banner213
ONLAR;  ALLAHÜEKBERDE, KAN VE KAR SİPERLERİNDE, CANLARIYLA, ÖYLE BİR DESTAN YAZDILAR Kİ, TARİH BİLE, KENDİ TARİHLİĞİNDEN VE TARİHİNDEN UTANDI.
22 Aralık 1914 – 5 Ocak 1915
Ayrı ayrı cephelerden gelmiştiler, açtılar. Yorgundular, uykusuzdular. Yazlık kıyafetleri eskimiş delik deşikti, ayaklarında çarık, sırt çantalarında, sadece, olduğu kadar cephane, midelerinde yulaf ekmeği, yüreklerin de -20 derecede yürürken yolda kara saplanıp kalan, ya da, yolda yığılıp kalan, tifüse kurban verdikleri arkadaşlarının acısı. Ama buna rağmen, bir oldular, birlik oldular, inandılar ve iman ettiler. Yollarının üzerinde rastladıkları köylülerin, " yapmayın, etmeyin yürüyemez donarsınız"  telkinlerine rağmen, bir dakika bile tereddüt etmeden hedefe doğru ilerlediler.
Önce 2500m.rakımlı dağları aştılar: an oldu siste yollarını şaşırdılar, yanlış yolda yürüdüler, anladılar,  geri döndüler ama yılmadılar, yıkılmadılar. Erzurum, Kars ve Sarıkamış arazisinde yaşamayanlar bilemez ki, tipide yürümek, ( -20 derecede) mümkün müdür?  Ama o destan yaratıcısı kahramanlar yürüdüler.
Narman'ı alıp Oltu'ya yürüdüler.  Yolda, kayıplarda verdiler, çünkü bitten kaynaklanan Tifüs hastalığı Azrail in diğer adı olmuştu. 2800 den fazla Rus askerini esir alıp düşmanı takibe devam ettiler. Ardahan yolunda 25km. kar ve tipi altında, zaman zamanda ayazda çarpışarak geri çekilen Rus ordusunu takip ettiler. Olur ilçesi sapağında ve Harap kale nahiyesinde süngü savaşı yaptılar ve Rus güçlerini mevzilerde sökerek sürdüler. Şehitleriyle ve hastalıktan bitap düşenlerle sayıları azalmıştı, inançlar ise, arşı alaya erişiyordu.
Emir geldi: " Allahüekber dağlarını aşıp, Sarıkamış'a gelin.

-20 derecede ayazın, itler dondurduğu soğukta 20 km. yürüyüp Osmanlı köyüne vardılar. Oradan da 30 ve 31 tümen askerleri,  Allahüekber dağlarının kuzey yamacın dan,  3000m. Yükseklik te bulunan zirve düzlüklerini yürüyüp, güney yamacında bulunan 2100m yükseklikte bulunan Bey köyüne varacaklardı. Gece saat: 03 surlarında önce yola 30. Tümene bağlı 89. Giresun Alayı'nın sağ kalan askerleri çıktı.  Ardından 88 Alayı'nın sağ kalan kahramanları ve diğer sağ kalanlar. 89 Alayı'nın yürüyüşü 14 saat sürmüş ve büyük bölümünü, Allahüekber dağlarında tarihin altın sayfalarına hediye ederek, aç, yorgun ve uykusuz halde Bey köyüne varmıştı.  Adım atacak takatları kalmayan birliklerimize, " Selim köyünü alacaksınız "  emri veridi. 88 ve 89 Alaylarının askerleri yola çıkıp Karahamza köyüne gelip, sabaha kadar bekleyip, günün ilk ışıklarıyla Selim köyüne saldırdılar. 250 kadar Rus askeri esir aldılar.
26 Aralık 1914 tarihinde,88. Ve 89 Alaylardan 12 saat sonra, arkalarından 93. Alay yola çıktı. Allahüekber zirvesinde tipiye yakalandılar. Adım atmak, göz açmak mümkün değildi. Yıkılanın ve tökezleyenin kalkamadığı bir can pazarında bu yürüyüş tam 15 koca saat sürmüştür. Sağ kalanlar Bey köyüne vardılar, 7 saat daha yürüyüp Yağ basan köyüne ulaştılar. Buradaki Rus mevzilerine taarruz ettiler. Rusları geri püskürten birliğimiz, dere yatağında geceyi geçirmiş ve tan yeri ağarır ağarmaz, sayılarının azalmasını hiçe sayarak Sarıkamış'a girip süngü savaşları yapmışlardır.
87. Alayın 27 Aralıkta Yukarı Sarıkamış köyüne giren öncü birlikleri, kuşatma altında tam üç gün cansiperane direnmişler ve destan yazmışlardır.  Bu destan, o kadar zor ve imkansız şartlarda bile, Türk Milletinin, vatanı, bayrağı ve istiklali için nelere katlana bileceğini ve neler yapa bileceğini Dünyaya göstermiştir.
Şartlar o kadar zordur ki,
Tepelerden yer- yer küçük bir parça kayıp, aşağılara ininceye kadar büyük bir kütle oluyordu. Bu kütle, vadilerin sisinden bunu göremeyen askerlerimizin üzerine kapanıyordu. Kar o kadar yoğun yağıyordu ki,  ayak izleri görünmüyordu. 76. Bölük önünde giden 63. Taburu göremez olmuştu çok yavaşladıklarını sandılar, ve hızlarını artırdılar. Yine göremediler.  Çünkü o anda 63. Tabur bir kar kuyusuna yuvarlanmıştır arkadan gelen 76 bölük de arkadaşlarının cesetlerinin üzerinden yürüyerek geçmiştir. Unutmamak gerekir,  76. Bölük ile 63. Tabur arasında uzaklık ( yürüyüş sırasında)  50 metredir.
 
Diğerleri de, yürüdüler, aç kaldılar, yarı çıplak karlar üstünde uyudular, sisler le, tipiler le, bit ve Tifüs denilen Azrail'le boğuştular, direndiler, canları pahasına savaştılar ve tükendiler. Korkunç  " kar ve kan siperlerinde " bazen, mermi-mermi, bazen, süngü -süngü ölüm olup, düşman üstüne ölüm diye yağdılar. En sonunda ise, lapa- lapa can olup, karların üstüne yağdılar. Onlar yüreğimizde yaşayan ölümsüz Sarıkamış şehitlerimizdir. Unutamayız, unutturamayız, unutanları affedemeyiz. Asla, bu vatan evlatlarını, bu kahramanları unutmamalıyız. Mekanları cennet olsun. Nurlar içinde uyusunlar.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tülay. 3 ay önce

Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Yorumsuzum.yazarsam kan kusucam

Avatar
Yegana Amiraslan 3 ay önce

Sarikamiş şehitleri TÛRK halkinin şeref tarihidir. Onlarin hakkinda ne kadar cok yazilarsa TÜRKÜN ŞEREF TARIHI bir o kadar zenginleşer. TÜRK gencliyinin tarihine sahip çikmasi acisindan bu türlü yazilar çok önemli buluyorum.
Teşekkürler, Şerif Yilmaz
Allah tûm şehitlerimize rahmet eylesin.

Avatar
sinan 3 ay önce

Yazarken o günleri yaşamış gibi kaleme dökmüşsün maşAllah eline koluna sağlık

Avatar
H. Semizoğlu 3 ay önce

Tamda Kastamonuda jandarma kurtarma ekiplerinin 23oo metrede yaşama tatbikatı yaptığı sirada yazınızı okudum. Ağladım hemde hüngür hühgür.. Allahım o şehitlerimizin ayaklarının suyunu içsek affettirebilirmiyiz bilmiyorum. Çok nankörüz çok Allahım affetsin. kabirlerinde nur içinde yatsınlar. Sevgili Şeref bey sağolun her zaman yazın.

Avatar
Bircan Çayıroğlu 3 ay önce

Koskoca bir imparatorluğun hasta adam haline gelmesiyle başlayan çöküş yıllarının acı hadiselerinin başında geliyor SARIKAMIŞ OLAYI. Enver paşanın cahilliği ve çaylak komutanlığının mahsülü. Eğer Enver paşa rahmetli hocasını dinleseydi bu hezimet olmazdı. Ama Enver paşa dik kafalık yapmış ve bir ordunun mağlubiyetini hazırlamıştır. Büyük Allahımız bizi ve milletimizi bu büyük felaketlere bir daha karşılaştırmasın. Yarım hoca dinden, yarım doktorda candan eder. Burdaki olaylardan anlaşılıyorki Enver paşada hitler gibi kışın savaşma gafletine düşmüştür. Allah şehitlerimizi peygamberimize komşu yapsın. Ne yazık taihimiz böyle ibretlik hadiselerle bir daha karşılaştırmasın.

Avatar
Nermin Akkan 3 ay önce

Tarihi gerçekliğinde Türk Milletinin mucizevi azmi ve ölümüne kararlılığını bunca özgün bir dille ifade eden değerli kalem,vatansever arkadaşım Şerif kutluyorum.
" Hiç savaşmadan 90000 şehidin verildiği bir sergüzeştin kararı" diyen sözüm ona tarihçilere kapak olsun.

Avatar
zafer öncel 3 ay önce

sarıkamışta düşmanla değil buz soğuyula mücadele eden askerleri donarak ölenleri rahmetle anıyoruz

Avatar
Yavuz Selim Çakırtaş 3 ay önce

Allah mekanlarını cennet etsin inş

banner146

adtorium