|

TARİHİ:
Alaçam çok eski bir tarihe sahiptir. M.Ö. ki devirlerde
Frigyalılar, Kimmiler, Mısırlılar, Lidyalılar ve Persler Alaçam'da
hüküm sürmüşlerdir.
M.Ö. 5. Asırda Orta Asya'dan gelen Miletliler oraya Zelikus adını
vermişler. Miletlilerden sonra Bizansın eline geçen Zelikus daha
sonra Danişmentlilerce zaptedilerek Tralköy adını almıştır.
Selçuklular döneminde Tralköy adı Uluköy olarak değiştirilmiş,
1385'de İlhanlılar döneminde ise ilçe Alaçam adını almıştır.
Alaçam adının; kasabanın ortasında geçen Uluçay'ın kenarındaki
Uluçam denilen büyük çam ağaçlarından geldiği ifade edilmektedir.
Alaçam Anadolu Beylikleri döneminde Eratna beyliğinin devamı olan
Kadı Burhanettin tarafından ele geçirilmiş, ardından Candaroğulları
ve İsfendiyaroğullarının hakimiyetine girmiştir.(1390)
1398'de ise Osmanlı egemenliğine giren Alaçam, Anadolu Türk
Birliğinin bozulmasıyla 1402'de tekrar Candaroğullarının eline
geçmiştir.
Çelebi Mehmet'in Canik bölgesinin ele geçirmesiyle Alaçam
Osmanlı'nın olmuş ve bu hakimiyet II. Murat döneminde
sağlamlaşmıştır.
Osmanlı'dan beri bir Türk kasabası olan Alaçam 1 Eylül 1944
tarihinde Samsun'un 8. İlçesi olmuştur.
COĞRAFİ KONUMU:
Alaçam kuzeyden Karadeniz, batıdan Yakakent, güneyden Vezirköprü,
doğudan Bafra ilçeleri ile çevrili şirin bir sahil kasabasıdır.
Yüzölçümü 632 km2, denizden yüksekliği ortalama 15 m. dir. Samsun'a
uzaklığı 78 km. dir. İlçenin en büyük yükseltileri Katran ve Tingaz
dağları olup, bu dağların etekleri ise yayla durumundadır.
SOSYO-EKONOMİK YAPISI:
İlçenin ekonomisi genel olarak tarıma dayalıdır. Bunun yanında
hayvancılık ve Balıkçılık da yapılmaktadır. Tarım ürünlerinin
başında tütün gelmektedir. Bunu buğday çeltik ve mısır üretimi takip
eder. Ayrıca her türlü sebze ve meyve yetiştirilir. Hayvancılıkta
ise büyük ve küçük baş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır.
ULAŞIM:
Alaçam Samsun-Sinop devlet karayolu üzerindedir. Bu nedenle
ulaşım problemi yoktur. Samsun'a uzaklığı 78 km. dir. Ancak kötü
hava şartlarında köyleriyle ulaşımı zor olmaktadır.
TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLER:
İlçede Sivritepe, Elçitepe, Gökçeboğaztepe ve Dedetepe höyükleri
bulunmaktadır. Sivritepe, Dedetepe, Gökçeboğaztepe de Hitit dönemine
ait yerleşmeler tespit edilmiştir. Gökçeboğaztepedeki kazılar 1955
yılında yapılmıştır. Ayrıca Sivritepede yapılan kazılarda
Milezyenlere (Miletoslular- Miletliler) ait olduğu belirtilen
çanaklar, çömlekler bulunmuştur. Birde Yakakent ve Alaçam'ın
güneyinde dağlık ve ormanlık alanda tarihi bir kale yeralmaktadır.
Alaçam'daki tarihi eserler arasında 1515 yılında Anadolu
Beylerbeyi Şadi Bey tarafından yaptırılan Şadi Bey cami ve 1887
(Rumi 1303) yılında yapılmış Yeni Cami de sayılabilir.
Gezi ve Mesire Yerleri: İlçenin 2 km kuzeyinde deniz kıyısında
temiz kumsalı, çınar, kavak ve taflan ağaçlarından oluşan güzel
koruluğu ile Geyikkoşan mesire yeri yeralmaktadır.
FOLKLORİK DEĞERLER:
Alaçam ilçe merkezinde halkın % 60'ı mübadil olduğundan
düğünlerde genellikle rumeli oyunları (Zigaş, Debreli Hasan, Vardar
Ovası, Topal Ağa) ağırlık kazanmaktadır. Ayrıca oynanan kasap
(Horon) karşılama oyunları vardır.
YEMEKLER:
Tavuk eti ile yapılan herse, özellikle Çerkez köylerinde yapılan
Aluş yemekleri; Çiğ kıymadan içine baharat katılarak yapılan kapaklı
pidesi, Palamut balığından yapılan palamut dolması Alaçam'a özgü
olup, çok beğenilen yemeklerdir. Bahar üzeri yapılan Koyun peyniri
oldukça meşhurdur.
TARİHÇE
Kuzeyinde Karadeniz, batısında yakakent, doğusunda Bafra ilçeleriyle
çevrili şirin bir sahil ilçesidir. M.Ö. 100'lere değin Hitit'lerin
Frigler'in egemenliği altında kalmış, M.Ö. 546'da Perslerce işgal
edilmiş, sonraları ise Bizans ve Roma egemenliği altına girmiştir.
M.S. 1100'lerde Anadolu Selçuklular'ın eline geçen ilçe Canik
Beyleri döneminde Bavra (Bafra) Beyleri topraklarına katılmıştır.
Önceleri Bafra ilçesine bağlı bucak olan ve 682 kilometrekarelik
yüzölçümü olan Alaçam 1 Eylül 1944 yılında 4642 sayılı kanunla ilçe
olmuştur.


|