|
TARİHÇE
M.Ö. 521 yıllarında Fenikeliler Karadeniz’e geçtikleri zaman
Kızılırmak ağzına gelerek Bafra ve çevresine yerleşmişlerdir.
Irmağın denize açıldığı yer geniş olduğundan gemiciler buraya
rahatlıkla girebilmişlerdir. Fenikeliler ırmağın ağzına ticaret
evleri kurmuşlardır. Eskiden bu civarda iki büyük köy varmış,
bunlardan birine Kumcağız, diğerine de Kumboğaz denirmiş.
Fenikeliler bu koylara farya, kurdukları ticaret evlerinde Bafra
ismini vermişler . Bafra isminin bu kelimeden gelmiş olması
sanılmaktadır. Samsun gibi Bafra’nında ilk halkı Gaşkalardır.
Hititler döneminden kalma Bafra’nın İkiztepe köyünde 4 höyük vardır.
Romalılardan Bizanslıların eline geçen Samsun ve Bafra 1071
Malazgirt Meydan Savaşından sonra Selçukluların eline geçmiştir. Bu
beylik 600 yıllık Bafra Beyliği böyle küçük bir Selçuklu Beyliğidir.
Anadolu Beylikleri hakkında esaslı bilgi veren Orhan Gazi zamanında
Ömeri tarafından yazılan Mesalikül-Absar ve Aziz Asterbadi’nin
kaleme aldığı Bezm-ü Remz adlı eserlerde Bafra’dan pek çok
bahsedilmektedir. Bemz-ü Remz adlı eserlerde Bafra’dan pek çok
bahsedilmektedir.
Bezm-ü Remz adlı eserde Bafra ismini Bavra olarak görüyoruz. Bavra
beyliğinin sınırlarını batıda Kastamonu beyliği, güneyde
Taşanoğulları ve Kubadoğulları, doğusunda ve kuzeyinde ise Karadeniz
çevrelemektedir. 1460 yılında Sinop kalesini fetheden Fatihin
Kumandanlarından Mahmut Paşa, Bafra’yı da Osmanlı topraklarına
katmıştır.

DİNİ VE KÜLTÜREL YAPILAR
BÜYÜK CAMİİ : Büyük Cami mahallesi Cemiloğlu sokak
üzerindedir. 1670’de Köprülü Mehmet Paşanın eşi Ayşe Hatun
yaptırmıştır. İsfendiyaroğulları Döneminde yapılan ilk yapının ahşap
olduğu bilinmektedir. Mirza Bey Hacı Murat Vakfındadır. Bahçe
içerisinde yer alan yapının beden duvarları taş ve tuğladan
yapılmıştır. Ana kapı çift kanatlı olup üstünde iki kitabe ve aşı
boyası ile yapılmış süslemeler, resimler mevcuttur. Tavanı ahşap
kaset işi motiflerle (kare, üçgen, rozet) süslenmiştir. Son cemaat
yerinin üstü kapalı, yanları açıktır. Sivri (tura) çatılıdır. Cami
bitişiğindeki hazirede ünlü bilim adamlarının mezarları vardır.

ÇARŞI CAMİİ : Hacınabi Mahallesi Tekel caddesi üzerindedir.
1856 yılında yapılmıştır. Kargir yapının güney cephesinde kitabesi
bulunmaktadır. Son cemaat yerinden yuvarlak bir kapıyla harime
geçilmekte ve iki ahşap direkle taşınan ahşap mahfili mevcuttur.
Kırma çatılıdır.
TAYYAR PAŞA CAMİİ : Cumhuriyet Meydanındadır. 1869’da Tayyar
Paşa yaptırmıştır. Avlu içinde iki katlı, kırma çatılı, çatının
altında gizli kubbesi bulunan bir yapıdır. Harime basık kemereli bir
kapı ile geçilmekte, kapının üzerinde Arapça bir yazı ve 1216 H.
tarihi vardır. Kapının yanındaki pencerenin üzerinde Arapça yazı
bulunmaktadır. Harim kısmında ahşap direklerle taşınan mahfil yer
almaktadır. Minaresi 1937 yılındaki depremde yıkılarak büyük kısmı
yenilenmiştir.
TABAKHANE CAMİİ : 1766 yılında medresenin yanında
yaptırılmıştır.
EMİR EFENDİ TÜRBESİ : Türbe şehir merkezinde olup, ilçenin
doğu yakasında bulunmaktadır. Burada yatan ve Emir Efendi adıyla
bilinen zatın ismine binaen bulunduğu mahalleye aynı ad verilmiştir.
Türbeyle ilgili bilgi verecek kesin kaynaklar olmamakla birlikte
mahallinden edinilen bilgilere göre burada yatan zatın 1878’li
yıllarda Bafra’da önemli hizmetlerde bulunmuş ve ilk belediyeciliğin
kurulmasına teşebbüs etmiş bir kişi olarak anlatılmaktadır.
EMİRZA BEY TÜRBESİ : Bafra’ya 5 Km. uzaklıktaki Türbe
köyündedir. Üç parça mermer taş üzerine yazılarak kapı üzerine
konmuş kitabesinde 1381’de Emirza Bey’in vebadan ölen yakınları için
yaptırıldığı bildirilmektedir. Dörtgen planlı, moloz taştan yapılan
türbe, sivri bir kubbe ile örtülüdür. İçinde Selçuklu düzeninde
yapılmış 16 lahit vardır. Lahitlerin bir kısmının gövdesinde ayetler
yazılıdır.

HIZIRBEY TÜRBESİ (KÜMBET DEDE) : Çetin kaya Beldesi, Kümbet
Tepe mevkiindedir. XIV. yy.a tarihlenen türbe Eski Bafra Beylerinden
Çandaroğlu İsfendiyar Beyin oğlu Hızır Beyindir. Kare planlı moloz
taştan inşa edilen türbe kubbe ile örtülüdür. Doğudaki kapısı ve
biri kuzeyde diğeri de güneyde olan iki penceresi düzgün kesme
taştan yapılmıştır. Türbeye halk arasında Kümbet Dede’de
denmektedir. Türbeye 100 m. uzaklıkta aynı tarihte teknikle yapılmış
bir de hamam mevcuttur.
BEDESTEN : Hacınabi Mahallesi Tekel caddesi üzerindedir. Geç
Osmanlı dönemine ait olan bedesten doğu batı yönünde giriş ve
çıkışları olan üç açık arastalı, içeride bunları dik kesen iki
arastalı yapıdır. İkinci ve üçüncü aralığın giriş ve çıkışlarının
üstü kemerlidir. Halen bir iş merkezi olan bedestende balıkçı,
kasap, kuyumcu, manifatura ve benzeri işlerle uğraşanlar
bulunmaktadır

HIZIRBEY HAMAMI : Hızır Bey türbesinin 100 metre kadar
uzağında hamam binası bulunmaktadır. Harap durumdaki yapı moloz
taştan inşa edilmiştir. Anlaşıldığı kadarıyla kubbeli iki mekandan
oluşmaktadır.
YENİ HAMAM (ŞİFA HAMAMI) : Gazi Paşa Mahallesi İstiklal
Caddesi üzerindedir. Geç Osmanlı dönemi eseridir. Kargir yapının
soyunma bölümü ahşaptan yapılmıştır. 10 kurnalı sıcaklık bölümünde
ortada harap durumda göbek taşı vardır. Sıcaklık kısmına açılan
külhan kısmı oldukça küçüktür. Külhanın hemen yanında “Külhan Dede “
diye anılan bir yatır vardır.

UZUN HAMAM : Büyük Cami Mahallesinde yer alan yapı Geç
Osmanlı dönemi eseridir. İki katlı soyunma bölümünün üstü kırma
çatılıdır. Soğukluk kısmının üstü tonozla, ılıklık kısmının üstü
kubbe ile örtülüdür. Sıcaklık kısmının üzerinde de iki kubbe
bulunmaktadır. Külhan kısmı oldukça büyüktür.
ALİBEY ÇEŞMESİ : Cumhuriyet Meydanındadır. 1751 yılında
yapılmıştır. Düzgün kesme taştan inşa edilmiştir. Güney (ön)
cephesi, önde iki sütun, arkada iki yarım sütunla taşınan yuvarlak
kemerlidir. Kemerin her iki yan tarafı çiçek motifleri ile süslüdür.
Duvarda 8 satırlık bir kitabesi, bunun altında kemerli bir niş
içinde 4 satırlık bir kitabe daha vardır. Kuzey cephesinde başlıklı
iki yarım sütunla taşınan büyük yuvarlak kemer içinde, ortada iki
yarım sütunla ve kenardaki iki plasterle taşınan üç kemerli bir
bölüm vardır. Ortadaki kemerin üzerinde üç satırlık bir kitabesi
daha vardır.

HÜSEYİN BEY ÇEŞMESİ : Cumhuriyet Caddesi ortasında yer alan
çeşme altıgen plana sahiptir. Köşelerde burmalı sütunceler vardır.
Her yüzde yer alan nişlerin içinde açık zarf şeklinde bitkisel
motiflerle süslü bir çerçeve bulunmaktadır. İki yüzünde kitabesi
mevcuttur
-
Kitabe: Bafra Eşrafından Kazan Hacı Abdurrahman Ağanın mahdumu
merhum Hüseyin Beyin eseri 1327 H.(1909 m.)
-
Kitabe:Maşallah 1326 H.(1908 m.)

KADI ÇEŞMESİ : Hacınabi Mahallesi, Tekel Caddesi üzerindedir.
1778 yılında yapılmıştır. Yanları iki kısa plasterli, kurnası
mermerdir. Üst kısımda Arapça kitabesi vardır.
MESCİT ÇEŞMESİ : Mescit, çeşmesi 1840 yılında yapılmıştır.
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARI
HÖYÜKLER
İKİZTEPE HÖYÜĞÜ : İkiztepe Örenyeri Orta Karadeniz
Bölgesinde, Samsun’un 55 km. ve Bafra’nın 7 km. Kuzeydoğusunda olup,
bu günkü İkiztepe köyünün sınırları içinde yer alır. Deniz
seviyesinden yaklaşık 20 metre yükseklikte ve Bafra ovasının
batısını sınırlayan alçak tepelerden en kuzeydekinin üzerinde
kurulmuştur. Jeolojik verilere göre İkiztepe örenyeri, Bafra ovası
oluşmadan önce, bir zamanlar Kızılırmak nehrinin Karadeniz’e
dökülmüş olduğu noktadaydı. İkiztepe örenyeri 1941 yılında Samsun
yakınındaki Dündartepe de kazı yapan arkeologlar tarafından
keşfedilmiştir. İkiztepe’deki ilk sistemli kazılar Prof. Dr.
U.Bahadır ALKIM tarafından 1974 yılında başlatılmış, 1981 yılından
beri de Prof. Dr. Önder BİLGİ tarafından yürütülmektedir. Örenyerine
İkiztepe denmesine rağmen yerleşme alanı iki büyük, ikide küçük
tepeden oluşur. 375x175 metre ebadında bir alanı kaplayan değişik
büyüklükteki bu tepeler değişik kültür katlarına sahiptir. Tepe I’
de İlk Tunç Çağı I, İlk Tunç Çağı II ve geçiş veya Er-Hitit Çağı,
Tepe II, de Geç Kalkolitik Çağ, İl Tunç Çağı I ve İlk Tunç Çağı II;
Tepe III’ de İlk Tunç Çağı III ile Geçiş veya Er-Hitit Çağı; Tepe
IV’ de Geçiş veya Er-Hitit Çağının izleri saptanmıştır. Tepe I, İlk
Tunç Çağı III zamanında bir mezarlık olarak kullanılmıştır. 600’den
fazla basit toprak tipinde mezar ortaya çıkarılmıştır. Mezarlara
ölünün özel eşyası veya hediye olarak tunçtan yapılmış silahlar,
aletler, takılar, semboller, pişmiş topraktan kaseler, kadın
figürinleri, çıngıraklar, taş kolyeler ve biley taşları
bırakılmıştır. Tepe I, İkiztepe örenyerinin geçiş veya Er-Hitit Çağı
kültür katının sonunda tamamen terk edilmesinden sonra bir kez daha
iskan edilmiştir. Bu son kültür, yerleşmede tümülüs tipi 2 odalı ve
dromoslu bir anıt mezarla temsil edilir. Mezarın dromosunda ele
geçirilen ve İstanbul’da Trakya Kralı Lysimakhas adına (M.Ö.3/6-281)
basılmış altın bir sikkeden Helenistik çağa ait olduğu
anlaşılmıştır. Kazılar neticesinde ikiztepe örenyerinde Geç
Kalkolitik Çağdan Eski Hitit Devletinin kuruluşuna kadar, yani
(M.Ö.4000 yılından M.Ö.1700 yılına kadar kesintisiz yerleşmeler
bulunduğu anlaşılmıştır. Bu örenyeri yüksek kurulca II. derece
arkeolojik sik alanı olarak belirlenmiştir.
-
Dededağ köyündeki Kelbeş (Kelebeş) tepe (İlk ve Orta Tunç Çağı,
Roma ve Geç Roma Çağı)
-
Azay Köyündeki Azaytepe (İlk ve Orta Tunç Çağı, Roma ve Geç Roma
Çağı)
-
Eldavut köyündeki Tepe Tarla (İlk ve Orta Tunç Çağı, Roma ve Geç
Roma Çağı)
-
Gökçeağaç köyündeki Tedigün Tepe (İlk ve Orta Tunç Çağı)
-
Tekkeköy, Gavurtepe Mahallesindeki Elmacık Tepe (İlk ve Orta
Tunç Çağı)
-
Terzili köyündeki Tepecik Tepe (İlk ve Orta Tunç Çağı)
-
Terzili köyündeki Karaşeyh Tepesi (İlk ve Orta Tunç Çağı)
-
Evrenuşağı veya Ömer Usta Çiftliği (İlk ve Orta Tunç Çağı ile
Orta Çağ)
-
Paşa şeyh köyündeki paşa şeyh Tepesi (İlk ve Orta Tunç Çağı)
-
Derbent Köyü, yukarı mahallede Aşağı Tepe (İlk ve Orta Tunç Çağ)
-
Paşaşeyh köyü, Dereköy mahallesindeki Katırdamı Tepecik Tepe
(İlk ve Orta Tunç Çağı , Roma ve Geç Roma Çağı)
-
Kuşçular Köyündeki Şirlek Tepe (Kalkolitik Çağ, İlk Çağ, İlk
Tunç ve Orta Tunç Çağı)
-
Eldavut köyündeki Hacıbaba tepesi (İlk ve Orta Tunç Çağı)
DÜZ YERLEŞMELER
Kolay Bucağı yakınındaki Tepecik yerleşmesi (İlk ve Orta Tunç Çağı,
Roma ve Geç Roma Çağı)
Bafra’nın güney doğusunda yer alan yerleşmeler.
-
Yakıntaş köyündeki Yakıntaş (Roma ve Geç Antik Çağı)
-
Çırıkçılar köyündeki Çırıklar (Roma ve Geç Antik Çağı)
-
İkizpınar köyündeki Cevizlik mevkii (Roma ve Geç Antik Çağı)
-
Koca Löp Bafra’nın güneyinde, (Roma ve Geç Antik Çağı)
-
İkizpınar köyü Bakırdere Mahallesindeki Bakırdere Tepecik,
Bafra’nın güney batısında, (Roma ve Geç Antik Çağı)
-
Derbent (Roma ve Geç Antik Çağı)
-
Komşupınar köyü, Köleyurdu Mahallesindeki Karayelindüzü veya
Fındıkdüzü (Roma ve Geç Antik Çağı)
-
Kanberli Köyündeki Gavurun yeri (Roma ve Geç Antik Çağı)
-
Terzili köyü, Zahna mahallesindeki Zahna (Roma ve Geç Antik
Çağı)
TÜMÜLÜSLER, KAYA MEZARLARI VE MEZARLIK
ALANLARI
-
Selemelik Köyündeki Tingiller Tepesi
-
Türk Köyündeki Som Tepe
-
Çetirli Pınar ve Çandır Köyleri arasında Çandır Tepeleri
-
Derbent Köyündeki Derbent I ve Derbent II tepeleri
-
Kamberli Köyündeki Sorgunlu Tepe
-
İlyaslı Köyündeki Özübüyük
-
Terzili Köyündeki Zahna
-
Sarıkaya Köyündeki Külcüler Tepesi
-
Çetirli Pınar Köyündeki Köfteroğlu
-
Ulu Ağaç Köyü tepe mevkiinde 1, Kıçıkırık mevkiinde 4 tümülüs
-
İkiz Pınar Köyünün güneybatısında 1 tümülüs
-
Asar Köyünün güneybatısında 4 kaya mezarı
Terzili Köyü, Zahna Mahallesi, Taşlık mevkiinde 1 mezarlık alanı
ASARKALE : Asar Köyü hudutları içindedir. Helenistik
dönemdeki ilk inşasından sonra Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde
onarım yapılarak yerleşim görmüş daha sonra terk edilmiştir. Önünden
Kızılırmak nehri geçmektedir. Bazı yerlerde sur duvarları tamamen
yok olmuş, bazı yerlerde kısmen ayakta kalmıştır. Surların dış yüzü
düzgün kesme taştan yapılmış, aralarda tuğla örgü mevcuttur. Arka
yüzü ve içi moloz taştandır. Kalenin içinde yapılara ait duvar
kalıntıları ve bir sarnıç görünmektedir. Kaleye asfalt yol
üzerindeki bir tünel ile girilmektedir. İç kısımda kayanın
düzeltilmesi ile oluşturulmuş basamaklar ile yukarıya çıkılmaktadır.
Bu tünel (geçit) ile kalenin Kızılırmak’tan su ihtiyacının
karşılandığı anlaşılmaktadır.

MARTI KALE : Doğankaya Köyü hudutları içindedir.
Kızılırmak’ın 500-700 m. doğusunda doğal bir tepe üzerine
kurulmuştur. Kale doğu-batı istikametinde 100 m., kuzey-güney
istikametinde 250 m. olup yaklaşık 20 m. yüksekliğindedir. Tahrip
edilmiş durumdaki kalenin tepe noktasında su sarnıcı ve batı
yönündeki yamaçlarda mağaracıklar bulunmaktadır. Helenistik döneme
ait kalenin eteklerinde rastlanan bazı seramik parçaları burada Tunç
Çağı yerleşiminin bulunduğunu göstermektedir.
KAYA MEZARLARI : Asarkale hudutları içindedir. Helenistik
döneme ait Paflagonya tipli kaya mezarlarıdır. Önlerinden Kızılırmak
nehri geçmektedir.
-
Kaya Mezarı; Asfalt yolun sağ kenarında yükselen ilk höyük kaya
kütlesinin yüzeyine yapılmıştır. Üçgen alınlıklı, beş sütunlu
bir cepheye sahiptir.
-
Kaya Mezarı; Asfalt yolun sağ kenarında yükselen üçüncü büyük
kaya kütlesinin yüzeyine yapılmıştır. Dört sütunlu bir cepheye
sahiptir.
-
Kaya Mezarı; Kızılırmak nehri kenarındaki büyük kaya kütlesinin
yüzeyine yapılmıştır. Dört sütunlu bir cephesi bulunmaktadır.

.
|