hasanbahçe Mahallesinde, Göceli
Mezarlığının içindedir. Tamamen ahşap malzeme ile tek katlı olarak
yapılmıştır. Dikdörtgen şekilli olan caminin üst örtüsü kırma çatılı
ve kiremitle örtülüdür. Caminin duvarları kalın dilme kestane
ağaçlarından yapılmış, köşelerde dilmeler birbirine geçme ile
tutturulmuştur. Caminin çatısı, camiyi bir şemsiye gibi sarmış,
hantal görünümlü ve basıktır. Giriş kuzeyindedir. Aydınlatma için
küçük pencereler bırakılmıştır, iç kısımda çatı direklerle
desteklenmiştir. Caminin tavanına bakıldığında iç kısımda üzerinde
değişik renklerde bitkisel motifler görülmektedir. Mihrap ve minberi
de ahşaptandır.
Tamamı ahşap olan caminin yapımında hiç çivi kullanılmamıştır. 392
m2.lik bir alanı kaplayan caminin duvarlarını oluşturan kalasların
kalınlığı 10cm., eni 60-70 cm., uzunlukları ise 10-15 m.
civarındadır. Caminin yapım tarihi M.1206’dır. Giriş kısmındaki
revak ise M.1335 yılında ilave edilmiştir.

ŞEYH HABİL CAMİİ: Çarşamba ilçesi, Yaycılar köyü Şeyh Habil
mezarlığı içindeki ahşap cami günümüze ulaşan ender ahşap mimari
eserlerindendir.
Cuma Camisi olarak, uzun yıllar kullanıldığı bilinmektedir. Orjinal
giriş kuzeyden olup, basık dikdörtgen formlu, çift kanatlı bir
yapıya sahiptir. Kırma açtılı alaturka kremitlidir. Dikdörtgen
planlı caminin beden duvarları meşe ve karaağaç cinsi boydan boya
geçme ahşap malzemeden yapılmıştır.
Taban, iri taşlar üzerinde oldukça büyük boylu kalaslara oturur.
Ortada sütun altlığı ve başlığı özel olarak yapılmış olup yanlarda
ise değişikliklere uğradığı anlaşılan toplam dokuz sütun yer
almaktadır.
Cami giriş kapısı üzerinde sonradan yazıldığı düşünülen hicri 1115,
1228, 1240, 1267 tarihleri okunmuştur. Bu tarihler miladi 1619,
1812, 1824, 1851 yıllarına denk gelmekte ise de, bu tarihlerin
onarım tarihleri olduğu düşünülmektedir. Çünkü caminin özellikleri
Göceli cami özelliklerini taşıdığından ikisinin çağdaş olduğu kuvvet
kazanmaktadır.
BEDESTEN : Çarşamba ilçe merkezindedir. İki katlı, dikdörtgen
planlı bir yapıdır. Üst örtü semerden çatılı ve kiremitle kaplıdır.
Orta boydan boya bir hol, iki tarafta dükkanlar yer almaktadır.
Girişi yuvarlak kemerli, çıkışı dikdörtgen bir açıklıktır. Üst
katta, giriş ve çıkışın üzerinde yan yana dikdörtgen bir açıklıktır.
Üst katta, giriş ve çıkışın üzerinde yan yana ikişer adet yuvarlak
kemerli pencereler vardır. Kitabesi yoktur. Geç dönem Osmanlı yapısı
olup 1826 yılında yapılmıştır. İlk yapıldığı yıllarda kuyumcular
çarşısı olarak hizmete açıldığı rivayet edilmektedir.

YEŞİLIRMAK
Sivas'ın Koyulhisar ilçesi yakınındaki Kösedağdan doğan Yeşilırmak,
Tozantı çayı, Çekerek suyu ve Kelkit çayını da aldıktan sonra
Samsun, Tokat sınırını oluşturur, daha sonra Samsun topraklarına
girer ve kuzeye akarak Çarşamba ovasına ulaşır. Çarşamba ilçesini
ikiye bölen Yeşilırmak bu kısımda geniş bir delta ovası
oluşturmuştur. Yeşilırmağın suları ilkbaharda kabarır, sonbaharda
azalır.

HÖYÜKLER
KİLİSE TEPE: Beyyenice Köyü sınırları içerisindedir. İlk Tunç
Çağı yerleşmesi vardır.
TÜNBÜ TEPE : Engel Köyü, Derelik Mahallesindedir. İlk Tunç
Çağı yerleşmesi vardır.
TEPECİK: Çarşambanın güneyinde Beyyenice Köyündedir. İlk Tunç
Çağı yerleşmesi vardır.
.
|